1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÖZER

  3. Fırsatçı bir toplum olduk. 
Ahmet ÖZER

Ahmet ÖZER

Yazarın Tüm Yazıları >

Fırsatçı bir toplum olduk. 

A+A-

Türkiye ekonomik olarak ne zaman bir sıkıntıya düşse içimizdeki bazı ahlaksızlar buradan kendine bir pay mutlaka çıkarmıştır.
Son olarak geçtiğimiz yıl yaşadığımız kur spekülasyonuna istinaden hemen bazı ahlaksız fırsatçılar yine harekete geçti ve en iyi bildikleri iş olan krizden fırsat çıkarıp dövizle alakalı veya alakasız tüm ürünlere döviz artışı bahanesi ile fahiş fiyat artışlarına gittiler.
Bu yapılan artışlar ile vatandaşın cebine göz diken bu ahlaksız fırsatçılar belli dönemlerde bu yola başvurmaktan hiç çekinmemiştirler.
Dövizdeki hareketi bahane ederek gıda ürünlerine hem zam yaptılar hem de gramajından çalarak ikinci bir zam daha yapan bu fırsatçılara son olarak sebze ve meyve fırsatçılarıda eklendi. 
Vatandaşın cebindeki paraya göz diken bu ahlaksızlar ile mücadele yapılıyor ancak yetersiz kalıyor.
Hükümet bu ahlaksızlıklar ile mücadele etmektedir elbette ancak! Denetimlerin sürekli olmaması ve cezaların caydırıcı olmaması sebebi ile kısa süren denetimler sonucunda bu ahlaksızlar bildiklerini okumaya devam etmektedir.
Komisyoncuların üreticiden yok fiyatına aldıkları ürünler marketlerde iki üç katı fiyatına satılmakta.
Hükümet aldığı karar ile hal yasasını değiştireceğini bin bir emek verip ürün elde eden çiftçiler yerine hiç bir emek sarf etmeyen komisyoncular para kazandığını, işte bu haksız durumu önlemek içinde hal yasası çıkarılacağını açıkladı.
Bu yasanın bir an önce çıkartılıp uygulamaya geçilmesi gerekmektedir.
Tüm bu yaşananlar nüfusunun %99 Müslüman olan bir ülkede olması da aynı bir rezilliktir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) 'Bizi aldatan bizden değil' buyuruyor. 
Yine Peygamber Efendimiz karaborsacılığı da (ihtikâr) “7 büyük günah ”tan biri saymış ve “Allah; fiyatları yükseltmek maksadıyla Müslümanların koyduğu fiyatlara olumsuz tesir eden kişiyi büyük bir ateş azabına uğratmaya and içmiştir” buyurmuştu.
‘Hz. Ali’ ise fiyat yükselsin de satayım diye gıda maddesini kırk gün saklayıp öyle satanın kalbi kararır demiştir.
İşte bu kalbi kararmış kişiler sadece kendi çıkarlarını düşündükleri içinde her şeyi mubah saymaktan çekinmemektedirler.
Neden fırsatçı bir toplum olduk?
Öyle bir toplum olduk ki birbirimizi tanımaya önce maddiyattan başladık. 
Şahsi menfaatlere dayalı bir toplum modeli oluşturduk. Kimse kimsenin iyiliğini istemez oldu.
Toplumda herkes birbirlerinin açığını arar hale geldi. 
Birileri hakkında kötü şeyler duymak istiyor, çünkü onun menfaati başkalarının başına gelen olumsuz olaylarla odaklanmış. 
Bunun için kötü haberler prim yapıyor. Dedikodu ile işler yürüyor. Hep başkasının hayatına gözlerimizi dikiyoruz. Yardımlaşma yerine kazık atmayı, birbirimizi kandırmayı, fırsatçılığı daha ön plana almışız! Yani kötülüğü kendimize düstur edinmişiz. 
İnsanlar kendi çıkarları için istedikleri gerçekleşsin de gerisi hiç önemli değil diye düşünüyor. 
Her türlü olayı, kendi menfaatimize yönelik bir fırsatçılık anlayışı içerisinde değerlendirmeye büyük özen gösteren bir toplum olmuşuz. 
Bir fırsat çıktığı zaman hemen değerlendirir, boşluklardan yararlanır, işleri kılıfına uydururuz. Sonuçta birileri günün sonunda haksız kazancı ile mutluyken, geniş bir kesim kaybetmenin ve adaletsizliğe uğramanın öfkesi içinde ortada kalır.
Bu ekonomik şartlarda ülkemize sahip çıkmalıyız. Fırsatçılık yaparak üç-beş lira kazanmak uğruna neden fiyatlarla bu kadar oynuyoruz. 
Yazık değil mi bu ülkeye... 

Bu yazı toplam 1079 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.