1. YAZARLAR

  2. Hakkı Balcı

  3. Genç Feryat…
Hakkı Balcı

Hakkı Balcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Genç Feryat…

A+A-
“Son iki yazı hakikaten güzeldi abi. Ve şu sonuca vardım. Harun Tüfekci’ye giydirerek bence boşa vakit kaybediyorsun.Herkes kimin ne olduğunu biliyor.Sen bu tarz yazılarınla bence daha makbule gecen işler yapıyorsun şürç-i lisan ettiysem affola” diyerek tarafıma eleştirisini yapan ismi bende saklı genç bir işadamımızın mail olarak attığı ilçe ekonomisine dair görüşlerini manidar buldum… Tashihini yapmadan kelimesi kelimesine sizlerle paylaşmak istedim… Buyurun efendim…
“Ekonomiden anlamam abi. Ticareti dededen babadan ne kadar görüp öğrendiysek çağın gerekliliği ile birlikte harmanlayarak uygulamaya çalışıyoruz.
Ekonomik politikalar ısınan ekonomiyi soğutmaya yönelik atılan adımlar. Aslında bir nebze doğru politika ama parası olan için. Yıllardır kredi odaklı uygulanan ekonomi bugün farklı bir kulvara kaydırıldı ve sıkıntı ciddi anlamda baş gösterdi.
Seydişehir ekonomisi, bütün il ve ilçelerde olduğu gibi hissedilir derecede durgun. Özelleştirme ile birlikte 1994 ve 2001 krizlerini pek hissetmeyen ilçe artık dünya ve ülke ekonomisinde ki her türlü olumsuzluğu anında hissetmeye başladı.
Etibank’ın ilçeye armağanı olan esnaf bolluğu bu olumsuzluklar pastasının çileği durumunda. Aslında şu an tüm esnaf bu olumsuz koşulların içerisinde bir de kendi kendine rekabette anormal tavırlar sergilemekte. Bu durum aslında hiç kendini hissettirmeyen sinsice esnafın ticari hayatını sonlandırmaktadır. Aslında insanlar farkına varmadan batıp gidiyorlar.
Bunlar herkesin bildiği ve konuştuğu şeyler. Hepimiz konuşuyoruz, eleştiriyoruz ve en sonunda gene olduğumuz yerde kalıyoruz.
İlçenin birlik bütünlüğü falan diyoruz ya artık biz o olaya hayal gözüyle bakıyoruz. İki şeçilmiş bir atanmış bir araya gelip memleket için faydalı konular konuşamayacağına göre onlardan bir nane de beklenmiyor artık. Bu durumu kabullendik, kabullendik ama ticaret odası ve esnaf odasının bu kadar pasif kalmasını hiç kabullenemedik.
Artık her yerde insanlar birleşme üzerine programlar hazırlarken,güç birliği anlaşmaları yaparak profesyonel şirketler oluştururken biz hala bu şehir nasıl gelişir ve esnaf nasıl kurtulur tartışması içerisindeyiz.Tamam tartışalım eleştirilelim eleştirilelim ama artık yeter abi harekete geçelim.Artık icraat yapalım.Ticaret odaları her yerde aya çıkarken bizim odaların en iyi yaptığı iş fuar gezdirmek.Bu kadar kalibresiz olunmaz yahu!!
BİM yada ADESE gibi dışardan gelip bu şehrin parasını dışarıya götüren firmalara karşı alınacak önlem olarak esnafın bunlardan alışveriş yapmaması gibi çözüm önerileri sunan zihniyetle bu işler yürümez. Daha ön görülü daha bilinçli bir organizasyon olmazsa,zaten ileride bunları düşünüp yapabilecek ne işletme kalacak ne de esnaf.
Bizi kurtaracak olan Manavgat’tan gelen yada üniversite değil. Tabi bunlar bizim ekonomik ivmemiz olacak tabi ki faydalı ama bizim kurtuluşumuz bunda değil. Dışa bağımlı olmaktan artık kendi potansiyelimizi faaliyete geçirmek lazım.
ÖRNEK: Seyit Harun gıda Ahmet Gülşen,üçpınar Market,Çalışkan market,ekici market,ünlü market…(isimler öylesine seçilmiştir)Bu 5 işletme bir araya geldiğinde devlet 250 bin geri dönüşümsüz para ve 250 bin sıfır faiz kredi veriyor.Bunları büyük ihtimal biliyorsunuzdur.Bu paralar bu işletmelere ciddi katkı sağlar ve her bölgede ADESE ve BİM tarzı marketler oluşturulabilir.Ciddi kampanyalarla halk bu işletmelere rahatlıkla sevk edilebilir.Bu işletmelerde ortaya çıkacak en önemli konu ise yetişmiş kalifiyeli insanların biraz kafasını kaldırıp dışarıya odaklanması olacaktır.Mesela dışarıdan alıp sattıkları salçayı kendileri üretmek isteyebilirler.Artık aklımıza ne gelebiliyorsa çok rahat maliyetsiz üretim programlarıyla bunlar faaliyete geçebilir.
Şehrin ön önemli problemi bence beyin göçünün önüne geçilememesidir. Bu kurulan işletmelere de burada okuttuğumuz ve üniversiteye gönderdiğimiz genç beyinlerimizi de bir nebze adapte ederek bununda önüne geçme şansımız var.
Şöyle etraflıca bir düşün abi.Piyasada bizim gibi genç kaç tane esnaf varsa bunların hepsi babadan kalma işleri olduğu içindir.Geneli de mecbur olduğu için memlekette kalmıştır.Son dönem kendi çabalarıyla ortaya çıkan yoktan var eden bir genç bir nesil yoktur.O yüzden bu özgüveni ve fırsatları,gençlerin önüne açmalıyız.
Yakın zamanda ticaret odası seçimi var. Ve yeni seçilecek kadro kesinlikle bir mutabakatla oluşturulmalı. MHP’nin adayı AK Parti’nin adayı muhabbeti tekrar dönecek olursa vay halimize. Gene kaybettik 3 yılımızı.
O yüzden sizlere de düşen köşelerinizden artık bunun gerekliliğinden bahsetmeniz olacaktır. Daha anlatılacak hayata geçirilecek bir çok konu var aklımızda. Bunları seninle oturup tartışmak ve senin sayende de kamu oyu oluşturmak isteriz.
Bu arada Mustafa abi ye çok üzüldük. Ona üzüldüğümüz kadar ortadan giden 20 milyona yakın paraya da üzüldük. Sonucunda para kaybedenlere ne yalan söyleyeyim acımıyorum. Kısa yoldan zenginlik anca böyle olur o da bu kadar olur. Üzüldüğüm bu paranın er yada geç Seydişehir ekonomisine vereceği zarardır.
Amacım takdir edilmek yada saygı duyulmasını sağlamak değil.Biz sizin elinizde büyüdük.Yaptığımız iki kıçı kırık işle şehrin hakimi de değiliz.Biz bu memleketi hakkaten seviyoruz ama para kazandığımız ve ekmek yediğimiz için daha çok seviyoruz.Gün olur bu memleket bizi beslemezse burada dakika durmayız.Durmazsın,kimse durmaz.Birileri seçim zamanı beni ziyaret etmiş etmemiş, her gün gelip çayımı içmiş benim hiç bir tarafımda olmaz.Biz onların takdiriyle değil sizlerin destekleriyle bu memleketi büyüteceğiz.
Abi lafı çok uzattım ama hakkaten çok doluyum bu konularda.Hakkını helal et.İyi aksamlar.Saygılar..”
Bu yazı toplam 249 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.