1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Gençlerimize CHP’yle ilgili önemli uyarılar!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Gençlerimize CHP’yle ilgili önemli uyarılar!

A+A-

Hitabım; gençliğimize! Bir kısmının farkında olmadığını tahmin ettiğim tehdide ilişkin bilgilendirmede bulunmayı kendime vazife addediyorum. Rabbimin takdir ettiği ömür sayfalarımdan 50 koca yılı geride bıraktım. Geçmişte yaşanan bazı örnekleri sizlere ileterek zikri geçen tehdidin boyutu konusunda uyarmak ve uyandırmak istiyorum.

Nereden başlayacağım bilemiyorum ki!

Bizzat yaşadığım 25 yıl öncesinin zulmünü anlatarak işe başlayayım. Üniversite tahsili amacıyla Mısır’ın başkenti Kahire’ye gitmiştim. El-Ezher Üniversitesi’nin Hadis bölümüne kaydımı yaptırmış, kendimi derslerime vermiştim. Fakat o yıllarda devletimizin acımasız pençeleriyle bizleri yıpratacağını hiç düşünmemiştim. Çok sayıda arkadaşımın başına gelen devlet merkezli yıldırma politikası benim de başıma gelmiş, sudan bahanelerle resmi öğrenciliğim iptal edilmişti. Okul nezdinde böyle bir sorun olmadığı halde, TC makamlarının o günkü emanetçileri marifetiyle; Tefsir, Hadis, Akaid vb. ilimleri almak amacıyla memleketinden kilometrelerce uzakta ailelerinin kısıtlı imkanlarıyla okumak için çabalayan gençlere engel olma uğruna akla zarar uygulamalarla hayatı bizlere zindan etmekteydiler. Okul, ekstern öğretim veriyor, derslere devam zorunluluğu olmadığı için yaz tatili dönüşünde ülkemizden Mısır’a eylülde değil de örneğin kasımda dönüyorduk ki ailelerimizin ekonomik açıdan iki ay da olsa nefes almalarını sağlayabilelim. Varışta TC Kahire Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliğine bilgi vermek zorundaydık. Kasım’da bildirim verdikten sonra iki ay kadar geç dönüşü bahane edip hemen resmi öğrencilik işlemlerimizi iptal ederek bizi yeniden TC Milli Eğitim Bakanlığı’na başvuruda bulunmaya sevk ediyorlardı. Herbiri ayrı macera olan onlarca evrağı toplayana değin neredeyse 2 ay geçiyor, kendimizi derslerimize veremiyorduk. Tabi bu süreçte elçilik yemiyor, içmiyor sözde resmi öğrenciliği iptal edilen kişiye ilişkin askerlik şubesine yazı yollayıp kişinin öğrenci olmadığını beyan edip hemen askere alınması için bir nevi şubelerde baskı oluşturuyorlardı. Biz orada evrak işlemleriyle uğraşırken burada da askerlik şubesi ailelerimizle irtibata geçerek Mısır’da öğrenci olmadığımıza işaret ederek yoklama kaçağı olarak arandığımızı beyan etmekteydiler. Duruma ilişkin ailem beni aramış, çevrilen dümenleri anlatarak yüreklerine su serpmiştim.

İşin trajikomik yanı; üç ya da dört ay sonra aslında hiç iptal edilmeyen ama yeniden tanınan resmi öğrenciliğimizin kabul edildiğine (!) ilişkin evrağı alırken iptal ettikleri öğrenciliğimizin tüm kodları ve rakamları hiç oynanmamış olarak bize takdim ediliyor ve yapılan bu yüzsüzlüğü saklama gereği dahi duymuyorlardı.

O dönemlerde, şu anda ağzından dürüstlüğü (!) hiç düşürmeyen CHP zihniyetinin uzantıları iktidardaydı.

Bu, başımdan geçen basit bir örnek...

Gençler! O yıllarda şu an CHP’nin aklınca gizleyerek canhıraş savunduğu HDP’nin dağda ki uzantıları hemen her gün, hassaten doğu ve güneydoğu’da çoluk çocuk demeksizin binlerce masum insanımızı ve askerimizi acımasızca katletmekteydiler.

Bırakın bunların ağızlarına yamadıkları özgürlük ve demokrası çığırtkanlıklarını!

Görevden alınan, teröre destekleri hiç şüphe götürmeyen belediye başkanları ile kodeste ki Selahattin Demirtaş’a özgürlük için bas bas bağıran CHP’lilerin olan biteni bilmemesi mantıklı geliyor mu size?

Şu an doğu ve güneydoğu’da terörden ölüm haberlerinin asgariye düşmesi AK Parti’nin uyguladığı akılcı politikalar ve önlemler sayesinde gerçekleşti.

Yerel imkanlarla geliştirilerek TSK’nın emrine sunulan SİHA ve İHA’larımızın aşağılanmaya ve itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ve başrolünde CHP’nin olduğunu iyi düşünün gençler!

Çözülmesi gereken küresel bir salgın tehdidi, alçak idareye sahip islam ülkelerinin iki yüzlü idarecileri gibi onca sorun varken CHP ve yandaşlarının hapiste ki terör destekçilerine yönelik demeç üstüne demeç vermeleri zihninizi bulandırmıyor mu?

Sınır ötesine onca asker gönderdiğimiz halde gelen şehit haberlerinin katbekat fazlasının o yıllarda kendi sınırlarımız içerisinde gerçekleştiğini duydukça kahroluyorduk.

Doğu’ya yolculuk etmek o yıllarda yürek isterdi. Malatya’dan, Şanlıurfa’dan ötesi iki bilinmeyenli denklem gibiydi.

Ya sağ çıkacaksın ya da öleceksin!

Gençler! Ne derlerse desinler, asla kanmayın ve inanmayın. Hedefe ulaşana kadar cana yakın, samimi pozlar verecekler. Camilerimizde görünecekler. İftar sofralarına iştirak edecekler. Başörtüsünü kutsayacaklar.

Yaşıtlarım ve büyüklerim iyi hatırlarlar. Bunların bir vekili vardı: Önder Sav…

Bakar mısınız, o yıllarda bir vatandaşla diyaloguna!

Mustafa Dayı: “Ben hacca gideceğim.” Sav: “Hacıya mı, ne hacısı ya?” Mustafa Dayı: “Evet…” Önder Sav: “Araplara para kaptıracaksın.” Mustafa Dayı: “Niye, yani yaşım seksene geliyor.” Önder Sav: “Bakarsın Muhammed bırakmaz seni, buraya göndermez, onun için sen yine şey yapma.” Mustafa Dayı: “İyi neydelim, dünyanın işleri böyle.”

Gençler! CHP ve yanında uydu olmaya müsait medet uman yeni particiklerin oyunlarına karşı lütfen uyanık olun. Bunların dinimize bakışlarında asla değişme olmaz.

Ülkemizde ağzı içki kokmayan, dilinden Allah kelamı eksik olmayan, diğerlerince türlü inandırıcı kılıflara, türlü algılarla atılan iftiralara rağmen dimdik ayakta kalan adam gibi başkanımız var.

Kıymetini bilelim

Bu yazı toplam 1666 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.