1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Evlenme- boşanma
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Evlenme- boşanma

A+A-


Hayatın içinde yaşayanların, çeşitli sorunlarla, sevinçler ve üzüntülerle karşılaşması olağandır.
Hayatın içinde en önemli olaylar bir insan için;
Evlenmek,
Boşanmaktır.
Herkes bir yuva kurmak, mutlu olmak için evlenir. Birde bakarsınız bu kurulan yuva şu veya bu nedenlerle, haklı yada haksız şekilde ayrılıklarla biter.
Boşanmalarda ise  eğer çocuk varsa bu durum daha zordur ve büyük sıkıntıyı çocuklar çekmektedir.
Tabi ki, kimse evlenirken, boşanmak için evlenmez. Ancak hayatın gerçekleri de böyledir.
Geçmişe baktığımızda ise, günümüzle mukayese ettiğimizde boşanmaların daha az olduğunu görmekteyiz.
Hayat şartları ve geçim zor.
Kimisi ekonomik nedenden dolayı,
Kimisi aile için çekişmeden dolayı,
Kimisi de ahaksızlıklar nedeniyle boşanırken, birçok ailede sudan bahanelerle dağılmaktadır.
Evliliğin öncelikle sürebilmesi için sabır ve sevgi, saygıyı kaybetmemek gerekir.
Ütopik düşünmüyorum. Ancak bir sözü de hatırlatmak lazım.
“Dişi kuş yuvayı yapar.”
Konya adliyesinde  5-6 aile mahkemesi var. Bunların aile içi problemleri ile, boşanmalar, nafaka, veleyat davalarına bakmaktadır. Yılın ilk ayını doldurduk. Geçen gün şöyle bar araştırma yaptırdım ve Konya adleyesinde mahkemelerin en yoğun olduğu yer alacak-verecek davalarından sonra  aile mahkemelerinin yükü görülüyor. Her bir aile mahkemesinde yaklaşık 600-700 dosya işlem görmektedir.
Türk toplumu için bu durum fecaattır.
Nufusa oranladığımızda en çok boşanma davasının yine  Karaman ve bunlara yakın olarak ta Konya ve benzeri kentlerde olması da çok düşündürücüdür.
Türkiye’de 2017 yılının evlenme, boşanma, doğum ve ölüm istatistikleri insanı ürkütüyor.. Geçtiğimiz yıl 603 bin 976 bin kişi dünya evine girerken, 136 bin 808 kişi boşanma kararı almış.

2017 yılının toplumsal değişiklik raporunu inceledim. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra medyada yer alan haberlerden elde ettiği bilgilere göre, geçtiğimiz yıl 603 bin 976 bin kişi evlenirken, 136 bin 808 kişi boşanmış. 2016 yılı raporlarına bakıldığında ise evlenen kişi sayısı 594 bin 493 kişi iken boşanan çiftlerin sayısının 126 bin 164 olduğu görülüyor..
 2017 yılının doğum sayıları incelendiğinde, 1 milyon 341 bin 831 kişinin hayata gözlerini açtığı görülürken, 447 bin 342 kişinin öldüğü açıklanıyor. Yani yaklaşık doğum ile, ölüm arasında yüzde elliye varan bir oran var.

Nüfusumuzda ise bir artış var.Ekonomideki kural ise kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar sınırsızdır. Böylece nüfus artışı kaynak kullanımını da zor durumda bırakmakta ve geçin sıkıntısını artırmaktadır.
Türkiye’nin güncel nüfusu 2015 yılında 78 milyon 741 bin 53 kişiyken, bu rakam 2016 yılında 79 milyon 814 bin 871, 2017 verilerine göre ise 82 milyon 835 bin 90 kişiye ulaştı.2015 yılında yüzde 13,4 olan nüfus artış hızı, 2016 yılında yüzde 13,5 olarak kayıtlara geçmiştir.

Yapılan araştırmalara  göre nüfus konusuyla alakalı geçtiğimiz yıl 104 bin 657 haber çıkışı tespit edilirken, nüfus başlığı altında yeni kimliklerle ilgili haberler dikkat çekti.
Yeni kimliklerle alakalı 21 bin 417 haber yazılı basında yer aldı.Haber başlıkları incelendiğinde, Kimlik Kartı Projesi kapsamında, geçtiğimiz yıl 15 milyon 742 bin 126 kişinin yeni kartlarına kavuştuğu bilgisi dikkat çekerken, toplamda 1 milyon 498 bin 877 kişi kimliğini kaybedip değiştirmek zorunda kaldığı öğrenilmiştir.


Yazımızı buraya uygun bir avukat fıkrası ile bitirelim.
Hani bir avukat fıkrası vardır. Adam iki kişiyi öldürmüş. Polis yakalamış, hemen ifadesini almışlar. Adam ifadesinde suçunu itiraf etmiş. Polis, görgü tanığı ifadeleri, parmak izi gibi delillerle birlikte sanığı savcılığa sevk etmiş. Adam orada da aynı ifadeyi vermiş. Hâkim huzuruna çıkarıldığında ise "avukat istiyorum" demiş.
Hâkim, "Suçunu itiraf etmişsin, görgü tanıkları var, cinayet silahı üzerinde parmak izlerin var. Silahın sana ait olduğu da tespit edildi. Avukat gelse ne diyecek?" diye sormuş. Sanık boynunu bükmüş:
-Hâkim bey, ben de avukatın gelip burada ne söyleyeceğini merak ediyorum…


 

Bu yazı toplam 340 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.