1. YAZARLAR

  2. Selma DEMİREL

  3. GÖKLERDEN GELEN BİR KARAR VARDIR
Selma DEMİREL

Selma DEMİREL

Yazarın Tüm Yazıları >

GÖKLERDEN GELEN BİR KARAR VARDIR

A+A-

Tarihten yola çıkarak çok önemli bir kaç hadiseyi hatırlayalım.
Bu hadiseler; bize “ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır “mısrasını çok iyi anlatmaktadır.
İlk olarak Osmanlı son padişahlarından V.Murat’ tan bahsedelim.
V.Murat batı yanlısı bir padişahtı ve batının Türkiye’deki çok önemli bir silahıydı. Çok önemli projeler yapmak için Türkiye’de hükümranlık sürmesi planlanıyordu.
Peki ne oldu dersiniz?
Gökten bir karar geldi.
Kendisine süikast düzenleneceği ve öldürüleceği haberini aldı. V. Murat bu haberi duyunca akli melekelerini kaybetti ve Osmanlı’nın başına geçemedi.
Bu ne demek?
Kaç yıllık plan yerle bir oldu demek. Türkiye üzerindeki kötü emellerine ulaşamadılar demek.
Peki daha sonra ne oldu ,bu gökten gelen karar bitti mi bitmedi .
Sonra siyasete ve padişahlığa hevesi olmayan okur çizer ,kendini iyi yetiştirmiş
Serdarı Hakan Abdülhamit Han’ımız tahta geçti. İlk başlarda o keskin siyasi zekasıyla bir üç yıl kadar üstündeki baskıyı, istekleri idare etti ve bu üç yılın sonunda bütün hakimiyeti ele geçirdi. Kendi siyasetini uygular oldu. Bu da demek oluyor ki 33 yıl kötü insanların ülkemiz üzerindeki kötü düşüncelerini hayallerini durdurdu ve engelledi.Tabi sonu hazin ama bu 33 yıl ülkemizdeki gelişmeler bakımından gelinen nokta bakımından çok önemli.
Biz dışarıdan eğitime gelen öğrenci alırken eğitime dışarıya giden bir ülke olduk.Biz çok önemli ilim ve bilim adamlarına sahipken onları dışarıya kaptırır olduk.Biz elimizdekileri görmeden geliştirmeden çözümü batıdaki eğitimde, onların uyguladığı politikalarda ,onların eğitiminde aradık.
Şimdi herkes hani sorguluyor ya;
Eğitim neden bu halde?
Türkiye’nin eğitim sistemi iyi değil.
Önce eğitimi bir düzeltsinler.
Bu lafları söylemek için geç kaldık.
Bunları yıllar öncesinden batıya eğitimimizi altın kutuda sunmadan önce,eğitimimizi sizin kurallara göre yenileyelim demeden önce düşünmeli ve bu eğitim sorununu tespit edip ona göre teçhizatlı ve tedbirli olmalıydık.Şimdilerde tıp ,hukuk vs gibi bölümler çok önemli ve yüksek yerler olarak görünüyor ki zaten de öyle. Buna bir sözüm ve itirazım yok ama öğretmen ,hoca yetiştiren fakülteler değersiz gösterilmeye başlandı.Bunu herkesin görmesi lazım. En önemli mesleklerden biri olan öğretmenlik şu an insanların gözünde sıradan bir bölüm ve isteyen çoğu insanın gidebileceği bir fakülte olması şeklinde bir algı oluşturuldu.Oysa en titiz alım yapılması gereken fakültelerden biri öğretmenliktir. Çünkü öğretmenler bir nesli yetiştiriyor. Onları hayata hazırlıyor.
Öğretmen kaliteli olmayınca öğrenci nasıl kaliteli olsun ,öğrenci kaliteli olmayınca nesil nasıl kaliteli olsun ,nesil kaliteli olmayınca eğitim sistemi ve ülke sistemi nasıl kaliteli olsun.Tabi bunlar biz bittik düzelemeyiz demek mi? Tabi ki de hayır.Sadece kafamızı bu düşünceler fikirler üzerine yormamız ve yol haritamızı bir gözden geçirmemiz gerek. Bunun için de şu üç grup insanı öğrenmeli ve bilmeliyiz .Üç grup beyin vardır. Toplumca bunlardan hangisiyiz onu anlamalı ona göre kendimizi düzeltmeliyiz. Bu üç beyinden birincisi küçük beyinliler. Bunlar kişileri konuşur,onları eleştirir ve kendi hayatlarını yaşamak yerine sürekli onların hayatlarıyla meşgul olurlar. İkincisi olan orta beyinliler olayları konuşur. Bunlar küçük beyinlilere göre biraz daha gelişmiş ve iyi durumdadırlar ama ülkemiz için tam olarak böyle insanlar da çare değildir.Üçüncüsü ise büyük beyinlilerdir. Bunlar da fikirleri konuşur ,çözüm yollarını tartışırlar. İşte tam da ihtiyacımız olan insan şekli budur.Fikirleri üzerine kafa yoran insanlar, fikirleriyle çözüm yolu bulan insanlar. Bizler kişileri ,onların eksiklerini ve hayatlarını konuşmayı bırakıp fikirlerimizi çözümlerimizi konuşan bir toplum olmalıyız. Eğer böyle yaparsak gökten karar da gelir yardım da.
Çok büyük bir oyunun içindeyiz ama biz her zaman göklerden gelecek kararı beklemekte olacağız.
Rabbim yardımcımız olsun.
Vesselam.

Bu yazı toplam 872 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar