1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Görmesek yaşamasak inanmazdık
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Görmesek yaşamasak inanmazdık

A+A-

İnsanoğlu nisyan ile malüldür. Bu sebeple bizler ara sıra, gerek yakın gerekse uzak tarihe dönüp bir bakmalıyız. Böylece dünü bu günle kıyaslamış, mazinin şartları ile bu günün imkânlarını tartmış, nerden nereye geldiğimizi  anlamış oluruz.

2020 Yılının Haziran ayından gerilere doğru gidelim, mesela 2000’ lere varalım, hayatımızda neler değişmiş bir bakalım: O yıllar da Türkiye’de birileri tarafından “1000 yıl sürecek” denilen Karanlık ve soğuk 28 Şubat ikliminin dondurucu  poyrazları esmeye, 28 Şubat 97’ de ekilen  zulüm ekinleri başak vermeye devam ediyordu. O yıllarda Türkiye’de yönetimde,  tarihte “Karaoğlan” lakabıyla anılan, fakat o yıllarda  hastalıklı halinden dolayı halk arasında başka unvanlarla anılmaya başlanan Ecevit ve hükümeti vardı. O Ecevit ki TBMM’ inden halkın oyu ile seçilmiş Merve Kavakçı’yı kovmuştu. İHL lerin orta kısımlarını kapatmış, katsayı meselesi yüzünden başta İHL’ ler olmak üzere meslek liseleri kapanma noktasına gelmiş, üniversitelerdeki kızların  bile  başları açılmış, bu yüzden on binlerce öğrenci ya okulunu terk etmiş  ya başını açmış, ya da yurtdışına okumaya gitmişti.

Bankalar batmış, bir gecede milyarlarca dolar el değiştirmiş, Döviz fırlamış, faizler gecelik yüzde 5000’ leri görmüş… Çaresiz kalan hükümet ve Karaoğlan yurt dışından Kemal Derviş’i ithal etmek zorunda kalmıştı. Memur maaşları  ödenememe noktasına gelmiş, devlet gelirlerinin yüzde 85’ i faizlere gider olmuştu. Bütün bunlar olurken siyasi gündemi bunlar değil “irtica, gericilik, Erbakan, Erdoğan…” gibi hayali tehlikeler belirliyordu.

O günlerde  bırakın siyasetçileri, bürokratları, askerleri, memurları, büyük firmaları… Köfteciler, bakkallar bile “yeşil sermaye” yaftası ile fişlenmişti.  Bu günün Reisi Tayyip Erdoğan okuduğu şiir yüzünden girdiği hapisten yeni çıkmış, yeni bir çıkış yolu aramak üzere çalışmalara girişmişti. Paramız 6 sıfırla, enflasyonumuz yüzde 65 lik seviyesi ile ilk 5 ülke içerisinde bayrak dalgalandırıyordu. Hızlı Tren, Mavi Tünel, Marmaray, Büyük hastaneler… bir hayal, başörtüsü meselesinin çözümü bir rüya idi.  O günlerde, başörtülü bakan, eşi başörtülü başbakan hele de eşi başörtülü bir Cumhurbaşkanını hayali etmek sadece rüyalarda olurdu. O günlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,  hanımını başörtülü bir halde imtihan salonuna koyabilme  çabasında idi. O günlerde gündemde ne Marmaray, ne binlerce km duble yol, ne Hızlı Tren, ne Avrasya Tüneli, ne Mavi Tünel, ne Kıbrıs’a su götürme vardı. Bırakın Libya, Suriye, Irak, Katar üslerini kurmayı, Bırakın Korona’ya karşı dünyada en iyi tedaviyi gerçekleştirmeyi… her alanda bu güne göre çok vahim, pek geri  bir durum söz konusu idi.

Nereden Nereye Değil mi?

Ya bu gün? Türkiye, Erdoğan liderliğinde yakaladığı istikrar ile yıllardır çözülemeyen birçok meseleyi çözülmüş, birçok büyük projeyi gerçekleştirmiş. Ama bu sefer de o günlerde bin yıl düşünsek aklımıza gelmeyecek işler olmuş. Mesela 20 yıl önce kim derdiki ;”Gün  gelecek Abdullah Gül, .Davutoğlu, Babacan, Arınç Ak partiye karşı CHP, HDP,SP AB ..Çizgisinde muhalefet edecekler.  28 Şubat ve generalleri yargılanacak lakin o günlerin en büyük mağdurlarından Şevket Kazan ve Meral Akşener Mahkemeye gidip kendilerine zulmeden insanların aleyhine şahitlik yapmayacaklar. O günlerde kendilerine “Hizmet hareketi” diye takdim eden insanların gün gelecek darbe yapmaya kalkacaklar. MHP+AkParti+V.P bir tarafta; CHP+İP+HDP+ SP karşı tarafta saf oluşturacaklar. Camiler pandemi nedeni haftalarca kapalı kalacak…   Tüm bunlar ve buna benzer onlarca olay yaşandı son 20 yılda. Hepsini unuttuk hepsini tarihe gömdük, bakalım önümüzdeki 20 yıl bizi neler bekliyor!

Allah ömür verirse görüp yaşayacağız.

Bu yazı toplam 1471 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum