1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. GAZETECİLİK VE ÇOMAK SOKMAK
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

GAZETECİLİK VE ÇOMAK SOKMAK

A+A-

Gazetecilik zor meslektir. Gazeteciler kamu görevi yaparlar. Toplumu bilgilendirmek için çalışırlar. Ama kimseyi memnun edemezler. Zaten amaç da birilerini memnun etmek değildir. Eğer birilerini memnun etmek için haber yapıyor ya da yazı yazıyorsanız o zaman gazeteci değil, kalemşör olursunuz.Bilmem katılırmısınız.
Yıllardır haber yaparız, haber peşinde koşarız. Köşe yazısı yazarız. Bunlar için tebrik ve teşekkür aldığımız haber ve köşe yazısı az olur ama, tenkit edildiğimiz, küfür edildiğimiz, hatta bazı meslektaşlarımızın saldırıya uğradığını da görmüşüz.
Ne yapalım buda bizim kaderimiz ve mesleğimizin cilvesi. Hatta ben bazı staj öğrencilerine bu mesleğin zor olduğunu söylerim. Ancak yapılacak bir şey yok. Yola çıkmışlar ve yolları açık olsun.
Yine çoğu zaman  gerek toplumsal, gerekse  patronsal sansüre uğrarız. Hani anlarsınız ya  :
“Yukarıya tükürsen bıyık, aşağıya tükürsen sakal misali. Gazetecilik aynı zamanda  bizim öğrendiğimize göre kutsal bir meslektir. Biz tebliğ ile görevliyiz ve kamuoyunu doğru bilgilendirme gibi vicdani bir sorumluğumuz var.
Diğeri ise   bu herkes için geçerlidir. Hele kendisini Müslüman sayanlar için kutsal bir görev var. Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytandır.
Onun için bende doğruya doğru, eğriye eğri ve eğilip, bükülmeden yazıp çizmeye devam ediyorum. Kimseye diyet borcum da yoktur çok şükür.
Bizde bir başka canımızı sıkan şeyde  yüzümüze bizi eleştiremeyenler, arkamızdan kuyumuzu kazanlar var ya, tam onlar münafık. Bizim sorumlu olduğumuz yere bizi şikayet ederler. Eğer bize söyleseler alacakları cevap bellidir.
Hz. Mevlana demiş ya:
Bir söze bakarım söz mü diye, bir söyleyene bakarım insan mı diye.
Bizde öyle hareket etmeyi öğrendik. Gerçekten bizi uyaran, gerçekten bizim yanlışımızı söyleyenlere de her zaman teşekkür etmişimdir. Ama öküz altında buzağı arayanlara değil tabi ki.
Üç günlük seyis olanlar  kırk yıllık at b.k u karıştırırlar. Onlara işte çok kızıyorum. Hepsi bu.
Dün de yazdığımız gibi tetikçinin biri çıktı. Şimdi bu kişiyi kimin gönderdiği araştırılıyor…
Aslında bunun cevabı sır değil. Bizi olumsuz eleştirenlerin amacı üzüm yemek değil. Biz onların maddi veya  tabi ki varsa manevi  tekerine çomak soktuğumuz kimseler yapmaktadırlar.
Bazı akıl tutulmuşlarda bizi eleştirirken, bizden kaçıp, gizli telefonlarla bizi arayıp hakarete varan söz ederler. Onlara da biz gerekli cevabı zaten vermekteyiz.Sizlerin desteği ile bu kalem her zaman olduğu gibi…Kimseden korkmadan, doğruları yazmaya devam edecek…
Takdir yüce Mevla’mın. Nasibimiz kesilirse Allah canımızı alır. Kesilmez ise Yüce Allah  yarattığı kuluna
Kur’an-ı Kerimde 90 yerde rızkı vereceğini bildirmektedir.
Yunus Emre 40 yıl boyunca Taptuk Emre Dergahına odun taşır. Taptuk Emre, Yunus’a ’40 yıl boyunca buraya tek bile eğri odun getirmedin. Dağlarda eğri odun yok mudur?’ diye sorar…
Yunus Emre ‘Dağlarda eri odun çok, ancak senin kapına odunun bile eğrisi yakışmaz’ der…İşte bu olayı ve ‘Ne iş yaparsan yap ama en iyisini yap’ felsefesini sanatsal bir dille anlatan odun taşıyan Yunus Emre Heykeli, Anadolu Üniversitesi’nin girişinde bulunur…
+++   
DÜNYA HAYATININ GERÇEĞİ
- Lübnan'ın en zengin adamı Eymen Bistani,
Beyrutu en iyi noktadan gören hakim bir tepede
Kendisine görkemli bir mezar yaptı,
Oraya gömülmeyi vasiyet etti.
İlahi kader farklı tecelli etti, özel uçağı denize düştü.
Milyonlara mal olan aramalar sonunda uçağı bulundu ama cesedine ulaşılamadı...
- Lord Teshlid İngiltere'nin en zengin adamlarındandı,
Zaman zaman devlete bile borç veriyordu.
Malikanesinde oldukça büyük ve korunaklı bir odayı
Servet kasası olarak kullanıyordu.
Birgün hazinesine girdi ve yanlışlıkla kapıyı üstüne kapattı.
Oda çok özel inşa edildiği için, ne kadar bağırıp çağırdıysa,
Yardım istediyse de sesini kimseye duyuramadı.
Zaman zaman eve gelmediği için, evdekiler arama ihtiyacı hissetmedi.
Günler sonra cesedi bulunan Lord, bir şekilde parmağını kesmiş ve kanıyla şu cümleyi yazmıştı:
"Dünyanın en zengin insanı, açlıktan ve susuzluktan ölüyor!"...
Dünya hayatında mal ve Servetin herşeyi çözdüğünü sananlara duyurulur...
İnsanoğlu hayatı boyunca evden çıkar, sonra tekrar döner, ama birgün çıkar bir daha da dönmez...
- Hayatında kimseye zulmetmemeye, kimseden nefret etmemeye, kimseyi yaralamamaya, kimseden kendisini üstün görmemeye özen gösterenlere müjdeler olsun, ne güzel bir ahlaka sahipler?..
Hepimiz gidiciyiz...

Bu yazı toplam 333 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.