1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Fener Alayı ve Şivlilik Heyecanı
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Fener Alayı ve Şivlilik Heyecanı

A+A-

Her yıl üç ayların başlangıcı, Konya’da ayrı bir heyecan ve coşkuya tanıklık edilir.

Bu şehrin insanları, her üç aylar arifesinde ellerinde küçük poşet veya çantalarla yanlarına aldıkları küçük kardeşleri ile kapı kapı dolaşıp evlerin zillerine basan sevinç ve mutluluk dolu çocukların mutluluğuna tanıklık etmektedir.

Siz de bu yazıyı okuduğunuz bu zamanlarda Konya’da ikamet ediyorsanız, sabahın erken saatlerinde zil sesi eşliğinde aşağıdaki dörtlüğü söyleyen çocuklar tarafından uyandırılabilirsiniz:

Şivli şivli şişirmiş,

Erken kalkan pişirmiş,

İki çörek bir börek,

Bize namazlık gerek. Şivliliiiiik…


Tebessüm eden yüzleri, heyecan dolu kıpır kıpır kalpleri ile kapınızda beliren çocuklar, siz daha ne olduğunu anlayamadan ellerindeki çanta ve poşeti uzatmış olurlar. Diğer yandan da gözleri ikram edeceğiniz kuru üzüm, leblebi, incir, iğde gibi çerezlerdedir fakat günümüzde bunların yerini artık şeker, gofret ve çikolata almıştır. Tabii Konya’nın bu adetlerine yabancı olanlar, kapıya gelen çocukların şaşkınlığını üzerinden atamadan ne olduğunu anlamaya çalışırlar. Hatta birçok Konyalı olmayandan bu durumu yaşadıklarını dinlemişimdir.

Komşuluk ilişkilerinin unutulmaya yüz tuttuğu zamanımızda, çocuklar da apartman dairelerine hapsolmuş durumdadır. Fakat geleneklerimiz buna izin vermemekte, toplumsal dayanışmamıza hayat suyu vermektedirler. Bayramların da tatile kurban edilmesinden sonra aşure ve şivlilik heyecanı daha da bir önem kazanmıştır. Çocukları bireysellikten kurtarıp komşuları ziyaret etmesine vesile olması ve yaşadıkları mutluluğun maddi bir değeri yoktur. Son yıllarda devletimizin de bu geleneklere sahip çıkıp yaşatması, görünürlüğünü daha da artırmıştır. Hatta eğitimde modern yaklaşımların tek başına yeterli olmadığını anladıktan sonra görüyoruz. İyiliğin, dayanışmanın ve paylaşmanın söz ve nasihatlerle değil böyle yaşantılarla çocuklarda daha kalıcı olumlu davranışlar kazandırdığına şahit oluyoruz.

Şivlilik üç ayların başlangıcı olan Recep ayının ilk günüdür. Osmanlı dönemi öncesinden bugüne kadar uzanan en eski dini geleneklerden biri olan “Şivlilik” kutlamaları, Regaib Kandili'nden bir gün önce geceleyin başlıyor. Eskiden çocuklar, küçük gruplar halinde bütün mahalledeki evleri sıra ile dolaşırken istismar ve tacizlerin arttığı günümüzde ise ebeveyn kontrolünde ya da büyük kardeşleri refakatında dolaşmaktadırlar.

Şivlilikten bir gece önce etrafa ışık saçan meşalelerin yakılmasıyla yapılan Fener Alayı şenlikleri yapılır. Burada Nevruz geleneğinde olduğu gibi araba lastikleri yakılarak büyük bir ateş yakılır. Bu satırların yazarı da çocukluğunda bu heyecanı yaşamak için çeşitli araba lastikleri yakmış ve bir tarafını yakmadan ateşin üzerinden atladığını görenler olmuştur. Bazen de bu ateşin üzerinden atlanılırken de şu mani söylenirdi.

“Fener Alayı

Kızlar yaksın alayı

Oğlanlar çeksin halayı

Fener Alayı

Kızlar sarayı

Erkekleri sorarsan maymun suretli!”

Bu maninin farklı türleri de mevcuttur. Kızlar erkeklere “maymun suratlı” benzetmesini yapıp taşlarken, erkek çocuklar da “fener alayı, kızlar enayi” diyerek cevap vermektedir.

Bu gelenek, aslında milletimizin dinimizde önemli olan mübarek olan üç aylara verdiği önemin bir işaretidir. Bu gelenekte de çocukları sevindirip mutlu ederek ibadetlere yönlendirmek ve üç ayları ibadet açısından verimli bir şekilde geçirmelerine destek olmaktadır.

Bu yazı toplam 2330 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.