1. YAZARLAR

  2. Kadir İYİANLAR

  3. Görevlerini Layıkıyla Yerine Getiremeyenler, Koltukları Terketmeli..
Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Görevlerini Layıkıyla Yerine Getiremeyenler, Koltukları Terketmeli..

A+A-

Bitik, hedefi olmayan her kim olursa olsun oturduğu makam, ağır gelir, yükü kaldıramaz, ya makamında ben duymadı mı görmedi mi oynar. Ya da konuşur, konuştukça batar kırabildiğince pot kırar, Vatandaş sözlerine itibar etmez, dinler ve ne komik insan der, güler geçer.

İster siyasetçi, ister bürokrat isterse sokaktaki vatandaş..

Devlet milletine, bürokrat görevine, vatandaş da ailesine oldukça duyarlı olmalıdır.

Herkes görevini layıkıyla yapmalı ki, huzur ve adalet tecelli etsin. Oy atan vatandaş tercihinde, görev verilen bürokrat amme hizmetinde, Siyasetçi yönetiminde adil, dürüst, cesaretli ve her durumda vatanına, milletine sadık olmalı, ağzından çıkan cümleleri seçerek kullanmalıdır.

Çıkarılan yasalar, uygulanan hükümler, verilen kararlar sonuç itibariyle Vatandaşın gönlünde kabul görmüyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir.

Bu yanlışı düzeltmekte iktidarın ve iktidarın yetki verdiği bürokrasinin elindedir.

Yüzlerce, yönetmelik çıkarılmaktadır, dolandırıcı dolandırmaya, sahte ürün satmaya, apartman altı tezgahlarda üretim yapmaya, kaçakçı kaçakçılığa son hızla devam etmektedir.

Her gün haberlerde onlarca ürüne yapılan hileler anlatılmaktadır.

Denetim yoksa, sahtekarlar hak ettikleri cezalara çarptırılamıyorsa, yasal olarak evet ancak vatandaşın gönlünde yönetmeliklerin hiçbir değeri yoktur.

Çünkü yönetmelik olmadan da bu vatandaş kazıklanıyordu, yönetmelik çıktıktan sonra da bu vatandaş kazıklanmaya devam ediyor.

Piyasalarda yüzlerce ucuz Çin malı üründe insan sağlığına zararlı maddeler varsa, BİLİNDİĞİ HALDE birileri bunun yurda girişine müsaade ediyor, ya da kaçak sokulmasına göz yumuyorsa bu işte de bir tuhaflık var demektir.

Vatandaşa şu oyuncağı almayın, şu ayakkabıyı giymeyin demekle sorumluluktan kurtulunmaz.

Bulunduğu makamda iç hesaplaşma yapmayan, kendini dev aynasında gören, benim… benim diyen ister siyasetçi, ister mülki amir, ister Belediye Başkanı, isterse sokaktaki vatandaş kaybetmeye mahkumdur. Bu dünyada olmasa da öbür tarafta hesabını verecektir.

Ayrıca her kim olursa olsun ağzından çıkan kelama dikkat edecek. İnsan ağzından çıkan kelamdan da sorumludur. Bulunduğu makamın geçici sorumluluk makamı olduğunu unutur verdiği sözler yerine getirilmezse itibar sıfıra iner.

Edilen kelamın 10’undan 2 si değerli olsa bile arada kaynar gider. Çünkü vatandaş biliyordur ki, 8 sözünü tutmayan 2 sini de tutmaz.

Gündeme yeniden idam tartışmaları geldi. 15 Temmuz sonrası bunlara en ağır cezayı vereceğiz, halkımız isterse idam cezasını da getireceğiz, Avrupa işine baksın diyenler, bir müddet sonra idam sözünü dillerinden çıkardılar. Yargılamalar başladı. Yeniden gündeme idam cezası geldi.

Başbakan her zaman ki gibi referandumdan sonra bakarız diyor.

Baksanız ne olur, bakmasanız ne olur.

O iş biteli çok oldu.

Burada 15 Temmuz sonrası yazdığım yazılarımda bu Meclis bir an önce idam kararını almalı, yoksa şehitlerimizin yükünü omuzlarımızda taşıyamayız demiştim.

Sayın Cumhurbaşkanı’mız Tayyip Erdoğan Beyefendi her miting de, bu Meclis idam kararını çıkartır önüme gelirse tereddütsüz imzalarım diye bas bas haykırdı.

Sonuç, bu vatan hainleri yaptıklarının cezasını en ağır şekilde çekecek diyenlerin sözlerini yerine getirmemeleri dolayısıyla bu milletin beslemesi oldular.

Cezaevlerinde paşalar gibi yatıyorlar, bu milletin vergileriyle de paşa paşa besleniyorlar.

Bunun vebali bu dünyada da ahirette de ödenemez.

Sadece 15 temmuz değil, her türlü terör saldırısında şehit olan, gazi olan kardeşlerimizin yetimlerinin vebali de ödenemez.

İş işten geçti, bundan sonra idam çıksa ne olur, çıkmasa ne olur?

Vatan hainlerine, vatandaşa kurşun sıkan eşkıyaya, havadan bombalayan, kurşun yağdıran imansıza uygulanamayacak olduktan sonra.

Bunun vebali benim senin üzerine değil, hani şu çok övdükleri bugün ki değiştirilmek üzere anayasa değişikliği gündemde olan Meclis var ya, onun üzerinedir.

Özellikle de bu vebal, Sayın Başbakan ve Hükümetindir.

Bugün hainler Mahkeme salonlarında iyi ki yaptım gene olsa gene yaparım diyorlarsa, bir gecede bitirilecek işi bitirmeyenlerin kendilerine verdiği cesaretle bunu gözümüzün içine baka baka söyleyebiliyorlar.

Son olarak anlamadığım da birileri sanki yaşananlardan ve vatan hainlerinin beslemeliğinden hiç sorumluluğu yokmuş gibi Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu Beyefendiyi parlatıp, bir sonraki döneme hazırlıyorlar gibi geliyor bana..

Gerçekten adaletin tecellisi olsa, o koltuklarda biri bile oturamaz.

Bu yazı toplam 433 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum