1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Geçen Günkü Teşekkür
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Geçen Günkü Teşekkür

A+A-
Kendi dilimizin sözcük dağarcığına egemen olamadığımızdan ya da eğitim, kuşak farkı, kültür, meslek ya da coğrafi farklılıklar, günlük hayatta iletişim hatalarına neden olmaktadır.
Sizin ne ifade etmek istediğiniz ile karşıdakinin ne anlamak istediğinin arasında fark çok ise çatışma ve sorun kaçınılmazdır. Aynı dili konuşup anlaşamamak nasıl bir kabiliyet ise, aynı sözcüğü farklı yorumlayıp farklı yargılara ulaşmak bir o kadar önemli bir meziyet olsak gerek!

Rahmetli babam anlatırdı, eskiden köyün birinde, eşeğine odun yüklemek isteyen bir köylü, diğerine, “yardım et de şu odunu yükleyelim” demiş. O da yardım etmiş ve yüklemişler, diğeri “teşekkür ederim” demiş. Fakat yardım eden “teşekkür ederim” demenin ne anlama geldiğini bilmediği için birkaç gün düşünmüş, acaba hakaret ya da küfür mü etti diye, adamın içine dert olmuş. Birkaç gün sonra yine karşılaşmışlar, selamlaşmışlar, bu sefer kendisine teşekkür edilen köylü, hoşbeş ettikten sonra teşekkür edene “teşekkür ederim” demiş. Diğeri de durup dururken “bu ne teşekkürü” diye sorunca, öteki, öfke ile“ya geçen günkü teşekkür neydi?” diye sormuş.
Buna benzer örnekleri çoğaltmak mümkün olmakla beraber dikkatimizden kaçan anne ve çocuk ya da baba arasındaki iletişim ve iletişim hataları daha bir önem kazanmaktadır. Oysa sözcükleri seçerken birbirimizi anlamamıza yardımcı olacak duyarlılıkta, sakinlikte ve anlayışta olmak gerekmektedir. Elbette babalar ve annelerin iyi niyetinden şüphe etmiyoruz, bunu aklımıza bile getirmiyoruz. Çünkü anne ve babalar zaten çocuklarını anlamak ve anlaşmak için çok çaba sarf etmektedir.  Biz de bu aş ’ta bir tuzumuz olur mu ya da gözden kaçanları yakalayalım diye yazıyoruz.
Rahmetli babam da, Allan ondan razı olsun, bizim için çok çalıştı. Ne kadar dua etsek de hakkını ödeyebilir miyiz bilemiyorum? Her zaman çalışır, boş durmayı sevmezdi. Bazen kızardı ama öfkesi çabuk geçerdi, bunu da belli etmek istemezdi de ben kalbinin yumuşadığını hissederdim. Bazen bir iş için çarşıya gittik mi, bir yerde kendisini beklememi söylerdi. Bir gün yine kendisini Kapu camiinin gün indi tarafında beklememi söyledi. Tabii ben gün indi ne demek, tarafı neresi? bilmediğim için camiinin yanına gidince etrafını dolanıyorum ki başka yerde bekletmiş olmayayım diye. O da benim kendisini beklemeyip de camiinin etrafında dolandığımı görüp kızardı. “Ne dolanıyorsun camiinin etrafında? şurada beklesene” diye söylenirdi. Neden sonra anladım “gün indi”, ya da “gün doğu” ne demek veya neresini kastettiğini. Gün, güneşin doğuşu ile birlikte gün içindeki hareketini ifade ediyor. Gündoğu, güneşin doğduğu yönü, gün batı ise güneşin battığı tarafı, günindi ise öğleden sonra güneşin inmeye başladığı ikindi vaktini ifade ediyor olsa gerekti.
Sözün özü, kullandığımız sözcüklerin karşıdaki kişide nasıl bir anlam taşıdığını bilemeyiz tabii ki fakat çocuklarımızın sözcük dağarcığını bilip de konuşmak gerekir. Tamamen çocuk diline göre de değil elbette bu sefer çocukların sözcük dağarcığı sınırlı kalabilir.
Bu nedenle anlamını bilemeyeceği sözcükleri açıklamak ve anlatmak, hem sözcük dağarcığını geliştirecektir hem de iletişim becerilerini güçlendirecektir. Selam ve dua ile. 
Bu yazı toplam 184 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.