1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. FITRAT VE KISKANÇLIK
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

FITRAT VE KISKANÇLIK

A+A-

İnsanın yaratılışı gereği kıskanma hasleti ile yaratıldığını bilmeyenimiz yoktur. Aslında kıskanmak aynı zamanda bir insan olma özelliğini de bize göstermektedir. Kıskançlığın her konuda olduğu gibi ifrat ve tefriti tehlikelidir. Öyle ise normal olanı yani duygusal kıskançlıkta ferdin eşiyle gerçek ya da hayali rakibi arasındaki romantik ilgisinin doğurduğu bazı tehditlerde söz konusudur. Tehdit ya da kaybetme ihtimali bazen insanı aşırılığa sürükleyip mutsuzluğa düşürebilir. Tehdit ya da kaybetme olasılığı, eşler arasında var olan sıcak ilişkinin niteliğine ya da kişinin benlik(kişilik) saygısına ve yaratılışına(fıtratına) karşı bir yaşam tarzı olarak algılanmaktadır ve buda bir hayli rahatsızlık verir insana.

Tüm bunlar insanda var olan ruhsal bir duygu ile sevdiğini kaybetmeme isteğinin bir dışa yansıma şeklidir. Bunun tem tersi de insanda bazen görülebilir...

Kıskançlık, insanların sevdikleri arasında ki ilişkilerin kalitesinden(aşağı veya yukarı derecede/ifrat ve tefrit), eşimiz veya sevdiğimiz kişi ile yaşanan birliktelik ilişkisinin kalitesinden, yaşanılan hayatın memnuniyetini devam ettirme arzusundan bağımsız olarak doğrudan doğruya bizim benlik yapımızın olgunlaşmasında ki bir sorunun ve hatta psikolojik bir rahatsızlığın dışa vurumunda da görülebilir pekala...

Pekala kıskançlığın ifrat ve tefrit yönlerini nasıl ayırt edilir insan? Bu mu tabi ki çok kolay. Sağlam temeller üzerine oturtulmuş bir inanç ve iradenin yanı sıra yine inancımızın da dayanak olduğu karşılıklı anlaşmaya, saygıya ve insanlık için olmazsa olmaz olan güvene dayalı ilişkilerde kıskançlık bir ruhi hastalık olmaktan çıkıp normal bir insan özelliği olarak faydalı bir ruh hali halini dönüşmektedir. Böyle bir yapıya sahip insanlarda kıskançlık az görülür ve görülse de insanın inanç yapılı temelinden dolayı çok çabuk aşılıyor.

Eğer işimiz ve eşimiz bizim için gerçekten önemli ise, kıymetli ise, kıskançlığımız da sadece bu nedenden kaynaklanıyorsa sevgimiz de kıskançlığımızın öncesinde ve sonrasında açık işaretler göstermektedir. İyi ilişkilerin ve eşlerin birbirinden memnuniyetinin besbelli olduğu hallerde genellikle endişe edilecek bir duru da yoktur. Çünkü eşler birbirine ve ilişkilerine güven sayesinde bu ruhi hastalıktan çok rahat bir şekilde kurtulabilmektedirler.

Kıskançlık hisseden eş, korkutmaya ve tehdide değil sevgiye ve inancının gereklerine dayanarak tekrar güvenini tazeleyebilir ve sorunu çözmeye gayret edebilir. Kıskançlığı, acı ve stres kaynağı olsa da, şiddet ve saldırıya dönüşmeden sadece iç dünyasında yaşatılan bir sancı olarak tutabiliyor. Eşinin gönlünü kazanmak için her zamankinden daha fazla çaba sarf edebiliyor.

Sağlıksız, habis ve psikolojik bir hastalık haline dönüşmüş olan kıskançlığın ise pek çok çeşidi vardır. Eşini veya partnerini ve işini uçan sinekten dahi kıskanan ve hayatını sadece bu hastalıklı anlayış etrafında sürdüren, daha doğrusu eşine, işine ve çevresine ve kendisine hayatını zehir eden psikiyatri de “hezeyanlı bozukluk” denilen ağır ruhsal hastalığın en sık görülen bir tipi vardır mesela.

Yine bazı kişilik bozukluklarında görülen hastalıklı kıskançlıklar da herkese yaşantısını dar ediyor. Eşini veya arkadaşını olur olmaz her duruda sadakatsizlikle itham eden, aşırı şüpheci bu bireyleri tanımak çok kolay ama hekime getirmek oldukça zordur. Sağlıksız, habis kıskançlığın bir de kendisini normal sunan sevginin arkasına sığınan şekilleri vardır tabi. Asıl onları olağan, sıradan kıskançlıklardan ayırt etmek gerekmektedir.

Sağlıksız, habis kıskançlığın sinsi formlarında, ilk bakışta kıskanç eş iyi bir sevgili görünümündedir. Ama “dışı seni, içi beni yakar” bu tipleri, asıl eşlerinden sormak gerekir. Çoğu zaman ortada iyi bir ilişkiden eser yoktur. Kıskançlık yaşantısı, hiç düzelmez, tehdit ve korkutma artar, “ya benimsin ya toprağın” felaketine doğru ilerler. Böyle bir kıskançlığın onaylanmasının, hele hele sevgi işareti olarak görülmesinin imkânı yoktur. Nasıl olsun ki!...

Sevmekten, karşısında ki insanın, eşinin değerinden bihaber olan, tehdit ve korkutmadan medet uman birisinin davranışlarının kökeninde olumlu bir hissiyat bulunabilir mi? O yüzden kıskançlığın habis tezahürleri ortaya çıktığında bunları alenileştirmek için sevgiye sığınmak, inanca sığınmak, güven şemsiyesi altına girmek gerekir. Ya da çevreden ciddi bir yardım almak gerekir. Madem sevdiğinden kıskandığını söylüyor, o halde sevgisi için bir adım daha atsın, daha iyi seven olabilmek için ne yapmak gerektiğini öğrenmek için çabalasın bakalım. İşte o zaman sıkıntılarını hafifletmiş olur.

Düşük öz-saygısı olan fertler, daha kolay habis kıskançlık hastalığına yakalanabiliyorlar. Benzer şekilde çok kıskanç insanlar, bağımlı, iç çatışmalı, birileri tarafından onay ihtiyaçlı olan, çok kolay memnuniyetsiz hale gelen kişilerdir.İlişki de dengeyi bir türlü sağlayamayıp ya ifrata ya da tefrite koşan, bir çok belirsizlik içerisinde bocalayan, kıskançlık için çok çok iyi bir ruhi temele sahip olandır ve bu şahısların ruhunu şüphe durmadan ve artarak kemirmeye devam eder. Çocuksuz, birbirine daha fazla bağımlı çiftlerde daha çok kıskançlık gözlendiğini de bu arada söylemekte fayda vardır.

Hepimizin farkına vardığı bir gerçek, istatistiksel olarak da tüm dünyada ortaya konmuş vaziyettedir. sağlıksız, urlaşmış kıskançlıklar, erkeklerde kadınlardan çok daha fazla tezahürlerini göstermektedir. Kadınlarda da ölümcül derecede kronikleşmiş kıskançlık halleri görülüyor amma bu erkeklere oranla çok daha az olmaktadır. Kıskançlık hastalığına tutulmuş kadınlar, eşlerini daha çok duygusal sadakatsizlikle suçlama yolunu tercih ediyorlar ve erkekler de kadınları cinsel sadakatsizlikle suçlayabiliyorlar.

Erkekler, rakibin toplusal üstünlüğünün kendileri için daha fazla kıskançlık uyandırıcı olduğunu söylüyorlar. Kadınlar ise rakibin fiziksel çekiciliği söz konusu olduğunda kıskançlık gösteriyorlar. Bundan daha da önemlisi, erkeklerin kronik kıskançlık hastalığı aynı zamanda çok çabuk bir şekilde şiddete dönüşürken, kadınlar eşlerinin sadakatsizliğinden şüphelendiklerinde daha çok onu tekrar kazanmak için çareler düşünüyorlar.

Kıskanç erkeklerin anneliğin yanı sıra kadın olmayı da yüceltmeyi öğrenmeleri, kadının kendi iffetine, namusuna, arına sahip çıkabilecek bir varlık olduğunu içlerine sindirmelerinin yanı sıra kadınların bu tutumlarından da çıkarmaları gereken dersler vardır.

Kısaca şunu diyebiliriz ki, kıskançlık yaratılıştan gelen bir insani özelliktir ve bunun aşırısı tehlikelidir. Bunun da çaresi yine inanç sisteminin içerisindedir. Yani bu ruhi hastalığın reçetesi İslam Dini’nin ta kendisidir ve içerisinde yazılıdır.

Fi Emanillah!..

 

Bu yazı toplam 1710 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.