1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Fkorkunç Senaryo : Geriletm Vee Yok Ediş
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Fkorkunç Senaryo : Geriletm Vee Yok Ediş

A+A-
Ortalık çok karıştı. Çirkin oyunlar dönüyor. Bunun startını aslında 11 Eylül 2001’de verdiler. Oyunun devamı oynanıyor. Arap baharı dedikleri de anlaşıldı ki bir kurmacaymış. Bize böyle yutturmuşlar. Saf aklımızla Arap ülkelerinin uyandığını ve diktatörlerini temizlenmeye başladığına inanmışız. Irak’ta yıllardır süren harplerin temelinde de meğerse hep bu Amerika’nın siyasi taktik oyunu varmış.
Oynanan oyunun adı : Bir Ümmetin Yok Edilmesi
Senaryo yazarı : Teodor Herzl
Yönetmen : Amerika Birleşik Devletleri
Rejisör : İsrail ve İngiltere
Mikser : Almanya, Fransa, Rusya ve Çin
Görüntü Yönetmeni : CNN International ve BBC
Başrol oyuncuları : George Bush, George W Bush, Barack Obama, Netanyahu,
Ariel Şaron, Şimon Peres, David Cameron, Angela Merkel, François Hollande….
Dublörler : Beşşar Esed, Abdullah Bin Abdülaziz, Nuri El-Maliki, Celal
Talabani, Abdülfettah El-Sisi, Hasan Ruhani….
Evet kardeşlerim, bu filmin yeni bölümleri oynanıyor. Teşbihte hata olmasın hani uzun yıllardır müptelası olduğumuz “Kurtlar Vadisi” dizimiz oynarken belirli zamanlarda senaryonun içeriğinde değişimler yapılıyordu ya!
Aynı şekilde önceden planlanmış emperyalist güçlerin bu çirkin oyununda sistematik bir şekilde her sene yeni bir konu peşinde koşmaya başlıyoruz.
Tüm ümmeti etkisizleştirme uğruna oynanan oyunlar karşısında kendini savunmaktan aciz bir İslam dünyası var.
Osmanlı İmparatorluğu’nu temsil eden bir ülke olarak Türkiye’mize de belli etmedikleri hınç yüklü bir yaklaşımları var.
Ülkemizde dahi geçmişimizden nefret ettirme amacı güden o iğrenç dizinin yayınlanmasında temel etken, bizi de kökümüzden uzaklaştırmaktı. Maalesef, boykot etmemiz gerekirken reyting rekorları kırdırdığımız filmi halkımızın azımsanmayacak bir kısmı büyük bir zevkle izledi. Ertesi gün milletin dilinde cihan padişahımız Kanuni Sultan Süleyman’ın haşa! hovardalıkları ve kadın düşkünlüğü (!) konuşulmadı mı? Bunu komedi ve parodilerde dalga geçerek işleyen yapımcılar türemedi mi? Zihinlerde yaratılan bu algı sizce etkisiz mi kaldı? Kalıbımı basarım ki özünden uzaklaştırılan halkımızın bir çoğunun gözünde padişahlarımız uçkur düşkünü sapıklar olarak algılanır hale geldi. Çünkü onlara gerçek tarihimizi ne ebeveynler olarak ne de eğitim sistemi olarak anlatmadık. Kendilerini TV kanallarının insafına teslim ettik. İstedikleri gibi okudular, istedikleri gibi dokudular. Bizi teknolojiyle vurdular.
İslam’a gönül vermiş gerçek müminleri yolundan saptıracak en etkin yöntem onları dini köklerinden uzaklaştırmak ve dünya menfaatlerine düşkün hale getirmekti. Bugün gelinen noktada görünen köy kılavuz istemiyor.
Madde ile öz benliğini yitiren ve kadın düşkünlüğüyle dinine tezat yaşayan Müslümanların oynanan senaryo ile hiç alakası yok. Kendine ateş dokunmadığı sürece rahatından taviz verebilecek bir ümmet olgunluğu kalmamış. Hakkı temsil etme gibi bir ruh taşımıyor. Geçici dünyanın tadını alabildiğince almaktan başkaca derdi yok. Yani fani alemin tadını baki alemin kahredici ve yakıcı azabına tercih ediyor.
İşte Müslümanlar üzerinde oynanan çirkin senaryonun kaçıncı perdesindeyiz bilemem ama her geçen gün hızlanan bir süreç olduğu hissi taşıyorum.
Perdenin sonuna doğru hızla koşuyorlar. İsrail, Gazze’de askeri unsurlar değil, daha çok sivil unsurlar üzerine bomba yağdırıyor. Özellikle ibadethaneleri hedef alıyor. İsrail başbakanı dünyanın gözünün içine baka baka “ Saldırılar devam edecek” beyanatı verirken bir babayiğit ses çıkıp ta “ Yeter artık!” diyemiyor. Her fırsatta dünyaya meydan okumasıyla nam salmış İran bile korkak kedi gibi içine kapandı. Gelişmeler karşısında tık diyemiyor. İsrail bomba yağdırıyor ümmetin üzerine… haydi yollasana anlata anlata bitiremediğin füzelerini İsrailoğulları’nın üzerine!
Mısır derseniz acınacak halde. Tercih ettikleri dışında birinin kaba kuvvetle yönetime geçmesine alışkın oldukları senelerdir bilinen bir gerçek. Görüyorsunuz, Sisi Efendi iktidara gelinceye kadar adım atmayan İsrail, onun iktidara gelmesinin üzerinden fazlaca bir zaman geçmeden hemen Gazze’nin üzerine çullandı ve bugüne kadar görülmemiş bir pişkinlikle bitiresiye bomba yağdırıyor. Daha da ileri giderek kara harekatına kalkışıyor. Bu işin temelinde ne var biliyor musunuz? Gazze şeridini Mısır’a bağlayıp, kendi müttefikleri Sisi’ye teslim etmek. Görün bakın zaman bunu da gösterecek.
Libya bir türlü durulmuyor. Her geçen gün içinden çıkılmaz bir hal alan Libya’yı da pek iyi günler beklemiyor. Biliyorsunuz Libya’da da leş kargalarının gözünü karartan ciddi petrol yatakları var.
İslam dünyasının sözde en büyük otoritesi olması gereken Suudi Arabistan, Kral ailesi tarafından işgal altına alınmış. Haremeyn’i işgal eden bu ailenin bugün zalimlerin yanında yer almasından daha iç karartıcı ne olabilir ki?
Çığlıklara kulaklar kapanmış. Diri diri kesilen ve etleri yenilen, evleri ve kendileri ateşe verilen Arakan’lı Müslümanlardan haberiniz var mı?
Senaryonun kalan kısmında buna dur diyecek bir planımız var mı?
Maalesef o da yok.
Ülkemizin başbakanı tüm samimiyetine rağmen yel değirmenleriyle savaşına devam ediyor. Bize düşen dua etmek ve birbirimizle iyice kenetlenerek üzerimize yönelecek tüm tehditleri bertaraf etmektir.


 
Bu yazı toplam 56 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.