1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Geçmişten Geleceğe Sudan - IV
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Geçmişten Geleceğe Sudan - IV

A+A-
Bugünkü yazımla Sudan konusunu tamamlıyorum. Tüm Güneyli savaşan gruplar, SPLA öncülüğünde kurulan Milli Demokratik İttifakı (NDA) çatısı altında iç savaşta yerini aldı. SPLA, komşu ülkeler olan Eritre, Uganda ve Etiyopya’dan destek aldı. Bu desteğin kapsamı silah tedarikinden, güvenli eğitim ve barınma üsleri sağlanmasına kadar değişmekteydi. ABD hükümetinin de SPLA’ya dolaylı şekilde para yardımı aktardığı bilinmektedir. 1986 yılında SPLA, 12 tabur halinde teşkilatlanmış, hafif silahlarla donatılmış 12.500 savaşçıya sahip hale gelmişti. 1991 yılında ise SPLA, havanlar, uçaksavar makineli tüfekleri, SA-7 hava savunma füzeleri, karadan karaya atılan füzeler, topçu silahları ve bol miktarda mayınlarla ile donatılmış 40 tabur ve 60 bin askere ulaşmıştı.
1991 yılında, şeriat hükümlerini içeren yeni ceza kanunu yayınlandı ve güney bölgenin bu kanunun şimdilik kapsamında olmadığı ilan edildi. Ancak, iki yıl sonra güneydeki hakimler kuzeye, kuzeydekiler de güneye atandılar ve hakimler güney bölgede de şeriat hükümlerine göre kararlar almaya başladılar.
1991-2001 yılları arasındaki 10 yıl süresince, hükümetin kontrolündeki bazı milis gruplar ve resmi silahlı güçler, güneydeki yerleşim yerlerine yönelik saldırılar düzenlediler. Bu saldırılarda, yerli halktan bir çok kişi öldürüldü, tecavüze uğradı veya malları gasp edildi. Tahminen 200.000’den fazla güneylinin bu milis gruplar tarafından kuzeydeki bölgelerde köle olarak kullanmak üzere kaçırıldığı tahmin edilmektedir. Ayrıca bu milislere Sudan Hükümetinin destek verdiği de kabul edilmektedir.
Hükümet güçlerinin de, güneyden kuzeye ham petrol taşıyan boru hatlarının güvenliğini sağlamak bahanesiyle boru hattı güzergahındaki sivilleri bölgeden zorla uzaklaştırmak için aşırı güç kullandığı, evleri, hastaneleri ve kiliseleri bombalamak gibi bir çok insan hakları ihlallerinin müsebbibi olduğu bilinmektedir.
Bu süreçte güneyliler de savaş gücünü artırdılar ve çeşitli isimler altında birleşik cepheler kurdular. Güneyli savaşçılar da, kendi bölgelerindeki sivil halk üzerinde baskı ve şiddet uyguladığı, müslüman arap kabilelere misilleme operasyonları düzenlediği, bir çok cinayet, yağma, gasp, tecavüz olayı yaşandığı bilinmektedir.
Osama Bin Ladin ve El Kaide örgütünün çekirdek savaşçıları 1991 yılında Sudan’a yerleştiler ve diğer ülkelerde faaliyet gösteren radikal İslamcı örgütlerin militanlarını eğitmeye başladılar. Sudan, teröre destek veren ülkelerden birisi olarak anılmaya başlandı. Çeşitli baskılar sonucunda El Kaide 1996 yılında Sudan’ı terk etti ve 1998 yılındaki Tanzanya ve Kenya ABD elçiliklerine yapılan saldırıdan sonra ABD’nin saldırılarına maruz kaldı.
Komşu ülkelerin liderlerinin de baskısıyla çoğu sonuçsuz kalan çeşitli barış görüşmeleri yapıldı. Nihayet, 2003 yılında taraflar arasında başlayan barış görüşmeleri 2005 yılında sonuçlandı ve Kenya’da kapsamlı bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmaya göre;
Güney bölgesi 6 yıl boyunca otonom kalacak ve sonrasında bağımsızlık için halk oylaması yapılacak.
Petrol gelirleri yarı yarıya paylaşılacak,
Kamu görevleri nüfus yapısına göre paylaşılacak
Şeriat kuralları kuzeyde devam edecek, güneyde seçilmiş parlamento’nun kararına bağlı olacak,
İkinci Sudan iç savaşında ölen insanların sayısının 1.9 milyon, yerlerinden edilen insanların ise 4 milyondan fazla olduğu bilinmektedir.
Sudan hükümeti, insan hakları ihlalleri bakımından en kötü sicile sahip ülkelerin başında gelmektedir. Bu ihlallerin başında; kölelik, köy basma, yakma ve yağmalama, yardım merkezlerini bombalama gibi olaylar gelmektedir.
Sonuç itibariyle Sudan’ın süregelen iç karışıklığına son verecek net bir adım atılmış değildir. Güneyliler ile Kuzeyliler arasında her ne kadar ayrılsalar da içten içe kızaran köz yanmaya devam etmekte ve gelecek için belirsiz bir tablo ortaya koymaktadır. Peki bunun devamında ne olacak belli mi ?
Henüz belirsiz.
Çünkü Sudan Devleti’nin ekonomik gücü ellerinde ki kaynakların yeterli ve daha dikkatli kullanılmaması yüzünden sıkıntılı bir sürece girmiştir. Halkın zengin kesimi refah içerisinde bir yaşam sürerken fakir kesim içinde bulunduğu kaotik gelişmelerin normal seyre dönmesini beklemektedir.

Bu yazı toplam 51 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.