1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Füze Ve Sapan
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Füze Ve Sapan

A+A-
Köroğlu filminde şöyle bir sahne vardır. Tüfeği icat eden kişi bu “delikli demiri “ Bolu Beyine verir ve maharetlerini bir bir anlatır: ”Şunu (tetiği) çektiğiniz anda silah ateşler ve karşınızdakini öldürür” der. Bolu Beyi ; ” bir deneyelim bakalım” diyerek silahı yakınındaki adamalarından birine doğrultur ve ateşler. “Güm “ diye bir ses ve yere kanlar içinde yığılan bir adam. Bu destansı filimde bu sahne beni çok güldürür.
Buna benzer iki sahneyi de tarihten hatırlıyorum. Bunlardan birincisi İstanbul Boğazına, Anadolu Hisarının karşısına Rumeli Hisarını yaptıran fatih Sultan Mehmet Han her iki hisara da toplar yerleştirir. Topların menzili 1000 metreye yakındır. Böylece 1,5 km genişliğindeki Boğaz, Fatihin toplarının gölgesine mahkûm olmuştur. Ama henüz, o günün devletleri bu ileri teknolojiyi bilmediklerinden fatihin topçularının ikazlarına gülerler. Akılları başlarına ancak gemileri top gülleleri ile batınca gelir. “Dur bekle!” diye kendilerini ihtar eden kalebentlere gemiciler, alaycı bir gülümseme ile cevap verirler. Ta ki Fatihin toplarının gülleleri gelip bu bıyık altı gülmeleri kesene kadar.
Başka bir sahne ise Osmanlının gerileme döneminden: Batılılar ateşli silahları(tüfekleri) savaş meydanlarında kullanmaya başlamış, Osmanlı ordusu ise değişik etkenlerle bu yeni duruma adapte olamamıştır. Başta Yeniçeriler olmak üzere Osmanlı Ordusundaki askerler “Biz yiğidiz kılıç ve paladan başka silah kullanmayız.” Demekte ve düşman silahlarından çıkan mermilerden korunmalı için “yere yatın!” emrine; “ biz merdüz yatmazuz, düşmana karşı diz bükmeyüz” demektedirler. Fakat iş eğitimden çıkıp savaş meydanlarında gerçek silahların konuşmaya başladığı zamana gelince hepsi yere yatır, hem de kalkmamak üzere…
Bunlar nerden mi aklıma geldi: Son ODTÜ olaylarından. Türkiye’nin Başbakanı, ODTÜ nün en büyük rolü ve çalışması olan bir uyduyu ( GÖKTÜRK) uzaya göndermek üzere sevinçle, gururla ODTÜ yerleşkesine gider. Ama bazı ilerici ve dahi çağdaş! Öğrenci grupları, başbakanı ve bu gurur verici çalışmayı protesto etmek için nümayişler yapıp taş, sopa, Molotof kokteyli ve Sapan kullanarak ortalığı toza dumana, alev ve ateşe bularlar. (tabi poliste karşılık verip silah kullanınca ortalık tam bir savaş alanına dönüşür)
Bir tarafta göğe, fezaya fırlatılan bir uydu, öbür tarafta taş, sopa. Bir tarafta Türkiye’ye gurur veren, milleti gururlandıran bir açılış, karşı tarafta meşhur “istemezük” anlayışı… Bir tarafta “devletin göğe yükseltilen gözü”, diğer yanda hangi saikle, neyi protesto ettikleri belli olmayan, değişik gulguleler çıkararak bağıran, çağıran, yakan, yıkan, vuran, kıran “emperyalizme karşı” genç insanlar.
ODTÜ öğrencilerinin önemli bir bölümünün bu işle alakası olmadığı daha sonra anlaşılıyor. İşin en garibi ne biliyor musunuz? Emperyalizme karşı olan bu genç arkadaşlar emperyalizmin dünyadaki baş temsilcisi ABD nin dili ile eğitim yapan bir üniversitede okumaktalar.
Not: Emperyalizme karşı olan sevgili gençler! Mutlaka Oktay Sinanoğlu’ nun “BY BY TÜRKÇE” sini okuyun. Okuyun ki dünyada yabancı dille hangi ülkeler eğitim görmekte öğrenin!

Bu yazı toplam 144 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.