1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Gelmiş Geçmiş En Büyük Sevgiliye Hitap!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Gelmiş Geçmiş En Büyük Sevgiliye Hitap!

A+A-
Tabii ki en büyük sevgilinin kim olduğunu bazılarınız şıp diye anladı. İki cihanın güneşi, sevgili efendimiz, gelmiş geçmiş en özel en güzel insan olan Resulullah efendimiz hazreti Muhammed Mustafa’yı kastediyorum. O’nun sevgisinin üstüne sevgi mi olur? Âlemlerin rabbi tarafından seçilmiş efendimizi buradan aşkla, şevkle yâd ediyorum. Rabbim şefaatine mazhar kılsın cümlemizi…
Âlemlerin efendisinin şemaili hakkında gelen kaynaklara baktığımızda boyun; ne uzun, ne de kısa idi. Saçların ise ne düz, ne kıvırcık… Konuşurken kelimeleri özenle seçerek konuşurdu. Lüzumsuz yere konuşmazdın. İnsanların hallerinden anlardı. Komşularıyla iyi geçinir, çocukları sever, hanımlara değer verirdin. Merhametsiz ellerin acımadan gömdüğü kız evlatlarını, mübarek başının üstünde zevkle taşırdın. Onlara değer verirdin.

Sen ki Süleyman Çelebi’ye Mevlid-i Şerif’i yazdıran, Hz. Mevlana’ya ”Ben sağ olduğum müddetçe Kur’an’ın bendesiyim, ben Hz Muhammed’in (sav) ayağının tozuyum” dedirten aşkın adıydın.
İşte kardeşlerim, bizler böylesine bir peygamberin ümmetiyiz. Bugün bu güzel Resulün mensupları bölük pörçük küfür ordusunun acımasız saldırıları karşısında can çekişiyor. Birbirine silah doğrultuyor. Resulullah efendimiz (sav)’in adını kullanarak diğer müminlere silah doğrultuyor. Onları katlediyor, yurdundan sürüyor, vatansız bırakıyor. Üç beş batılı ülkenin oyuncağı ediyor. Onlara bu yurtlarda yaşamayı reva görmeyenler, zulümden kaçanlara da sırtını dönerek onlara seçenek olarak ölümü gösteriyor. O güzel Muhammedin ümmeti, tüm dünyada can çekişiyor. O güzel Muhammedin ümmetini dayanabildiği son kalelerden olan Türkiye’de de geçen yılın temmuz ayında bertaraf etmek istediler. Bizden biriymiş gibi gösterdikleri münafıkların yüzü gülen ama zehir kusan müntesipleri kanalıyla tecrit etmek istediler.
Artık rabbim müsaade etmiyor. Oyunlarını ellerinde patlatıyor. O güzel nebinin güzel ümmeti geçen yıl ki 15 Temmuz faciasında canlarını siper ederek ümmetin dik duruşunu ortaya koydular. Onların bu samimiyeti küfür milletini dehşete düşürdü. Onların beklentisi, namluyu gören bu halk tırsacak ve köşe bucak kaçacaktı. Ama bilmedikleri bir nokta vardı… Muhammed (sav) ümmeti hak yolunda ölmeyi şeref bilirdi. Şerefsizlerin bilmediği izzeti onlara o gün gösterdik. Halen aynı oyun ve düzenlerine farklı cephelerden devam ediyorlar. Olsun! Fark etmez. Yine dökülürüz sokaklara, canımızı ortaya yine koyarız. Bu din uğruna şerefle ölürüz. Resulullah Efendimiz (sav) gibi gelmiş geçmiş en güzel insana komşu olmanın ayrıcalığını kim istemez? Behey Kâfirler ve satılmış batı uşağı münafıklar… O resulün yüzüne nasıl bakacaksanız? Onun karşısına çıkabilecek cesareti kendinizde görebilecek misiniz? Behey ahlaksızlar…
Ey Kutlu Nebi! Sen ki; insanlığa bir armağan olarak bıraktığın veda hutbende ”Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler” demiştin. Oysa şimdi, hepimiz bölük pörçük olduk. Ama sana söz veriyoruz. Bu dinin şerefini ayaklar altına aldırmayacağız. Canla başla mücadele edecek ve kâfirler güruhuna fırsat vermeyeceğiz. Arif Nihat Asya’nın şu kıtalarında geçen yürek delici sözler her an kulaklarımızda çınlayacak.

Yeryüzünde riya, inkâr, hıyanet
Altın devrini yaşıyor…
Diller, sayfalar, satırlar
‘Ebu Leheb öldü’ diyorlar.
Ebû Leheb ölmedi, yâ Muhammed
Ebû Cehil kıtalar dolaşıyor!”

Günümüzün Ebu Cehilleri, Ebu Lehebleri azgın köpek gibi saldırmaya devam etmekteler. Bugün farklı yöntemlerle saldırıyorlar. Ümmete saldırıyorlar. Kıta kıta gezen Ebu Cehil maalesef ölmedi, ölmüyor. Ebu Leheb, Müslümanlara kin kusmaya devam ediyor, kaldığı yerden. Bir yerde kurşunla, bir yerde kalemle dağlıyor seni seven berrak yürekleri.
O güzel efendimiz, Peygamberimiz (sav) hayatı boyunca sayısız insanı eğitmiş, dini, güzel ahlakı bilmeyen insanların güzel tavırlı, ince düşünceli, fedakâr, üstün ahlaklı insanlar olmalarına vesile olmuştur. Kendisinden sonra da sözleri, tavrı ve ahlakı ile milyonlarca insanın eğitimine vesile olan Peygamberimiz (sav), çok hayırlı bir yol gösterici ve eğitici olmadı mı bugüne kadar?
Allah’ın habibi, iki cihanın serveri, âşıkların baş tacı, ulaşanların miracı, makamı Mahmut’un gerçek sahibi, dertlilerin sahibi, Hak yolcularının önderi. Senin kapına baş koyup da eli boş dönen bir kimseye rastlanmaz. Çünkü senin kapın varlık kapısıdır. Biz âcz ve yokluk içinde kıvrananlar senin kapına gelip varlık talep ederiz. Çünkü kölesinin esaret zincirlerini kırıp, ona ebedi hayatı bahşeden efendisin.
Sen, Ahmet’sin, Muhammed’sin, Mustafa’sın.
Sen on sekiz bin âlemin efendisi, gülüsün.
Allah’ın sevgilisi! “ levlâke levlâk “ hitabının muhatabı, hakikat incisinin sedefi, aşıkların mihrabı, züht ve takva ehlinin önderi, karanlıkları aydınlatan nur, âlemlerin yaratılmasının sebebi, kalplerimize tevhid meşalesinin nurlarını saçarak bizi zulmetten nura gark edensin.
Tevhidin sırat-ı müstakimi. Eşsiz sevgilinin en güzel, en sadık kulu ve hizmetkârısın...
Rabbim cümlemizi şefaatine nail eylesin. Âmin
Bu yazı toplam 572 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.