1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3.                                  Göbeğini Kaşıyan Adamdan Gelen  Mektup   
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

                                 Göbeğini Kaşıyan Adamdan Gelen  Mektup   

A+A-

Değerli okurlar, dün aldığım bir iletiyi sizinle paylaşmak istiyorum. İleti şöyle başlıyor: “Hocam! Ben göbeğini kaşıyan adam. Dolar, Euro çok yükseldi, fiyatlar arttı. Ben de bu nedenle dün akşam, bu seçimde Erdoğan’dan vazgeçip Millet ittifakına oy vermeye karar verdim. Sonrada her zaman yaptığım gibi, makarnamı yedim ve göbeğimi kaşıyarak uyudum. 
       Uykumun en derin anında acayip bir rüya gördüm. Rüyamda 24 Haziran başkanlık seçimleri 2. Tura kalmış. 8 Temmuzdaki seçimlerde,  Erdoğan’la, birinci turda en fazla oy alan  Muharrem İnce yarışmaya girmiş;  İnce, bu turda Saadetin, İyi Partinin, HDP nin, bazı örgüt ve devletlerin  gizli desteği ile 100 oy farkla seçimi kazanmış.
      Sonuçlar açıklanır açıklanmaz ilk kutlamayı Kandildeki  pkk’lılar,  havai fişekler patlatarak yaptılar. ABD, Avrupa ve İsrail’de çılgın gösteriler yapılıyordu. Trump,  “Osmanlı Rüyası sona erdi” dedi. Abd deki terörist başı, “Otoriteden izin almadan Türkiye’yi yöneltmeye kalkanların akıbeti feci olur…” buyurdu. Londra’dan, Paris’ten, Berlin’den, Şam’dan, Mekke’den,  zafer şarkıları yükseldi. Dünyanın her tarafından duyuldu bu gulguleler. Saadetçiler mevlit okuttular Kocatepe camiinde. Asiltürk; “Milli Görüşçü olmadan kimse bu ülkeyi yönetemez. Çoluk çocuk 15 senedir sadece yol yaptı, köprü yaptı, eğitime, sağlığa para harcadı yerli silahları, iletişimi ve ulaşımı geliştirdi. Lakin Milli Görüş gömleği giymeden yapılan Hizmetlerin hepsi batıldır. Bu nedenle bu hizmetlerin hiç kıymeti harbiyesi yoktur. Erdoğan’ın gitmesi çok güzel oldu. Bu zafer bizimdir…” Dedi. Netenyahu,  ”Bize Kim ONE MİNUTE “ çeker sonu böyle olur”  dedi. Ardından ekledi, “Osmanlıymış, Hz Ömer’miş, Yavuzmuş, adaletmiş…”  bunların devrinin bitmediğini iddia edenler Erdoğan’ın akıbetine iyi bakmalı…” Rusya’dan, Çin’den, batıdan, müstağriplerden, kahkahalar;  mazlum coğrafyalardan, (Arakandan, somaliden, filistinden, Iraktan, yemenden, Mülteci çadırlarından, garip gurabanın evlerinden, Afrika’dan, Avrupa'da  devlet   desteği ile özgürlükleri  örgütler tarafından kısıtlanana gurbetçilerin evlerinden)  ahlar vahlar yükseldi.
       Rüyam bitmemişti henüz. 4 partinin desteği ile başkanlığa oturan M. İnce 5-6 ay içinde dövizi, altını, enflasyonu fırlatmayı başarmış, bunun üzerine bu gidişata dur demek için 3. Hava limanı, Çanakkale köprüsü inşaatlarını ve Kanal İstanbul projesinin ön çalışmalarını durdurma kararı vermişti. Ayrıca Muharrem Başkan, Batıyı eleştiren Osmanlıyı, Selçukluyu anlatan dizilere (Diriliş…)   derhal durdurma kararı verdi. İHL’ lere katsayı uygulaması başlattı. Kamuda başörtülü, sakallı çalışanları çok sert uyardı. Hapisteki örgüt mensuplarına af çıkarabileceğini bildirdi. Türk Ordusuna Afrin’den, Elbab’tan çekilme emri verdi. Profesyonel ordu sisteminden dönüleceğini, yerli milli silahların Nato standartlarına uymadığı için üretilmeyeceğini söyledi. Yerli Araba projesini de rantabl olmadığını söyleyerek askıya aldı. Ama hiçbir şey kötü gidişatı değiştirmedi.  
             Başkanlık seçimlerinde desteklerine karşı İnce’ye bakan veren Saadet, İyi Parti ve HDP temsilcileri, başkandan istediklerini tam alamayınca; CHP de bu partilere fazla imkanlar verildiğini öne sürünce hepsi beraber başkan İnce’den randevu talep ettiler. Külliye ’de yapılan hararetli tartışmalar neticesinde Başkan İnce, Bu dörtlüye kızarak; “İstekleriniz Anayasaya aykırı, yerine getirilmesi mümkün olmayan şeyler, alın şu anayasayı iyi okuyun!” diyerek yeni anayasa kitapçığını onlara fırlattı. Bunun üzerine liderlerin hepsi birden toplantıyı terk edip basının karşısına geçtiler ve “sayın başkan bize karşı devlet adabına uymayacak bir tarzda davrandı, bize anayasa kitapçığını fırlattı. Bu böyle gitmez…” diye demeçler verdiler. Ülke tıpkı Ecevit zamanındaki gibi tepe taklak oldu. Üç beş banka battı. Faizler yüzde 500 lere çıktı. Döviz bir günde yüzde yüz arttı. Gözler hemen ABD ye Dünya bankasına ve Kemal Dervişgillere çevrildi…” Tam bu sırada ben kan ter içinde uykudan uyandım. “Rabbim! Kabusmuş, iyi ki gerçek değilmiş” dedim.  Ve Tam vazgeçmek üzere olduğum “Göbeğini kaşıyanlar” sınıfına geri döndüm..."
 

Bu yazı toplam 501 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.