1. YAZARLAR

  2. Cengiz DÖNMEZ

  3. FİKSTÜRÜN AZİZLİĞİ..
Cengiz DÖNMEZ

Cengiz DÖNMEZ

Yazarın Tüm Yazıları >

FİKSTÜRÜN AZİZLİĞİ..

A+A-

Konyaspor, Pazartesi akşamı Beşiktaş’a da yenilince, kısa süreli çözüm ve sonuç bekleyenler, hemen “eyvah, Konyaspor nereye gidiyor,tehlike çanları çalıyor, hoca hemen gitmeli..” düşüncesi içine girdiler.. Hatta, Antalyaspor’dan ayrılan Teknik Direktör Rıza Çalımbay’ın, Konyaspor’un başına geçmesini isteyenler bile oldu.. (Herkesin görüşüne saygılıyım)

                Bizim;  millet olarak karakterimizde, “acelecilik” vardır. Eskiler buna “Aculluk” derler.. Çok acele eden, sabırsız anlamında..İstediğimiz her şey, hemen olsun isteriz. Sabırlı değiliz.. Sonuç odaklı çözümlerden yana hiç  değiliz. Mesela;  ağaç dikelim, seneye meyvesini yiyelim isteriz. Meyvesini yiyemeyeceksek, ağaç dikmeyi bile  düşünmeyiz.

                Şöyle bir düşünün: Yediğiniz incirin veya dut’un ağacını siz mi diktiniz?

                “Acelecilik” sadece sporda değil, siyaset, ekonomi, eğitim,  adalet v.s.  dahil hemen her alanda kendini gösteriyor.

                Lig başlayalı daha  5 hafta oldu. Bu beş hafta içinde üç deplasman oynadık üçünce de yenildik.

                Peki bu takımlar hangileriydi? Hatırlayalım.

                Trabzonspor, Başakşehir ve Beşiktaş..

                Bu deplasmanlardan galibiyetlerle mi dönecektik? Mantıklı düşünün biraz.

                Gönlümüzden geçenler ile, gerçekler farklıdır.

Gönlümüzden geçen, 34 maçın 34’ünden de galibiyetle ayrılmak  ve Lig’i 102 puan’la şampiyon olarak bitirmek.. Hayalcilik yaparsak böyle..

                Yani biraz da fikstür azizliğine kafa yormak lazım.

                Şansımıza ilk üç deplasman maçımız, Şampiyonluk iddiasındaki üç takımla oynamak.

                Beşiktaş geçen yılın şampiyonu, Başakşehir bir puan gerisinden lig ikincisi.. Trabzon’daki gelişme ise ortada..

                Eksiklik, yanlışlık yok mu? Elbette var..

                Başta yönetimde var..

                Bu takım,  (Konyaspor) üç kulvarda (Süper Lig, Avrupa Kupası, Türkiye Kupası) madem ki koşacak, ona göre transfer yapıp takım oluşturacaksın. Transfer yapmak için transfer yapmak değil.. Ya da hoca’nın ücreti dahil bütün transferlere 5 milyon yuro ayırarak değil. Senin yaptığın transferlerde harcadığın toplam paraya, Beşiktaş  sadece bir futbolcu aldı..

                Takım zaten Marsilya’dan üç gün önce gelmiş, bir-iki idmanla, İstanbul deplasmanına gitmiş. Yorgun, argın bir takım.. Marsilya maçında oynamayıp, bu maçta oynayan sadece Manyama var.

 Aynı 11’le, üç kulvarda koşacaksın!

                Sen aynı kadroyla (nerdeyse  aynı 11’le) Avrupa Maçı oynayacan, gelecek süper lig maçına çıkacan.. Yani bu futbolcular, aynı performansı  üç günde bir nasıl göstersin?

                Yani, kadro genişliği, kadro derinliği yeterli değil.. Zaten, bireysel olarak da fazla yeterli değiller.

                Beşiktaş’a bakınca, onlar da üç kulvarda bizim gibi koşuyor ama kadro zenginliği ve bireysel kalitesi çok önde. Düşünün, Golcü Cenk çıkıyor, yerine Avrupa’nın önemli golcülerinden Negredo giriyor, Quaresma çıkıyor, yerine Lens giriyor.. Yedekleriyle asları birbirinden süper..

                Peki bizim yedek kadrodan oyuna girip, dengeleri değiştirebilecek biri  var  mı?

                Beşiktaş maçının sonucunu, bireysel üstünlükler belirlemiştir. Quaresma’nın golünü düşünün..

                Konyaspor, Beşiktaş karşısında ezilmeden mücadele etmiş, gol pozisyonlarına girmiş, zaman zaman da üstünlük sağlamıştır. Ama kadro  yetersizliği ve bireysel üstünlük olmayınca, malum sonuç ortaya çıkmıştır.

                Bu maçta, yine başta; Kalecimiz Serkan, Fofana, Ali Turan  olmak üzere, bütün futbolcularımızı kutlamak lazım.  N’apalım yani, “Adım Hıdır, elimden gelen budur.”

                Bir de şu var.. Hoca gitsin!

                Kadro yetersizliği veya transferler konusunda eleştirilecek kurum, Kulübün yönetimidir. Ne hoca, ne de futbolculardır.. Hoca, eline verilen malzemeden bu kadar helva yapabiliyor. Yeni gelecek olanın bulamaç yapmamasının garantisi mi var? Malzeme bu, kumaş bu..

                Yeni gelenin de, başarısızlık sonucu mazereti  her zaman hazırdır: “Bu takımı ben yapmadım, transferler yetersiz, futbolcular iyi çalışmamış, iyi idman yapmamış v..s.”

                Başta da belirtmiştim, aceleciyiz diye.. Biraz sabırlı olmalıyız.

                Önümüzdeki hafta sahamızda “seyircisiz” Akhisar’la oynayacağız.

                Bu maçın da kolay olacağını düşünüyor musunuz?

                5 maçta üç galibiyet, bir beraberlik alarak 10 puan’la üst sıralarda bulunan Akhisar’ı yenmemiz lazım ama her türlü sonuçlara da hazır olunmalı.

                Konyaspor, ondan sonraki haftalarda artık daha iyi sonuçlar almaya başlayabilir..

                Çünkü, fikstürün azizliği böyle..

Bu yazı toplam 352 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.