1. YAZARLAR

  2. Zafer KARAKUŞ

  3. Fırsat eşitliği mi, eşitlerin fırsatları mı?
Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Fırsat eşitliği mi, eşitlerin fırsatları mı?

A+A-

20'nci Milli Eğitim Şurası’nın başlığı 'Eğitimde Fırsat Eşitliği' olacak.

 Şûrada üç ana konuda özel ihtisas komisyonu kurulacak. Bu konular, 'Temel Eğitimde Fırsat Eşitliği', 'Mesleki Eğitimin İyileştirilmesi' ve 'Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi' .

Bu tarihi süreçte eğitim paydaşlarının gündem konuları hakkındaki düşünceleri, eğitim ve öğretimle ilgili politika kararlarının belirlenmesinde yol gösterici bir rol oynayacak.

Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanlığı gündem konularıyla ilgili tespit, öneri, talep ve görüşler için  'https://sura.meb.gov.tr/gorus/' adresi yolu ile bir açık havuz oluşturarak, söyleyecek sözü olan için duyarlı bir adım atmış oldu.  Bu çalışmanın faydalı çıktılar alınması için fırsat olduğunu düşünenlerdenim. Katkı sağlayanları kutluyorum.

Şurası’nın İlk gündem maddesi 'Temel Eğitimde Fırsat Eşitliği' olarak belirlenmesini biraz yadırgadığımı belirtmeliyim. Yine de bu konuda öncelikle bir fırsat eşitsizliğinin varlığının görülüp, mevcut durumun tespitini yapma isteğinin ortaya konması, sorunlu alanlara dair bir öngörünün daha önceden kabul edilmesi önemlidir. Bu gelişme “Başlamak bitirmenin yarısıdır” sözünden hareketle çözüm için atılmış önemli adım olarak değerlendirilmelidir.

Eğitimde fırsat eşitliği ilkesi son derece iddialı bir söylem. Bu söylemin içini doldurmak konusunda popülist bir anlayıştan uzak durulmalıdır. Uygulanabilir politikalar üretilmelidir. Fatih projesi gibi büyük heyecanlarla başlayıp uygulama sırasında karşılaşılan sorunları aşamalı olarak çözmeye yönelen bir anlayıştan uzak durulmalıdır. Sürdürülebilir uygulamalara imkân verilmelidir. Yoksa istenilen faydalar yerine uygulama eksikliklerinden dolayı olumsuz sonuçlara doğru evirilen hatta başarısız bir çalışma haline istemeden dönüşebilen sonuçsuz maceralara dönüşebileceği göz ardı edilmemelidir.

Eğitimde fırsat eşitliği söylemi kulağa hoş gelen bir sunuş olarak gayet fiyakalı görünürken, içeriği tam doldurulmadığında beklentisi olanlarda bir hayal kırıklığı yaratabileceği unutulmamalıdır. Bizim gibi ülkelerde eğitim alanında homojen bir yapının sağlandığını söylemek mümkün değildir.

Öncelikle eğitimde fırsat eşitliği için tüm bireyleri kucaklayan ve aynı imkânları sunabilen bir anlayışla soruna bakılmalıdır.

-'Temel Eğitimde Fırsat Eşitliği'  için her kişiye eşit şans vermek gerekir. Bu amaçla sosyal devletin bireylerine eğitim haklarını kullanabilmesinin tüm yollarını açık tutması gerekmektedir.

-Eğitimde eşitlik, cinsiyet, sosyo-ekonomik düzey, bulunulan bölge gibi faktörlerden bağımsız olarak eğitim potansiyellerine ulaşılmasında bireysel ve sosyal şartların sağlanması da son derece önemlidir.

-Eğitimde eşitliğin sağlanabilmesi için eğitim isteğinin oluşturulmasının şartlarını hazırlamak en öncelikli adım olmalıdır.

-Eğitim imkânlarına ulaşımda engellerin ortadan kaldırılması gereklidir.

-Eğitim maliyetlerinin bireyleri yıldırıcı unsurlardan arındırılması gereklidir. Bu hafta bakanlığın bu konuda attığı adımların sürdürülebilir olması gereklidir.

-Yerel yönetimlerin eğitimde fırsat eşitliği açısından dolaylı bir katılımcılık yerine doğrudan katılımcı, destekleyici ve yönlendirici bir rol üstlenmesinin yolunun açılması gereklidir.

-Sosyo-ekonomik yönden dezavantajlı alanlar üzerinde çalışma yapılmalıdır.

-Sınav odaklı bir eğitim sisteminden öğrenciler acilen kurtarılmalıdır. İlkokul 1. Sınıftan 4. Sınıfa kadar öğrencilerin ölçme ve değerlendirmesi sınav odaklı olmaktan çıkarılmalıdır.

- Temel eğitimde çalışma yürüten özel okulların bir ihtisas veren kurumlar olarak gelişimine katkı sağlanarak bu tür öğretim kurumları dışındakiler kapatılmalıdır. Fırsat eşitliğinin önündeki bir başka engel özel okul sorunudur. Özel okullar mali durumu iyi olan öğrencilerin gidebildiği kurumlar olarak öne çıkmaktadır. Bu durum fırsat eşitliği kavramını önündeki en büyük engeldir. Özel okulların devlet okulları kontenjanlarından öğrenci kaynakları tercih dönemleri ile çözülmelidir. Devlet okullarını kazanan en ön sıralardaki öğrencilerin özel okullar tarafından cazip tekliflerle kendi okullarına transfer edilmeleri önlenmelidir. Bu öğrencilerin başarı kullanılarak özel okullar haksız bir rekabet ve kazanç içerisinde oldukları bilinmeli ve tedbir alınmalıdır. Özellikle bu okullarda öğretmen notlarının da yüksek tutulması iddiaları incelenerek sınavlarda aynı puanı almasına karşın okul başarı puanları ile öne çıkabilen ve parası olduğu için puan açığını bu şekilde kapatıp istediği okulları okuma imkânı bulan zengin çocuklarının rekabette öne geçmelerinin önlenmesi gereklidir.

-Temel eğitimde oyun, beceri ve ilgi alanlarına yönelik bir program uygulamaya koyulmalıdır.

Eğitim Bilim Kurulu oluşturularak Temel eğitim ile ilgili bir ihtisas kadrosu oluşturulmalıdır.

Burada sıraladıklarımız 'Temel Eğitimde Fırsat Eşitliği'  için dikkate alınabilecek önerilerden bazılarıdır. Aralıktaki şûrada bu önerilerin dikkate alınacağı ümidini taşımaktayım.

Bakalım Fırsat eşitliği mi, eşitlerin fırsatları mı?

Birlikte göreceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.