1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Facebook Macerası Ve Özel Hayata Darbe
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Facebook Macerası Ve Özel Hayata Darbe

A+A-
Facebook macerası başlığına niçin karar verdim? Açayım efendim. Hayatımızın her anının sosyal paylaşım sitelerinden çoğunlukla hava atmak, birilerine sosyal mesaj göndermek, birilerini mutlu etmek ya da birilerini açık tabirle kudurtmak için kullanır hale geldik. Birçoğumuz face fenomenine dönüştü. Resimler paylaşılmak amacıyla şık giyinmeler, ilginç poz vermelere başlandı. Yemekler hazır olduğunda tencereye kaşığı daldırmadan sofra başı bekleyenleriyle birlikte fotoğraflar çekinilip “bugün kuzu dolması var haydi buyruuun” gibi lakayt mesajlar verilmeye başlandı. Hah bu resmi benim görümce görmüştür çatlasında patlasın ya da bu resmi eltim gördüyse şimdi kuduruyordur gibi maraz düşünce sahiplerine gün doğdu. Bugün kimi çatlatayım? Hah amcamın kızı… Geçen o sevmediğim halde Hatçayla bir resim paylaşmıştı. Duur bende Melahat’la birlikte resmimi paylaşayım da görsün..
Değerli okurlarım. Şimdi yazdıklarımı okuyup iyice bir düşünelim. O siteye lüzumsuz konularda harcadığımız mesaiye değer mi değmez mi? Birlikte karar verelim. Bilindiği gibi Facebook, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en büyük bir sosyal çılgınlık haline dönüştü. İlkokul arkadaşını bulma sloganıyla hayatımızda yer işgal etmeye başlayan bu platform öyle bir hale döndü ki tanıyıp bilmediğiniz yüzlerce insan sizin hakkında her detayı bilir hale geldi. Ailelerin girilmemesi gereken mahremler bile bilinçli olarak paylaşılmaya başlandı. Ülkemiz insanı tarafından merak edilen ve kim olduğu bilinmeden türlü sır düzeyinde kalması gereken detayları paylaştığımız bir araç oldu. Sonuç ne mi oldu? Şimdiye kadar eski dostlara ulaşmamıza vesile olan çok mübarek gördüğümüz facebookun gerçek yüzünü birde başka cepheden irdeleyelim.

Seneler öncesinde küçücük bir çocukluk arkadaşlarınızı okul arkadaşlarınızı, yıllar sonra buldunuz diyelim. Zamanında çocuk olarak bıraktığınız o kişileri, yıllar sonra kelli felli yaşı kemale ermiş bir adam olarak veya çoluk çocuğa karışmış bir kadın olarak bulacaksınız. Peki, ne kazanacaksınız? Klavye marifetiyle sizi kolayca bulan arkadaşınız, sizi zor imkânları kullanarak arama zahmetine girmediyse salıverin gitsin. İşte gerçek dostluk öyle bir şeydir. Faceden afilli resimler paylaşarak “Vayy be! Bizim Mustafa’ya bak ne kadar zengin olmuş?” şovlarından öte bir anlam ifade edecek mi? Ya da ilkokul arkadaşınız bir bayan ise ve evlenip barklandıysa bile sizinle tekrar görüşüp sohbet etmek isteyecek mi? Eşi sizce bunu onaylar mı? Memnun kalır mı? Ya da tersinden bakalım. Bir bayan, ilkokul arkadaşı bir erkeğe ulaşıp diyaloğa girerse eşi sizce sakin kalır mı?
Bir internet sayfasından gözüme çarpan bir hadiseyi paylaşmadan önce ifade etmeliyim ki her şeyi sınırsız paylaştığımız sayfalarımıza her önüne gelenin kolayca ulaşabiliyor olması ciddi bir tehdit olabiliyor.

Nasıl mı?
Bir kişi tarafından kız arkadaşının facebook sayfasında yayınladığı fotoğraflar, art niyetli kişilerce sayfadan kopyalanarak alınıyor. Gayet masum düşüncelerle paylaşılmış sade fotoğraflar üzerinde oynama yapan serseriler, farklı amaçlara hitap eden” sayfalarda paylaşılıyor. Montaj uyguladıkları fotolarda kız arkadaşının nasıl bir cinsel metaa dönüştürüldüğünü görünce kişi şoke oluyor. Hele birde altına eklenen yorumlardan damlayan salyaları görünce sinirden ne yapacağını bilemiyor. Çaresiz olan bitene sadece yutkunabiliyor. Kızcağızın halini siz tahmin edin artık. Psikoloji mi kalır? Huzur mu kalır? Dolayısı ile o kişinin kız arkadaşı bunalıma girmiş halde. Yine de paylaşımdan vazgeçemiyorsanız gizlilik ayarlarınızı titizlikle oluşturmanız iyi olur. Gerçi, gizlilik ayarı denen şey bağlar gazeli ama..
İşin daha garip boyutları var. Hani yılbaşında facebook yönetimince yapılan açıklamayla 50 milyondan fazla üyesinin kişisel bilgilerini, reklam şirketlerine satabileceğini duyurdu. Çoğumuz (Bende dâhil) Sakın haa! tarzında klişe bir yazıyı paylaşarak facebook yönetimine gözdağı verdik ya! Komik oluyoruz. İşin başında paylaşıma onay veren şartları zaten onayladık. İşin özü bu, şu anlama geliyor. Siz benim sitemi beleş kullanırsanız, bende sizin kişisel bilgilerinizi dilediğim gibi tasarruf hakkım var.
Birde paylaştığımız bilgilere göz atalım. Facebook sayfamızda doğum tarihimizi paylaşıyor muyuz? Yaşadığımız yeri, çalıştığımız şirketi, ana-babamızı, kardeşimizi? Dayımızı? Bayansak kızlık soyadımızı? Evet, çoğumuz paylaşıyoruz. Bankacılık sistemini bilirsiniz. Hani telefon açtığımızda sizden özel bilgilerinizi talep ederler. Herhangi bir işlemde veya bir sorunda, bizlerden kimlik doğrulaması için hangi bilgiler isteniyor bir hatırlayın… Kötü niyetli biri olsam; dayınızın soyadından veya annenizin profil oluştururken yazdığı kızlık soyadından ve doğum tarihinizden ben ihtiyacım olan bilgileri zaten elde etmiş oluyorum. Geriye hesabınızla keyfimce oynamak kalıyor.
Gençler şimdi yazacaklarım özellikle size hitap ediyor. Hani kendinizi özgür! hisseden ve her türlü eşsiz fikirlerinizi! Paylaştığınız sayfanız iş için başvurduğunuz işyerleri için en önemli referansınız haline gelmiştir. Sizin siyasi düşüncenizi, dünya görüşünüzü, kullanma sıklığınızı daha neler nelerinizi buradan öğrenip te karar verildiğinden haberiniz var mı? Bu sayfa geleceğinizi de ipotek altına almış mı?
Bu yazdıklarımı okuyan okurlarım, hiç boşuna mevcut bilgilerinizi değiştirme ve silmeye kalkışmayın. Çünkü ilk açtığınızdan bugüne kadar yazdıklarınız tüm sitenin ana bilgisayarına bağlı veri tabanında kayıt altında bekliyor. Yeni eklentilerinizle birlikte tümü orada bekletiliyor.
Lütfen, uyanık geçinme zamanı değil, daha da dikkatli olmalısınız.

 
Bu yazı toplam 83 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum