1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. EY ÖLÜM NEREDESİN?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

EY ÖLÜM NEREDESİN?

A+A-

Bu dünyada yaşayan ve fani olan herkes ölüme eşit mesafededir.  Kurşuna dizilmek üzere olan bir askerle,  koskoca bir ülkeye sahip, gücü ve kudreti dünya çapında olan, sağlıklı sıhhatli,  güçlü kuvvetli bir halde tahtında oturan,  etrafı muhafızlarla çevrili, yanı başında tabipleri bekleyen, hizmetinde yüzlerce hizmetçisi, yüzlerce nedimesi olan bir sultanın ölüme uzaklığı aynı mesafededir.
Hiç belli olmaz ölüm mangası tam kurşun atacakken bir deprem olur, bir yıldırım düşer ve kurşuna dizilmek üzere olan ölüm adayı kaçıp giderken askerler ve komutanlar ölümü tadıverirler.  Tam tersi o güçlü, o kudretli sultan en umulmadık bir zaman da bir yıldırıma maruz kalarak veya en yakını olan birisinin ihanetine uğrayarak zehirli bir kamanın göğsüne saplanması neticesinde ölüp gider. Bu gibi durumların yüzlerce misali var tarihte.
Ölüm, sultanlar sultanı Olan rabbimizin her şeyi şaşmaz bir biçimde apaçık bir şekilde beyan ettiği Kur’an’ında  “ her canlı ölümü tadacaktır.”  (Ankebut 29) diyerek ebedileştirdiği bir gerçektir. Bu gerçekliğin başka bir misali ise,  günümüze kadar yaşayan milyarlarca insanın terki diyar etmesidir.   Kur’an’ın gösterdiği ve gözümüzün her gün gördüğü bu hakikati nasıl öteleyebiliyoruz?   Ölüm bize bu kadar yakınken insana ne oluyor da ölümü ve ölümden sonrasını görmezlikten gelebiliyor.
Okulların açıldığı bu günlerde kurum olarak devlet, fert olarak bizler,  çocuklarımıza verilecek eğitimin en baş amacının bu gerçekler olmasına dikkat etmeliyiz.   Elbette eğitimin amaçları arasında öğrenciye başta kendini ve evreni tanıma, ona vatan ve millet sevgisi kazandırma, bilimsel düşünme yeteneğini artırma, doğru insani ilişkileri öğretme, mantıklı düşünme… Gibi amaçlarda olacak. Lakin en baş amaç, öğrenciye sonu olmayan öbür âlemi kazandırmak olmalı. Bunu başardığımız zaman millet olarak hem bu dünyada daha insani, daha barışçıl, daha güzel bir hayat yaşayacağız hem de sonsuz âlemi kazanmış olacağız.   Ahiretin (sonsuzluk yurdunun) hem zaman ve mekan olarak, hem de mükafat ve ceza olarak bu dünya ile kıyaslanmayacak kadar büyük olduğuna her mümin inanır.
“…Ufka bakarlar ölüm uzakta mı uzakta
Ve tabut bekler suya inmek için kızakta…”    Diyen üstat (NFK) bu zıtlığı ne kadarda güzel dile getirmiş.  Kur’an da ise şöyle buyrulur:  Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıklarında orada haykırırlar: “ NERDESİN EY ÖLÜM?” Bu gün bir ölüm çağırmayın birkaç ölümü davet edin (Furkan 11 15)
Bu gerçekler ışığında bakarsak hayata, siyasete, bu gerçekler ışığında yaşarsak günlük hayatımızı eminim her şey daha güzel olur. O zaman , “EY ÖLÜM NERDESİN?” diyenlerden değil tam tersi; “Ey ayetlerimize inanan ve Müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur. Sizler üzülmeyeceksiniz de. Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk duyarak cennete giriniz. Altın tepsiler ve kadehler içinde onlara yiyecek ve içecek sunulacaktır. Orada canlarının istediği, gözlerinin hoşlandığı her şey vardır. Ve kendilerine: Siz, orada ebedî olarak kalacaksınız, dünyada yaptıklarınıza karşılık kazandığınız cennet işte budur. Orada sizin için pek çok meyveler vardır, onlardan yiyeceksiniz, denilir. Zuhruf  68-73
Rabbım cümlemizi cennetine giren ve cemalini görenlerden eylesin AMİN

Bu yazı toplam 772 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.