1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Gerçekleri Ters Yüz Edenler
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Gerçekleri Ters Yüz Edenler

A+A-
Önce şunu belirleyelim.
Aydın kime denir?
Herkes aydın olabilir mi ?
Bence hayır…
Aydın, doğru bildikleri için mücadele edendir.
Ancak ne yazık ki, aydın bildiğimiz kişiler, fırıldak gibi dönüyor. Dün” siyah” dedikleri şeylere, işine geldiği zaman” beyaz” demektedirler.
Mesela 12 Eylül referandumu için Persilvanya’da yaşayan zatın “Bu demokrasi için gereklidir. Oy verilmelidir” dediği zaman, bir kısım insanlar buna alkış tutarken, bir kısım insanlar “Ne demek, demokrasi ile dinin yan yana olması nasıl olacak” diye eleştiriyordu.
Yaklaşık 10-1 2 yıl önce yerel bir gazetede yazdığım bir yazıdan çok sıkıntı duymuş, internetten bu yazımı kaldırmıştık. Gazetenin santralı kilitlenmiş, tehdit edilmiştim. Şimdi o kişiler farklı biçimde görüş bildiriyorlar.
Çıkarları için kimlik, kişilik, fikir değiştirenler, bir toplum için en büyük talihsizliktir. İlkesiz omurgasız yüzsüz tipler için önemli olan kişisel çıkarlardır. Bu tipler kötülerin dostlarıdır.
Kitlelerin uyuşturulmasında öncü rol oynayan bu tipler; kendilerini millet veya halk sözcüsü-vekili-temsilcisi diye tanımlıyorlar. Günümüz insanı, teknolojik gelişmeler yanında mistik dünyaya da yönelmiştir. Bu gerçeği herkes dile getirmeye çalışır. Ancak alternatif oluşturma da zorluk yaşarlar. Kimileri bireysel, kimileri grup olarak hareket ederler. Bazı kişiler ve gruplar ise duyarlı görünüp duyarsızlıklarını çıkarları için devam ettirirler. Bilgi Çağında bilgisizlik ve çaresizlik nedeniyle işbirlikçilik moda olmuştur.
Aydın mı yoksa kimliksizleşen aydınlar mı var, sorusu soruluyor. Kriterlerin başında, küresel sermaye ve örtülü derin dünya örgütlerin icazeti gelmektedir.
Aydınların gaflet ve hıyaneti; aydınlardaki ideolojik körlükten ileri gelmektedir. Bilim adamı ve sorumluluğunu yitirmiş akademisyenler, kaosa giden yolları döşemektedirler.
Dönek Aydınlar ve Diplomalı cahiller kafa karıştırmaktadır. Beynin biyolojik ve sosyolojik ritmi bozulmuş, siyasi irade felç edilmiş ve biyolojik saldırı hazırlığı yapılarak Psikolojik Savaş her alanda her şekilde kural tanımaksızın uygulanmaktadır. Kimliksizlere dikkat etmek gerekir. İnsan ve toplum üzerinde zihin operasyonları ile kitlesel zihin çökertme silahı kullanılmaktadır. Bu sayede gerçekler ters- yüz edilmektedir. Hepimiz uyanık olmalıyız ve olayları akli selim ve doğru görmemiz gerekir.
Dinleme merakı insanları sarmalamıştır. İstihbarat sistemlerinin şifreleri elinde olan küresel güç dünyayı dinliyor. Terörün yeni silahı internettir ve siber savaş her alanda sürdürülmektedir.
Tele kulak ve medya-siyaset-yargı iç içe olmuştur. Korku ülkesi algısı, kitlelerde oluşmuştur.
Beyin avcıları işbaşındadır. Yabancılar uzman, gazeteci, danışman, iş adamı akademisyen kimlikleriyle Türkiye'yi mesken tutmuşlardır. Provokasyonlarını kamu görevlisi kimlikleriyle örtülü bir şekilde rahatlıkla yapar hale gelmiştir.Türkiye ve Ortadoğu; casuslar savaşı arenasıdır. Bölge kaosa sokulmuştur. Kaostan kozmosa stratejisi işlemektedir. Bölge ülke lider ve kadroları, figüranlığı kabul etmiş rollerini oynamaktadırlar.
Muhbirlik, gizli tanıklık; nemalanma ve takdir edilme kimliğine dönüşmüştür. Propaganda, reklam ve siyaset; güç, servet ve şöhret aracıdır.Asimetrik psikolojik savaş yürütülürken, Kontrollü Gerilim Stratejisi uygulanmaktadır.Propaganda neden ve kime karşı yapılır? Kim, neden, niçin, kime düşmanlık içindedir? Halkın bilinçlenmesini önlemek sürüleşmesini sağlamak için yapılır. Onun için halkın uyanık olması, “At gözlükleri” atılmalıdır ve olayları akli-selim değerlendirmek gerekir.



 
Bu yazı toplam 68 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.