1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Fincancı Katırları
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Fincancı Katırları

A+A-
Kendi tarihimiz ve kültürümüzle kavgalı olduğumuz dönemlerden yüzleşmeye ve barışmaya başladığımız bugünlerde bölgemizde cereyan eden gelişmeleri milletçe daha bir dikkatle anlamaya başladık.
Bugün dünya devletleri sıcak savaş ve çatışmadan ziyade terör örgütleri, ekonomik krizler, ambargo veya suikastlar ile mücadele etmektedir. Çünkü sıcak savaşlarda kazananın dahi maddi manevi kaybettiği görülmüştür. Bu nedenle olsa gerek maşa varken ellerini yakmak istememektedirler.
Bugün yaşadığımız FETÖ, PKK, DHKP-C ya da DAİŞ terörü küresel eşkıyaların ayak takımlarıdır. Bunlar ayak işleri yaparak kendilerini beğendirmeye ve paye kazanmaya çalışan zihni ve kalbi köleleşmiş uşaklardır. Sakın aldanmayın süslü sözlerine, öyle özgürlük, adalet, demokrasi gibi kavramları da kösele olmuş yüzleri kızarmadan söylerler. Çünkü bunlar efendileri olmadan tuvalete dahi gitmekten korkarlar, onlara mutlak itaat ettikleri kadar önlerine kemik gelir.
Bütün bu örgütler ve terör olaylarına neden muhatap oluyoruz? Bizden ne istiyorlar? Bütün bu sorulara doğru cevap vermek için kendi tarihimizi ve İslam dünyasının durumunu iyi anlamak gerekmektedir. Bugün İslam coğrafyasına bir istikrarsızlık, kargaşa, çatışma ve huzursuzluk sirayet etmiş ve dağınıklık vardır. Bunun bir istisnası müslüman bir devlet olup da her gün daha da güçlenen ve İslam dünyasına yol gösterip rehberlik yapabilecek potansiyel ve güce sahip bir Türkiye’nin bütün plan ve projelerine engel olup taş koyduğu gerçeğidir.
Mısır’da, Libya’da, Irak’ta ve dahi Suriye’de hala Esad gitmedi ise nedeni yerine gelecek muhalefetin Türkiye’ye yakın bir siyasi ve dini anlayışa sahip olmasıdır. İnanın Türkiye bu kadar topa girmeseydi şimdiye Esad gönderilmiş olacaktı. Hatırlarsanız Mısır’daki gelişmeler ile Libya’yı ziyaret eden Sarkozy ve Erdoğan’a gösterilen ilgi ve alakadaki devasa fark yeterince ürkütmüştü fincancı katırlarını da U dönüşü yapmışlardı.
Nihai amaçları bizi de Irak ve Suriye gibi yapmaktır, istiyorlar ki medeniyet kurucu iddialarından arındırılmış, zayıf hatta bölünmüş bir Türkiye onlar için ikindi çayında bir kurabiye olacaktı. Maalesef bu şer amaçları için de yeterince uşak ve hain bulmakta güçlük yaşamıyorlar. Üç tarafı denizlerle, dört tarafı hainlerle çevrili yurdumuzda kördüğüm gibi milletçe kenetlenip sarılacağız birbirimize de boğazlarına bir çıymık olup boğacağız.
Bizden ne istediklerine bakınca dinimizi, milliyetimizi, değerlerimizi, tarihi mirasımızı ve özgürlüğümüzü istediklerini görüyoruz. Bunları teslim ettiğimizde zaten ölmüş olacağız. Kırımlı filminde geçen bir ifade var ya: İnsanlar kim olduklarını hatırladıkları sürece yaşarlar. Kim olduğumuzu unutmamızı istiyorlar, onların verdiği gömlekleri giyip onlara benzememizi istiyorlar.
Onlar isteyecek ama biz istediklerini değil de, Viyana’da, Çanakkale’de ve Yemen’de yarım kalmış hesabı istediğimizde Beştepe’de cumhurbaşkanımız ile görüşmek için randevu sırası bekleyeceklerdir. Selam ve dua ile. 
Bu yazı toplam 137 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.