1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. "Ey Doktor, Şimdi Sıra Sende"
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

"Ey Doktor, Şimdi Sıra Sende"

A+A-

Suriye iç savaşının başladığı 2011 yılından bugüne kadar 9 koca yıl geçti. Bu süreçte yüz binlerce insan hayatını kaybetti, 6 milyona yakın sivil hayatta kalmak için başka ülkelere sığındı.

4 milyona yakın Suriyeliye kucak açan Türkiye, iç savaşın başından bu yana komşusunun toprak bütünlüğünü savundu. Ankara bu nedenle, Suriye'nin kuzeyinde, ülkeyi bölecek ve istikrarsızlaştıracak doğudan batıya bir terör kuşağı oluşumuna karşı çıktı. Buna engel olmak için 2016'da Fırat Kalkanı ve 2018'de Zeytin Dalı Harekâtı’nı düzenleyen Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü DEAŞ varlığına son verirken, YPG/PKK'nın terör koridoru kurmasını engelledi. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü garanti altına almak için uluslararası girişimlere de öncülük etti.

Ulusal varlığımıza tehdit terör örgütlerinin ve Suriye rejimin saldırılarına karşı önlem almak için Suriye’ye asker göndermeye mecbur kaldığımızı biliyoruz. Türkiye, topraklarına yönelen bu tehditleri yerinde kurutup bertaraf etmek için büyük bir mücadele yürütmektedir. Şunu da biliyoruz ki şehitlerimiz var, acımız büyük ama bu haklı mücadelemizi sonuna kadar devam ettirmeye kararlıyız. 27 Şubat Cuma gecesi İdlip’teki unsurlarımıza yapılan kalleş saldırı ile beraber 34 askerimiz şehit oldu. Rusya, İran ile yapılan antlaşmalı bölgedeki unsurlarımıza yapılan kalleş saldırı karşısında acımızı ve üzüntümüzü sözcüklerle anlatmak na mümkündür.

İdlip’te ne oldu sorumuza gelirsek; açık olan şudur ki Rus askerinin refakatında rejim ordusu tarafından alçakça bir saldırıya maruz kaldığımızdır. Gece boyunca ilk önce sosyal medyada dolaşan 58, 100 hatta 200’e yakın şehidimiz olduğu yönündeki provakatif paylaşımlar gördük. Gece yarısına doğru da devletimiz bu ortamda fitne ateşini söndürmek adına sosyal medyaya erişim yasağı koydu. Geceleyin 9 olan şehit sayımızın sabaha karşı 33 olduğunu öğrenmiş olduk. En son 1993 yılında 33 askerimiz PKK terör örgütü tarafından şehit edilmişti. 34 can, 34 anne, 34 baba ve bir o kadar çocuk babasız ya da baba evlatsız kaldı…

Bütün Türkiye, üzüntüye gark oldu. Fakat şehitlerimizin silah arkadaşlarının üzülmeye dahi zamanları yoktu. Ve aynı gecenin sabahı intikamlarını aldıklarına dair video görüntüler üzüntümüzü azaltmasa da yanan yüreğimize bir nebze su serpti. Türkiye, hain saldırının olduğu gece, mülteciler ve Suriye’ye barış getirme çabalarına karşılık destek göremediği, AB ülkelerine tepki olarak Batı sınırlarını çıkışa serbest hale getirdi. Ve Türkiye’nin her köşesinden mülteci otobüsleri sınıra ulaştı. İkinci gün Pazar günü 30 bine yakın mültecinin sınırlarımız dışına çıktığı açıklandı… Sınır komşumuz Yunan ve Bulgar devletlerinin önemli tedbirler almaya çalıştıklarına dair açıklamalar vardı haberlerde… Fakat bu sandıkları kadar kolay değil..

15 Mart 2011'de Dera ilinde bir grup öğrencinin okul duvarına, mesleği göz doktoru olan Beşşar Esed'e hitaben, "Ey doktor (Beşşar Esed) şimdi sıra sende" yazmasıyla, Suriye'deki halk ayaklanmasının fitili ateşlenmişti. Yarım asırdır tek parti ile yönetilen, işsizlik, yolsuzluk ve baskıdan şikâyetçi siviller, gösterileri ülke geneline taşımış, ordu gösterileri şiddetle bastırmaya başlayarak, gidişatın iç savaşa evrilmesine yol açmıştı. Bu iç savaş neticesinde yukarıda özetlediğimiz süreç yaşandı. ,

Peki, Neden Suriye’deyiz?

Bu soruya uzun açıklamalar yapmak yerine cumhurbaşkanımızın Pazar günkü bir konuşmasını aktarmak istiyorum. Cumhurbaşkanımız; Biz Suriye sınırlarımızı terör örgütlerinden arındırmaz isek, bu örgütlerle yarın Suriye’de değil Şırnak, Mardin, Gaziantep ve Hatay’da savaşma zorunda kalırız. Bazılarının dediği gibi Suriye’de öncelikli olarak Suriyeliler için değil kendimiz için savaşıyoruz. Türkiye’nin verdiği kayıplar artık sabır taşını çatlatmıştır. Türkiye, zalim Esedi düşürmek için elinden gelenin fazlasını zorlamaya başladı. Mültecilerin Batı’ya geçişine kolaylık, hava aracımız SİHA’larla rejim unsurların her hareketinde vurulması, kısa sürede rejim güçlerindeki 2000’yakın kayıp psikolojik olarak çökertmiş olmalıdır.

Her zalimin yaşadığı sonu yaşaman için sayılı günler kaldığını unutma ey katil. Dera’lı bir grup öğrencinin dediği gibi kaçınılmaz son yakında seni de bulacaktır. "Ey doktor, şimdi sıra sende"

Bu yazı toplam 1877 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.