1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. GEÇMİŞTEN İBRET ALMAK
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

GEÇMİŞTEN İBRET ALMAK

A+A-

Çoğu zaman insan geleceğinin nasıl olacağı konusuna takılır. ‘Acaba iyi mi yoksa kötü mü olacak?’ sorusu kendisini meşgul eder. Eğer kötü olacağı endişesine kapılırsa ne yaparsa ve nasıl hareket ederse böyle bir akıbete uğramayacağı konusu üzerinde düşünür. Öngördüğü şekilde hareket etmeye çalışır. 
Bu konuda bazen isabetli kararlar verebilir, fakat bazen de nasıl hareket etmesi gerektiğini bilemez. Böyle durumlarda başkasından yardım da isteyebilir ve hatta istemelidir. Ancak fikrine müracaat ettiği kimsenin hem kendisi hakkında müspet düşünür olması ve hem de gerçekten ileri görüş sahibi ve danışılan konuda fikir ve bilgi sahibi olması gerekir. 
Aksi hâlde kendisinin hiç de beklemediği ve asla aklının ucundan dahi geçirmediği bir durumla karşılaşabilir. 
Devletler de böyledir. Yöneticiler yönetime hangi ortam ve şartlarda iş başına gelmiş olurlarsa olsunlar, memleketlerini asla kötü bir neticeye sürüklemek istemezler. Fakat bazen istemedikleri hâlde kötü bir âkıbete maruz kalabilirler. 
Böyle durumlarda onların yapacağı iş içerden olduğu kadar, dışarıdan da yardım almalarıdır. Bu yardım başta müracaat ettiği kimselerin konu ile ilgili görüşleri olmak üzere her türlü maddi destek ve yardımlarıdır. 
Tabii başta içte birlik olduğu gibi, dış yardım ve desteklerin de gerçekten dost olan, dost olabilecek ülke ve kişilerden sağlanmalıdır. 
Aslında dünya üzerinde sulh ve sükûnun hâkim olduğu dönemlerde ve özellikle de aralarında menfaat birliği bulunan veya doğacak olan devletlerarasında getireceği bir fayda ve kaçınılacak bir zarar bulunduğu durumlarda yapılırsa belki daha isabetli olabilir. 
Tabii bu arada geçmiş yıllar ve asırlardan intikal eden tarihi olaylara bakmak da gereklidir. Çünkü geçmiş geleceğin aynasıdır. Geçmiş olaylar bizleri doğru yola iletir. Ancak geçmişi iyi okumak ve olayları gerçekleştiği tarihe bakarak değerlendirmek isabetli neticeler alabilmemize yardımcı olacaktır. Bu bakımdan bizim tarihe mal olmuş devlet geçmişimiz ve tecrübelerimiz, iyi tahlil ettiğimizde, bize yeterli bilgi verecek ve yol gösterecek çokluk ve niteliktedir. 
Meselâ yüz yıl önce bir dünya harbi yaşadık. Osmanlı, İtalya ve Almanya bir tarafta yer almış ve İngiltere, Fransa ile Rusya da bu birliğin karşısında cephe almıştı. Fakat ne yazık ki, Çanakkale harbi dâhil, harp tamamen Osmanlı toprakları üzerinde cereyan etti. Sonunda Osmanlı İmparatorluğunun da yer aldığı taraf kaybetti, yani mağlup oldu. 
Ancak toprak kaybeden ise yalnızca Osmanlı idi. Harp sonrasında duruma bakacak olursak, tabii olarak galip tarafın bir toprak kaybı söz konusu değildir. Fakat mağlup taraftan yalnızca Osmanlıların toprak kaybetmesi insana tuhaf gelmez mi? Ne düşünürseniz düşünün netice böyle oldu. 
Alavere, dalavere.. asker Mehmet nöbete hesabı, ne olduysa Müslüman Ülke Osmanlı’ya oldu. Kaybeden tarafta yer alan ne Almanya ve ne de İtalya’nın her hangi bir kaybı söz konusu olmadı. Diğer devletlerle birlikte bu devletler de dört yıl süren harpten zararsız çıktılar. 
Tarihe mal olmuş bu olay gözümüzün önünde bulunmalı ve bundan ibret almalıyız. Bundan sonra gireceğimiz her ittifaktan ne gibi bir netice çıkacağını önceden görmeye çalışmalıyız. 
Yeniden bırakın toprak kaybetmeyi irtifa kaybetmeye bile tahammülümüz yoktur. 
Müttefik olarak gördüklerimizi ve etrafımızda dönen dolapları iyi incelemeliyiz ve atacağımız her adımı önceden hesap etmeliyiz. NATO’dan kendi isteğimizle çıkmak pek akıl kârı olarak görünmemektedir, derim.
 

Bu yazı toplam 1836 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.