1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. FIKRALAR VE CUMARTESİ
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

FIKRALAR VE CUMARTESİ

A+A-

Bugün hafta sonu.
Emniyet Müdürü Mustafa Aydın Konya’ya gelmesinin yaklaşık 4 ay geçmesinden sonra ilk basın toplantısını yaptı. Aydın ile daha önce  görüşmüş, tatmin olmuştum.
Dünkü basın toplantısında Emniyet Müdürlüğünün üst düzey yöneticileri ve Şube Müdürlerinin katıldığı  basın toplantısında İl Müdürü Mustafa Aydın Konya ile ilgili görüşlerini pozitif şekilde aktardı ve sakin, tecrübeli ve mütevazi biçimde anlatımı ile  2019 yılında Konya’da yapılan çalışmaları, trafikten, asayişe, spordan, fuhuşa kadar konularda yapılan çalışmaları anlatırken, Konya’nın bu alanda daha iyi olması gerektiğine, vatandaşın hizmetinde olduklarını, vatandaşın hizmeti için görevde olanların, vatandaşa eziyet edenlerin gözlerinin yaşına bakmayacaklarını ve yasal çerçeve içinde gerekenin yapılacağını bildirdi.
Basın toplanrtısında teknik bilgileri gazetemiz 1. Sayfasında arkadaşlarımız size sundular. Sanırım Emniyet Müdürünün çalışmalarını orada sizlerde takdir edeceksiniz.
+++
İlkbahar’a adım adım yaklaşıyoruz.
Coğrafi olarak Mart ayı ile ilkbahar başladı ama, bu baharın geçici olduğu ve Konya’da İlkbahar’ın hıdırrellez ile başlayacağı ve bu güne kadar hava değişimlerine dikkat edilmesi gerekir diye düşünmekteyim.
Çünkü bu mevsimde hava değişimi sonucu  kırgınlıklar, soğuk algınlıklar artıyor.Sağlığımıza çok dikkat etmemiz gereken bir konu
Belki erken gibi geliyor ama, görünen dağın uzağı olmaz.Havaların bir anda ısınmasıyla, yazlık kıyafetler de ortaya çıkmaya başladı bile. İnsanlar çocuklar havuz, deniz, tatil düşlemeye başladılar.
Tabi ki, erken olmasına karşın,. Hayalleri bile  yaz tatilinin güzel olduğunu bilenlerdenim.
O halde Cumartesi şerefine bir de havuz fıkrası:
Yüzme hocası kızgın bir şekilde genç adama yaklaştı:
- Derhal çıkıp gidin buradan, suya çiş yaptığınızı gördüm.
- Ama bu işi ilk ve tek yapan ben değilim herhalde.
- Haklı olabilirsiniz ama ötekiler hiç değilse suyun içinde yapıyorlar; sizin gibi tramplen tahtasından sulara doğru değil.
+++                                             +++
Aşağıdaki fıkra yıllar öncesinde yani 27.7.1977 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanmış imzasız küçük fıkra:
“Kesinti
Dünya basını, Türkiye’deki son siyasal gelişmeleri yorumlarken şu ortak kanıya varmada:
Türkiye Ortaçağ’a dönüyor.
Her toplumun bir ileriye dönük, bir de geriye dönük yüzü vardır. Uzun yıllardan beri Türkiye’nin hep geriye dönük yüzü yansıyor ekrana.
Mum ışığında gözleri boş bakan, avurtları çökük, dişleri sararmış bir yüz...
Bu nedenle Ortaçağ’a dönmekte olduğumuz kanıtı uyanıyor dünyada...
Oysa bizim bir de ileriye dönük bir yüzümüz var...
Peki ama o ne zaman yansıyacak ekrana diyorsanız?
Herhalde elektrikler yanıp, mumlar söndüğü zaman.”
+++                +++   
İmam namaza durdu. İftitah tekbirini aldı, Fatiha'yı okudu ve Besmele çekerek devam etmek istedi. "Ve't tîni vez zeytûnî…". Fakat devamı gelmedi, unutmuştu imam âyetin devâmını. Bir daha denedi, baştan aldı, "Ve't tîni vez zeytûnî…"… Yok, hatırlayamıyordu. Üçüncü denemesi de başarısız olunca cemaatten birisi imama seslendi, "Hocam kaymak gibi innâ ateynâ duruken ne işin var zeytinliklerde" dedi…
+++                                     +++  
Yazımızı Hz. Mevlana’nın bir sözü ile bitirelim
Hz. Mevlana diyor ki:
Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vaz geçmiyesiniz.
İşte orası kaderinin değişeceği noktadır.
+++  
Bir de anlayan için değerli bir söz :
Kimse sanmasın kendini,
Hint kumaşı.
Bir gün biri gelir,
Vurur makası.

Bu yazı toplam 347 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.