1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Geçmez Saatler Olur mu?
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Geçmez Saatler Olur mu?

A+A-
Zaman zaman gazetede yazılarımı takip eden okuyucularım istek gibi serzenişlerini dinlerim;
Ahmet Başkan eskisi gibi olmasa bile arada şiirde yazsan olmaz mı?
Niye olmasın, ancak şeytan taşlamaktan sanata ve benzeri duyarlılıklara sıra gelmiyor. Şiiri Neyzen Tevfik, Nefi, Şair Eşref gibi yazma becerimiz ve yüreğimiz yok. Yine de karınca kararınca sizlerle paylaşacak kadar olur.
Bu arada ilgiyle bu fakirin 26 Haziran Çumra Gazetesinde sohbet köşemi ve Konya Hâkimiyet Gazetesindeki yazılarımı takip eden okuyucularıma teşekkür ediyorum.
Ağdalı, süslü püslü yazılar yazamıyorum. Türk İnsanının asırlardır İslam inancı ile örtüşmüş tecrübe yüklü veciz sözler, deyimler, fıkralar, darbı meseller, masallar, hatıralar, gelenek ve göreneğimize uyan bizim olmazsa olmazlarımızı ifade etmeye çalışıyorum.
Onun içindir ki, siz okuyucular olarak; ‘Yazılarında kendimizi buluyoruz’ diyebiliyorsunuz. Şiir eğer dağda pınarı anlatıyorsa suyun şırıltısını duymalısınız. Onun için asırlardır Köroğlu, Dadaloğlu, Karacaoğlan okuma yazma bilmeyenlerin bile hafızasında yer edinerek bugüne kadar ulaşmaktadır. Öte yandan Hoca Ahmet Yesevi'nin Hikmetleri, Âşık Paşanın, Pir Sultan Abdalın deyişleri, Yunus Emre'nin şiirleri bugün hala aynı mesajını iletmektedirler.
Türkçe Türk Milletinin ses bayrağıdır. Bu bayrağa eserlerinde sahip asırlar sonrada olsa yine yaşayacaklardır. Rahmetli annem 20 yıla yakın hastalık çekti. Hiçbir an ağzından öf veya of sözcüklerini duymadım. Emrine şükür, senden geldi ne diyebilirim. Derken, bazen de “Geçmez saatler verme Allah'ım!” derdi. Ben de kendi kendime geçemez saat mi olurmuş? derdim. Olurmuş.
**
Geçmez Saatler!
Karşımda musibetin raksı,
O an kalbim sıkışıverir.
Bir hal olur ağlamaksı.
Gelip bana takışıverir.
Sonrası mı, sorma can.
Baskı, korku, stres ve heyecan,
Sanki dev dalgalar içindesin,
Çıkmazdasın ve kaybolucan.
Boğazım yanıyor
Acı sarıyor bütün vücudumu.
Kan ter kalıyorum,
Gözlediğim, beklediğim ümit.
Hayır, olsun, hayra karşı.
Dudaklarım kıpır kıpır.
Sabır ver Allah'ım sabır.
Tıp Fakültesi hastanesi,
Yoğun bakım ünitesi!
“Geçmez saatler,
Geçmez günler verme Ya Rabbi!”
Derdi rahmetli anacığım.
Geçmeyen saat, gün mü olurmuş.
Diye gülerdim.
İşte bu imiş,
Ne saat ne gün geçmiyor ana.
Hakkını helal et bana!
Ne yaparsak yapalım.
Takdir, ancak Allah'ındır.
Sebebini işleyelim, tedbiri alalım
Nihayeti Ona bırakalım!
*
Evet, annemden vefatından yıllar sonra 2008 yılında bu şiiri yazmıştım. Hani Karadenizli sanatçı Volkan Konak'ın Cerrah Paşa şarkısının sözleri gibi;
*
İnandık doktorlara,
Öyle böyle dediler
Ayrılık defterini elimize verdiler.

Doktorlar da ne bilir ciğerin acısını.
Cerrahpaşa’ya koydum canımın yarısını.
….
Evet, ciğer yangısıyla söylenmiş sözlerdir. Elbette doktorlar elinden geleni yapmaktadırlar. Ancak, hassasiyet başkadır.
Ki, deli dolu söyletir insanı değil mi?
Cenabı Allah yar yardımcımız olsun!
Bu yazı toplam 52 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.