1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. GEÇEN HAFTADAN KALANLAR
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

GEÇEN HAFTADAN KALANLAR

A+A-

Geçen hafta gündemimize giren önemli gelişmelere dair kısaca özet geçmek istiyorum. İlgimi çeken veya beni rahatsız eden konularda birkaç kelam edip hasbıhal edelim. 
Afrin harekâtı kendi mecrasında, kahraman askerlerimizin omuzlarında yürüyor. Fakat cumartesi gecesi yazıya başlamış iken gelen şehit haberleri gecenin karanlığını hüzne boğdu. Zaman zaman bizi hüzne boğan şehit haberleri geliyor maalesef. Fakat bu mücadelenin doğasında şehadet hep var, olmaya da devam edecektir. Rabbimden dileğimiz odur ki askerimizin tırnağına zarar gelmesin. Dualarımız her daim onlarla. Şehitlerimize Allah’tan rahmet yakınlarına sabırlar dilerim. İnşallah terörden temizlenmiş bir Suriye’ye kısa zamanda ulaşılır da hem bölge insanı hem de ülkemiz rahat bir nefes alır.
Bir diğer konu ise Çorlu’daki bir lisede ders esnasında çekildiği iddia edilen tüylerimizi diken diken eden görüntülerdir. Videoda, öğrencilerin öğretmenle arsızca ve edepsizce dalga geçtiği görüntüler bizi fazlasıyla endişelendirmelidir. Dersini anlatmaya çalışan öğretmenle dalga geçen, video çeken, yetmezmiş gibi bir de tahta önünde öğretmeni kucaklayıp gülen arsız ve edepsiz bir gençlikten değil milletimize ve ailesine kendine bile bir hayrı olmaz.
Mektepler geleceğimize yön verecek nesillerin yetiştiği eğitim kurumlarıdır. Bu nedenle sadece okullarda değil ailelerde de akademik başarı kadar edep ve karakter eğitimleri de önemsenmelidir. Çocuklarına özgüven kazandırdığını zannederken arsız, edepsiz ve şımarık bir gençlik yetiştirdiğinden habersiz anne babalar ve bunları pompalayan popüler kültür, basın ve medya da bu konuda masum değildir. Bir aileyi 6 yaşındaki çocuk elinde çeviriyorsa bu o çocuğun zeki ya da uyanık olmasından değil anne babaların acizliği ve bilgisizliğindendir. Şımarıklık ile öz güveni, hareketlilik ile zekâyı, terbiye ile çekingenliği, hakkını aramak ile arsızlığı birbirinden bir türlü ayırt edemedik. Bazen duyduğumuz “çok hareketli, zekâ fazlalığı var” sözleri çocuklarla ilgili beklentinin anne babalarda zafiyete dönüştüğünü gösteriyor. Zekâ fazlası olsa kendini yorar mı diyesi geliyor insanın! 
Lise öğrencileri, tamamen özgür olmak isteseler de gelişimsel ve psikolojik ihtiyaçları gereği bir otorite arayışı içerisindedirler. Bu nedenle yönlendirmeye gerektiğinde de frenlenmeye ihtiyaç duyarlar. O videodaki öğrenciler de diğer psikolojik yardımlara rağmen bu davranışlarında devam ediyorlarsa disiplin cezası ile rehabilite olmaları denenmelidir. Disiplin ve disiplin cezaları, çocukların aleyhine değil faydalarına olan yaşantısal bir süreçtir.
Son olarak da 1800’lü yıllara kadar erişime açılmış olan alt-üst soy bilgileridir. Herkesin merak ettiği bir konu olsa gerek ki e-devlet kilitlendiği için ve normal işlemler de yapılamadığı için hizmet geçici olarak durduruldu. Bir dünya savaşı ve bir alfabe değişikliği nedeniyle kesintiye uğramış olan tarihsel-kültürel ve soyağacı bilgilerinin devamıyla da kesintinin giderilerek 1923 öncesi ile bütünleşmenin sağlanması gerekir. Osmanlı’ya sahip çıkmak cumhuriyet düşmanlığı olarak algılanmamalıdır. Her ikisi de bize emanet edilmiş mirastır.
Soyağacı meselesine gelince insanların geçmiş atalarında beklemediği isimler ya da bilgiler olabilir. Bu o kişi için önemli olabilir fakat bağlayıcı bir konu değildir. Çünkü Cenab-ı Allah, hucurat suresi-13’ te şöyle buyurmaktadır: “Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.”
 

Bu yazı toplam 698 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.