1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. “Eyvah!” Demeden
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

“Eyvah!” Demeden

A+A-
Muhterem babasını kaybeden Sorumlu Yazı İşler Müdürümüz Mustafa Uğurlu kardeşime başsağlığı diliyorum. Merhuma rahmet, geride kalanlara da hayırlı ve ömürler niyaz ediyorum.
Ülkemiz bir bilinmez maceraya sürüklenmek isteniyor.
Aslında yüzyıllardır yaşadığımız ve bizi bitirmeyi hedefleyen bu tür olaylar, entrikalar, kumpaslar, saldırılar, güçlü devletlerin hazırladıkları projelerdir. Bu saldırılar, mevcut iktidarın ötesinde Türkiye'yi, hattâ İslâm ümmetini hedef alan projelerdir.
Osmanlı’nın devamı ve varisi olan Türkiye'nin güçlenmesini, büyümesini hazmedemeyenlerin başını İsrail çekiyor. Türkiye’de hükümetleri alaşağı etmek eski bir gelenektir. Eli silahlı askeri maşa olarak meydana sürersin, halkın arasındaki gruplardan, cemaatlerden bir düşman icat edersin, medya marifetiyle birkaç mizansen hazırlarsın ve toplum üzerinde bir korku psikoloji estirirsin; yapılan darbenin kılıfını hazırlamış olursun. Ama artık bu numaraları halk yutmuyor. Artık Türkiye’de hükümetlerin askerî darbelerle alaşağı edilemeyeceğini anlayan uluslar arası lobiler, sivil darbe deneyimlerine başladılar ve hükümet karşıtlarıyla, muhalefetle işbirliğine gidiyorlar. Bunların içine bir de Müslüman cemaatleri katabilirlerse işin daha kolay olacağını hâyâl ediyorlar.
Bu konuda birkaç yazı yazdım ve AK Parti hükümetinin bugüne kadar yaptıklarını, yapacaklarını, 2023 hedeflerini içine alan projelerini zaman zaman dile getirdim. Geçen haftaki yazımdan dolayı Cemaat’ten olduğunu tahmin ettiğim bir okurumdan şöyle bir eleştiri aldım:
“Öyle bir sallamışsın ki yani başbakan olmasa bu yapılan yatırımların hiçbiri olmayacakmış gibi… Doğru, adamlar yapmış; yaptıkları her şeyden yüzde 10 çalmışlar. Biat etseydin, halife ilan etseydin. Diğer yazılarına mı bıraktın? Hocaefendi’nin kimseyle bağlantısı yok ama senin bir bağlantın kesin var. Bulanık suda kendine vazife çıkarıp kendini nereye yamayacağını şaşırmışsın. Elbette ki Mevlâm güzel eyleyecek en güzeli de kalemlerinden iftira ve hakaret düşen ne idiğü belirsiz insanların sonunu en güzelinden eyleyecek inşallah...”
Bu kardeşime cevaben şöyle yazdım:
“Cevap: Sevgili kardeşim, ortaya çıkan paralel pislikleri göremeyecek kadar ferasetiniz kapanmışsa söyleyecek sözüm yok. Şu durumda ifadelerinizden kimin kime biat ettiği belli oluyor. Bu partiye değil hiçbir partiye şimdiye kadar yamanmadım ve oy vermedim. Ama haklının yanında, mazlumun yanında durdum. Kurulan bu oyunda sizin gibi alık da az değil. Sizi Allah(cc)'a havale ediyorum kardeşim. Ben son elli senedir bu ülkede kimlerin neler yaptığını çok iyi bilenlerdenim. Kim çalmışsa, belgelendirir, şahitlendirir yargının önüne koyarsın. Cezasını çeker. 'Yaptıkları her şeyden yüzde 10 çalmışlar' bahanesiyle millî iradeyi hiçe sayamazsın. Bir ülkenin meşru hükümetini yıkmaya, ekonomiyi yağmalattırmaya, Başbakanını alaşağı etmeye kalkışamazsın. Devlet içinde devletçik kurmaya yeltenemezsin. Her oyun kuralına göre oynanır. İnersin meydanlara, fikrini, projelerini ortaya koyarsın, sandıktan çıkarsın babalar gibi, sen hükümet olursun, görürüz boyunun ölçüsünü... Bu işler hariçten gazel okumaya benzemez. Allah(cc)'a emanet ol…”
Müslümanlar olarak, inançlarımızı gözden geçirmek zorundayız. İcraatlarımızın, inandıklarımızın Kur'ân'a ve Resûlullah(sav)'ın Sünneti’ne uyup uymadığını bilmekle mükellefiz. Müslümanlar olarak İslâm'ı hakkıyla bilip yaşasaydık, bu kargaşayı ve olumsuzlukları yaşamazdık. İnancımız bize, “Kâfirlere karşı kibirli ve sert, Mü’minlere karşı ise merhametli ve alçak gönüllü…”olmamızı öğütlüyor. Allah(cc) indinde tek ve son din İslâm olduğu halde “Dinler arası diyalog” gibi projelerle, İslâm’ı muharref inanışlarla aynı kefeye koymak, İslâm düşmanlarıyla muhabbet içinde hasbihal etmek; Mü’minlere karşı ise lanet okumak, lobilerle işbirliği içinde olmak, takiyye zilletine bürünmek, saldırgan ve karalayıcı tavırlar takınmak hangi kelimelerle ifade edilebilir?
Kâfirlere, müşriklere övgü düzeceksin; Mü’minlere ise sövevceksin! Kusura bakmayın ama bu yenilir yutulur cinsten bir duruş değil. “Besle kargayı, oysun gözünü!...” demezler mi adama?
“Eyvah!” demeden aklımızı başımıza toplayalım.
Daha önceki bir duamızı tekrar ediyoruz:
Ey Yüce Rabbimiz, kalplerimizden mümin kardeşlerimize karşı kin, öfke ve nefret duygularını söküp al. Gönüllerimize sevgi, hoşgörü, dayanışma, yardımlaşma, fazilet, birlik ve beraberlik duygularını yerleştir. Zalimleri cezalandır, mazlumlara yardım et. İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak etme!...
Allah(cc)’a emanet olun.
Bu yazı toplam 72 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.