1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Fetret Yılının Son Ayına Da Girdik!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Fetret Yılının Son Ayına Da Girdik!

A+A-
İçinde bulunduğumuz 2016 yılı milletimize çok şeyler öğretti. Öğrendiğimiz gerçeklerin çoğu acıtıcıydı. Dünyanın gözbebeği olan bir ülkenin vatandaşı olmak elbette öyle kolay değildi. Bunun bir bedeli olmalıydı. İşte o bedelin tahsilatı bu yıl epeyce yapıldı. Büyük senetler hep bu yıla imzalanmış. Bundan sonraki yıllar ne mi olacak? Onu Allaha bırakalım ne dersiniz? Biz yine vatanımıza milletimize sımsıkı sarılıp el birliği ile muhafaza edelim.

Şunu iyi bilmeliyiz? Biz konum itibarıyla özel bir milletiz. Sizce ABD’siyle, Avrupa’sıyla niçin bu kadar üstümüze geliyorlar? Ecdadımızın kanlarıyla suladığı bu mukaddes topraklarda dimdik ayakta kalmamız işlerine gelmiyor. Yüzyıllardır süregelen hak ile batılın mücadelesi sürüyor. BU mücadele asla bitmeyecek. Müslümanlarla gayrimüslimlerin bir çatı altında toplanması imkânsız olduğu için her zaman dostumuzu düşmanımızı iyi tanımalıyız. Düşmanlarımız nasıl silah kuşanacaklarını biliyorlar. Bizde bildiğimiz bu bilgi doğrultusunda sazan gibi üzerimize oynanan oyunlara atlamamalı, akıllı stratejiler gerçekleştirerek düşmanın gözünü korkutmasını iyi bilmeliyiz.
Birçok kardeşimin mevcut İslam ülkeleriyle bu zoru nasıl başaracağımızı sorduğunu duyar gibiyim. Haksızda değiller hani! İşte emperyal güçlerin üzerimizde oynadıkları oyunun bir basamağı da bu işte! Cahilleştirilen bu İslam toplumunu diledikleri gibi dizayn edebiliyorlar. Gençlerimizin aklı bir karış havada, hayatları cep telefonu ile kafe arasına sıkıştırılmış bir neslin alacağı en büyük gıda olan maneviyattan nasiplenememişi olmaları bugünkü hazin tabloyu ortaya koyuyor. Diğer İslam ülkelerinde de durum farklı değil. Orada da gençler, doymayan karınlarının derdine düşmüşler. Aç olan bünyeleri fikir üretemiyor. Vatan, millet mukaddesat duygusu barındıramıyor. Bunun da sonucunda haram ve helal çizgisinden uzaklaşarak kendisini sadece midesine hapsediyor. İslami şuur verilemeyen gençlerimiz maalesef ülke tablomuzda da görüldüğü gibi nefsine düşkün, zenginlik peşinde koşan, namazdan niyazdan bihaber olarak daha da kötüsü, en büyük haramlardan olan hırsızlık, gasp dâhil tüm korkunç fiillere sürüklenebiliyor. Bu da günden üne toplumsal bir yara haline dönüşüyor. Habis bir ur gibi her geçen gün yayılıyor. İnsanlar arasında ki güven bunalımı bu sebeple günden günah uçurum oluyor. En yanınızda ki insana dahi güvenemez duruma düşüyorsunuz.
İşte batılı güçlerin bir tuzağı olan bu durumdan kurtulmamız gerekir. Aksi takdirde inceldiği bir noktada onarılamaz yaralar açabilir. Bunu sağlamanın en etkin yolu insanımıza manevi olgunluğu, dini hassasiyeti yeniden kazandırmakla mümkün olur. Bugün birçok TV kanalında dinimizin hükümleri üzerinde ahkâm kesen bir alay sapık, fikir fukarası ulema bozuntularının açtığı tahribat insanımızda ki dini hassasiyet duygusunu da yerle yeksan etmiştir. Bugün halkımızın büyük kesimi haftada bir kıldığı Cuma namazıyla ahirette kurtulacağını sanmaktadır. Bu da toplumsal olarak bulunduğumuz konumun ulaştığı vahameti gözler önüne sermektedir.
Dini anlamda olgunlaşmadıkça birilerinin oyuncağı olmaya devam ederiz. Batı dünyası bu gerçeğin farkında olduğu için her fırsatta bu hassasiyetlerimizle oynayarak gençlerimiz zihnine zehrini zerk etmektedir. Hayatı oyun oynaş görmekten başka bir düşüncesi olmayan nesilde gün geçtikçe canavarlaşmakta ve empati duygusunu iyiden iyiye kaybetmektedir.

İçinde bulunduğumuz yıl Allah izin verirse bir ay sonra yerini yenisine terk edecek. Gayri Müslümlerde bir telaştır gidiyor. Özelikle İslam ülkeleri üzerinde akıl almaz oyunlar oynamak suretiyle bu kutlu davaya ket vurmanın yollarını arıyorlar.
Bizim onlar üzerinde böyle iğrenç planlarımız olmadı.
Olmalı mı?

Tartışılabilir. Bize düşen, tebliğ görevimizin hakkıyla yerine getirmektir. Müslümanları da oynanan oyunlar karşısında duyarlı hale getirmek ve bozulan toplumsal ahlakın yeniden tesisini sağlamak olmalıdır. İmanın lezzetini millete çok iyi anlatabilmeliyiz.
Dünya malının yarış vesilesi olmaktan çıkarılmasını sağlamak durumundayız.
2017 yılı için hayra atılan yolda atılan büyük bir adım gözüyle bakmalı ve kendimize çekidüzen vermeliyiz.
Düşmanın tuzaklarına karşı bilinçli olmak zorundayız. İçimizde beslenen düşmanları anında tespit ederek derhal bertaraf etmeliyiz. Terörü kullanarak, dini kullanarak bu milletin aklıyla dalga geçenleri ebediyete dek susturmalıyız.
Bu yazı toplam 169 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum