1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Gelen Günler Geçmişimizi Aratmasın
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Gelen Günler Geçmişimizi Aratmasın

A+A-
Gün geçmiyor ki bir önceki günü aratmasın. İnsanoğlunun kaybolan güzel hasletleri yerini, duygusuz, kof ve samimiyetsiz bir yaşam tarzına bırakıyor. İçimizde ki iyi insanlar umutlarını yitirmemeye ve hasretle geçmişin sıcak esintilerinin yaşanacağı yeni baharlar için dualar ediyor.
Maalesef değişen bir şey olmuyor. Bir şeyleri kaçırmışız. İpin ucunu hani şu klişeleşen laf almış. “ Globalleşen Dünya ” Her şey ayaklar altında eziliyor. İstenen her şeye ulaşılır olmuş. Kısacası bolluğun havada uçuştuğu bir dönemde yaşıyoruz. Yaşı şu anda 20 olan gençlerimizin birçoğu yaşı daha ileri olan insanların hissettiklerini hiçbir zaman hissedemeyecekler. Yani, gerçek sevgiyi, gerçek dostluğu, emniyeti, samimi empatiyi, zorda olanın yardımına içtenlikle koşabilmeyi, büyüklerin küçüklere gösterdiği sevgiyi, küçüklerin büyüklere gösterdiği saygıyı… Sanacaklar ki bu dünyanın bir gerçeğidir. Herkes kendi menfaatlerinin peşinde koşmalı ve kapanın elinde kalmalıdır. Para en büyük güçtür. Parası olmayan ezilmelidir. Televizyonlarda izlenen kahredici savaş görüntüleri kendi din kardeşleri bile olsa umurunda olmamalıdır. Başına gelmediği sürece ne olursa olsun. Bana dokunmayan yılan bin yaşamalıdır. Komşusu açlıktan ölüyorsa da kendi karnı tıka basa doyuyor ya! Ne olursa olsun. Öyle değil mi ya! O da çok çalışsaydı, o da aklını çalıştırsaydı, o da çaktırmadan yürütebilseydi, o da iyi yalakalık yapsaydı…
Kenar mahallenin sümüklü çocukları, köprü altını mesken tutmuş sefiller, günlük iaşesini kazanamayacak kadar çaresiz olanlar ölmeliydi.
Kendileri lüks konaklarda yaşarken tepeden izledikleri köhne gecekondular görüntüyü bozmuyor muydu?
O evlerde yaşayan ve yarı aç yarı tok yaşayan gariban evlatları yaşasa ne olur yaşamasa ne olur?
Kendi yüzbinlerle ifade edilen son derece pahalı arabalarla yoluna giderken, 1970’li model hurdaya çıkmış eski arabaların bu yollarda işi neydi? Trafiği altüst etmiyorlar mıydı?
Şalvarlı köy kızları, lastik ayakkabılı köy çocukları, üzerinde koyun kokan köylü Hasan Emmiler, Hatice Analar… Çok iğrençti değil mi?
Maalesef, bu yazdıklarım direk dillenmese de bugünkü gelinen noktada hayatımıza birer acı gerçek olarak yerleşmedi mi?
Senin hayatında ki çoğunun uzaktan bakabildiği yenilikler sana ömür mü katacak?
Senin maddi gücün bu dünyada sana ayrıcalık getirse de toprağın altında ve diğer âlemde sana ne katkı sağlayacak?
O yüzden diyorum ki;
Her sabah o muhteşem kızıllığıyla dünyamıza ışık ve ısı saçacak olan güneşin hürmetine,
Her akşam o muhteşem görüntüsüyle altın bir gerdanlık gibi ortaya çıkan dünyamızın uydusu ayın hürmetine,
Yeni doğan büzük dudaklı bebeler hürmetine,
Dünyanın gerçek yüzünü tanıyamayacak kadar masum, küçücük yaşta ki dünya tatlısı çocuklarımızın hürmetine,
Kendisine atılan her tohumu kabul ederek türlü türlü nebatatı hizmetimize sunan ne bizlere arz olan topraklar hürmetine,
Tepemizden rahmet pınarı gibi inen ve bizlere hayat taşıyan sicim sicim yağarak şefkatli kollarını bize açan yağmurlar hürmetine,
Her Gün minarelerden okunan davudi sesli müezzinler hürmetine,
Her Gün beş vakit alnı secdeye uzanan imanlı ve şahsiyetli kardeşlerimizin hürmetine,
Tarlalarda yayılan kınalı kuzular hürmetine,
Alnından şapır şapır damlayan tere rağmen tüm gücüyle çabalayarak helalinden ailesinin nafakasını sağlamaya çalışan vefakâr işçilerimiz hürmetine,
Okullarımızda gerçek öğretmenlik yaparak yeni nesillerin iman ve şecaat sahibi olması için gayret gösteren öğretmenlerimiz hürmetine,
İnsanlarımızı irşad etmek üzere samimi bir kalple oradan oraya koşarak ilmi vazifesini ifa etme cühdüyle çabalayan ulema hürmetine insanlığımızı kaybetmeyelim.
Bizler Müslümanız. Bizler ahiret inancıyla çabalayan fani kullarız. Kısa dünya hayatının oyun ve oyalamacadan ibaret olduğunu bilecek kadar irade sahibi insanlarız.
Gelin bu oyunda ki görevimizin ne olduğunu gerçek anlamda idrak edelim.
Birbirimize sırt çevirmeyelim. Birbirimize yüzümüze dönerek gülümseyelim.
Facebook şovlarıyla değil, Müslümanca yaşantımızla insanlara koşalım.





 
Bu yazı toplam 53 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.