1. YAZARLAR

  2. Hakkı Balcı

  3. GENCE VER TALKINI, KENDİN YE SALKIMI…
Hakkı Balcı

Hakkı Balcı

Yazarın Tüm Yazıları >

GENCE VER TALKINI, KENDİN YE SALKIMI…

A+A-

“Ben 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Yazılarınızı fırsat buldukça okuyorum. Yazılarınızda sık sık “Gençlik nereye gidiyor?” türünden yakınmalarınız oluyor? Gençlik derken herhâlde lise ve üniversite öğrencilerini kastediyorsunuz. 
Bu durumda ben de nereye gittiğini çok merak ettiğiniz o grubun bir üyesiyim. Madem bu ülkede yaşayan insanları gençler ve yetişkinler olarak ikiye ayırdınız, ben de siz yetişkinlere bazı sorular sormak istiyorum. Bir köşe yazarı olarak gençlerin nereye gittiğinden çok, yetişkinlerin nerede durduğuyla ilgilenmeniz gerekmiyor mu?” 
Sevgili dostum Hüseyin Ali Kınanç bu liseli gencin mektubunu manidar bulup bendenize gönderdi araştırdım ki; Türkiye Gazetesi Yazarlarından Salih uyanın yayınladığı gençlik nereye gidiyor? sorusu ile gidişatın bütün kabahatini kendilerine yıkan 21 yaşındaki liseli hayali bir gencin serzenişi… Hatta isyanı….
Haklısın liseli arkadaşım…
Hem de dibine kadar…
Bu ülkenin başına “eşşek cığalını” getiren belaya sokan liseliler, sizler değil bizleriz… Neredeyse bir ömür harcayıp sınava hazırlanacaksınız, haysiyetsiz hırsız bir güruh sınav sorularını çalarak hayallerinizle birlikte geleceğinize çelme takacak yetişkinlerde gençlik nereye gidiyor-un hesabını lise öğrencilerine soracak… 
Seydişehir diliyle yalanı essah gibi konuşarak milleti aptal yerine koyacaklar, sonra da liseli gençlere atfen “siz asımın neslisiniz” deyip Atatürk’ün gençliğe hitabesinden medet umacaklar… 
Ekranlardan, sahnelerden cerahat saçan, ahlaksızlığın, edepsizliğin her türlüsünü alenen yapan güya sanatçılara ödüller veren, onlara övgüyle, şevkle, şehvetle bakan büyükler değil sanki liseli ergenler…
Haklısın üniversiteli arkadaşım… 
Kurandan, sünnetin gerçek manasından gençliği uzaklaştırıp cenaze evinde yemek yenir mi yenmez mi tartışmalarını din gibi yutturanlar, cilt cilt kendi dinlerini neşredenler, ekranlardan birbirlerine küfredenler, cennete götürecek seccadeleri satanlar yüzünü stresten sivilce kaplamış liseliler değil mi?  
Haklısın liselim…
Bakan sayısı kadar sistemi değiştiren daha bir sürü sisteme gebe sistemsizliğin mimarı sizler değilsiniz…
Üniversite okumuş nitelikli öğretmenleri sabilere, ümmilere  denetlettiren kendileri yan gel yat Osman, sonrada sistemsel bir şekilde eğitimi katleden sizler değilsiniz ki!
Düz yazıyı alabora edip, el yazısı ile bozduğumuz sistemi düzyazı ile tekrar tamir etmeye çalışanlar ergen liseliler değil mi?
Haklısın muammalar ülkesinin muamma liselisi genci;
Bizler gençliğe laf söylemeyi bırakıp  “Sizler bu ülkenin geleceğisiniz!” gibi klişe sloganlardan vazgeçmeliyiz. Çünkü bizler  bu ülkenin bugünüyüz ve yaşadığımız günü bile kurtaramazken, yarınları kurtarma işini niçin sizlere ihale ediyoruz? 
Sevgili edinen valiler, utanmaz, sıkılmaz, yalancı, popülist siyasetçiler… Deveyi hamudu ile götüren imtiyazlılar, vatana ihanet edenler sizler değil bizleriz…
29 ekim resepsiyonunda üstelikte yurt dışında Yunan mitolojisindeki tanrıça Helen kıyafetini giyen büyükelçi fen lisesinden, tanrı Zeus kıyafeti giyerek ülkesini dünyaya rezil eden katip Anadolu lisesinden değiller..
Biz Türkiye Büyük Millet Meclisinde birbirinize bariz küfürler edip tekme yumruk birbirinize girerken okul koridorlarında kavga eden öğrencileri disipline göndererek terbiye etmekte ne kadar etkili olabiliriz? 
Çok haklısınız gençler…
Bir yandan her türlü rezilliği özgürlük olarak sunan, cinsiyetsiz bir toplum özlemiyle yanıp tutuşan yazarların kitaplarını okurken, bir yandan ailenin öneminden bahsederek, aile hayatını yok sayan İstanbul sözleşmesine imza atanlar liseliler değil ki!
Finlandiya'nın kuruluşunu ve bataklıklar ülkesinden beyaz zambaklar ülkesine dönüşümünü anlatan beyaz zambaklar kitabını okuyarak ülkemizin içinde bulunduğu duruma çareler arayan büyüklerimiz liseli gençlere yönelik ecdat, vatan, millet, İslam sevgisini aşılayacak kaç kitabımız var ki gençliğin nereye gittiğini sorma hakkımız olsun?
Çok haklısınız gençler;
Dedelerimizin hiçbir emanetine sahip çıkamayan bizler, yarınları emanet edeceğimiz gençlikten beklentimiz kırık dökük olmaz mıydı? 
Evet, Yerden Göğe kadar haklısınız gençler;
Hülasası;
Geçmişini unutturduğunuz bir nesle, gelecekten ödev vermeyi aramızda bile “Yeni nesil şöyle, yeni nesil böyle!” diye konuşup durmayı bırakmalıyız artık! 
“Senin yaşında Fatih İstanbul’u fethetmişti!” diyerek demagoji yapmayı! 
Babanızın II. Murat hocanızın da Akşamseddin olmadığını, İstanbul’un da Fatihin İstanbul olmadığını bilmeliyiz artık… 
GÜNÜN SÖZÜ YAZININ ÖZÜ
“Başımıza bir gelecek var…”

Bu yazı toplam 1858 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.