1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÖZER

  3. Gençliğin Teknoloji ile İmtihanı
Ahmet ÖZER

Ahmet ÖZER

Yazarın Tüm Yazıları >

Gençliğin Teknoloji ile İmtihanı

A+A-

90'lı yılların başında evlerine ve iş yerlerine sabit telefon bağlatmak isteyen insanlar aylarca beklediği günlerden bugün ilkokul çağındaki çocuklarımızın en kaliteli akıllı telefonlar kullanır duruma geldi.

Teknolojinin elbette doğru ve yerinde kullanıldığı zaman çok büyük bir nimet olduğu ancak doğru kullanılmadığı zaman bir musibete yol açtığı bir gerçektir.

Türkiye teknolojiye ayak uydurmada dünyanın en gelişmiş ülkeleri ile yarışır duruma geldi. TÜİK 2016 yılı verilerine göre Sabit telefon abone sayısı 11.25 milyon, Cep telefonu abone sayısı 73.5 milyon, İnternet abone sayısı 55 milyon, Akıllı telefon sayısı ise 41.5 milyondur bu verilere baktığımızda Türkiye nüfusunun % 90 cep telefonu abonesi buda teknolojiye bağımlı olduğumuz bu bağımlılığımız da özellikle genç nüfusumuz üzerinde olumsuz sonuçlara sebep olmaktadır.

Bu bağımlılığın insanlar üzerinde oluşturduğu hastalık ve psikolojik sorunlar hakkında bir çok uzman uyarmaktadır.  Uzmanların uyarılarından bazıları sosyal hayat içerisindeki diyalog ve yüz yüze iletişimi olumsuz etkilediği de söylenebilir. Okullarda, cafelerde, eğitim merkezlerinde, hastanelerde, kütüphanelerde, eğlence merkezlerinde ve tabi ki evlerde. Özellikle çocuklar ve genç neslin sosyal hayatları incelendiğinde, karşılaşılan değişim bu yöndeki araştırmaların başlamasına neden olmuştur.

Araştırmaların temel amacı, teknolojinin ortaya çıkardığı ve hızla yaygınlaşmayı başaran internet kullanımı, sosyal paylaşım siteleri, akıllı cep telefonları, online oyunlar gibi teknolojiye bağımlı kalınmasına neden olan faktörlerin genç nesil ve çocuk psikolojisi üzerindeki olumlu ya da olumsuz etkilerinin değerlendirilmesidir. Bu araştırma aile bireylerini de kapsamaktadır. Değişen yaşantıların ortaya çıkardığı zıtlıklar karşısında, anne ve babalar da zaman zaman endişelenmektedir.

Bu konular üzerine yapılan araştırmalar çoğunlukla yetişkinlere yetersiz gelmektedir. Oysa uzmanlar ve araştırmacılar teknolojinin sosyal hayata zararları konusunu, her geçen gün daha büyük çaplarda değerlendirerek toplumu bilgilendirmektedirler. Özellikle şiddet ve cinsel içerikli video görüntüleri ve oyunların insan psikolojine yol açtığı zararları tartışmak bile yersizdir.

Hiçbir eğitici özellik taşımayan bu videoların beynin çalışmasını yavaşlattığı ve zihinsel düşüncelerde donuklaşmaya neden olduğu belirtilmektedir. Aynı zamanda şiddet içeren videoların çocukların gelişimini olumsuz yönde etkilediği ve ilerleyen yaşlarda sosyal hayatlarında agresif ve gergin tutumlar sergilediği yapılan araştırmaların sonuçlarından biridir.

Bu gibi oyunların bağımlılık yaptığı herkes tarafından bilinir. Uzun süre şiddet içerikli oyunların oynanması zamanla oyundaki kahraman ile oynayan kişinin karakterlerinde özdeşleşmeye neden olmaktadır. Yine bu durum empati duygusunun azalmasına sebep olmaktadır.

Artık teknoloji olmadan dünya üzerinde bir yaşam belirtisi meydana getirmemiz imkansız gibi ancak teknolojinin sosyal hayata zarar verecek derecede aşırı ve yanlış kullanımı çocukların ve gençlerin rutin hayatlarını felç etmektedir. Okullardaki başarısızlık oranları yükselmekte, derslere ve öğrenmeye merak duygusu azalmakta ve maalesef iletişim bozukluğu artmaktadır.

İnternetin hızla yaygınlaşması insanların sosyal hayattan kopmalarına neden olmaktadır. Kendisini yalnız hisseden birçok kişi internette bulunan arkadaşlık sitelerine yönelmektedir. Hatta internet ortamı öyle bir hal aldı ki, flörtler, evlilikler, ayrılıklar hepsi internet dünyasının sanal aleminde yaşanmaya başlamaktadır. Daha da ilerletirsek şu sonuçlara ulaşıyoruz. Ailelerde kaç birey varsa neredeyse o kadar bilgisayar ya da tablet mevcuttur. Sosyal hayatı bırakın bir kenara aile içi hayata ve iletişime bile büyük ölçüde teknolojinin zarar verdiğine şahit olmaktayız.

Son günler de görsel ve yazılı basında sosyal medya üzerinden çocuklara karşı işlenen suçlardaki artış ile ilgili haberlerin sık sık tekrarlanması bu konunun ne kadar önemli olduğunu ailelerin çocuklarını bu ortamdan uzaklaştıramıyorsa kontrol altına alması gerektiğini gösteriyor.

Sosyal medyanın sanal bir ortam olduğu bu ortamda bulunan insanların bir çoğu sahte hesap ve sahte profil resimlerle özellikle küçük yaşta çocuklara tuzak kurmaktadır. Terör örgütleri, Uyuşturucu baronları ve Fuhuş şebekleri bur ortamlarda kendilerine eleman temin etmektedir. Onun içinde Aile ler çocuklarını sosyal ortamlardan uzak tutması yada kontrol altına alması gerekmektedir.

Geleceğimiz tehdit altında bunu önlemekte bizlere düşmektedir!

Bu yazı toplam 436 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.