1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Gül ve ADAYLAR
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Gül ve ADAYLAR

A+A-

AK Parti’nin adayı aylar önce seçim kararı verilmeden belliydi. Bunu MHP lideri Devlet Bahçeli’de deklare ve destek ile söyledi.

Seçime yaklaşık iki ay kaldı.

Partiler arasında hem ittifak, hem  Başkanlık için aday arayışları sürüyor. Herkes bir birine salvo atıyor. Bir birlerini karalamaktadır.

Bu tabi ki, istenen bir şey değil. Şunu belirtelim ki, Türkiye zor bir süreçten geçmekte ve arayışlar devam etmektedir. Dileğim o ki, ülke için, millet için, bayrak için ne hayırlı ise Allah bunu bize nasip eylesin.

Son günlerde ve dün Abdullah Gül’’ün adaylığında trafik yoğunlaştı. Kimisi istiyor, kimisi “hayır” diyor.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ile birlikte 'Erbakan Ödülleri 2018'e katılmasının hemen ardından MHP lideri Devlet Bahçeli'den peş peşe tweet'ler geldi. Ortalık tam anlamıyla toz duman oldu.

 Bahçeli tweeet’lerde "Şimdi 11’nci Cumhurbaşkanı  Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığı üzerine çok sinsi bir kamuoyu hazırlama stratejisi devrededir. FETÖ işbaşındadır. PKK razıdır. Türkiye düşmanları heyecanlıdır. CHP, SP, HDP, İYİ Parti  Gül’ün adaylığına hevesle taliptir." diyen Bahçeli, "

 Erdoğan’ın 2007 yılı Nisan ayında “kardeşim” açıklamasıyla Cumhurbaşkanı adayı gösterdiği Abdullah Gül, siyasi akıl ve vefa ahlakını tartışmaya açacak bir kayıp ve kopuşun arifesindedir. Kardeşlik ne ara karanlığa gömüldü?  Gül böylesi bir zaafa düşmeyi nasıl göze aldı?" ifadelerini kullandı.

Yalnızz burada bir konu var. Eğer  Gül FOTO’ cu ise ve Bahçeli neden bu kimse için hükümetten işlem yapılmadığını da sormalıdır. Anladığıma göre FETO’ Gül’e sahip çıkıyor demektedir.

İkincisi ise  İYİ Parti’de CHP’de  Abdullah Gül’ün şimdilik adaylığına sıcak bakmadığı gibi, Meral Akşener “Hayır” diye konuya açıklık getirdi.

Bahçeli'nin bir başka  Twitter'da paylaştığı mesajlar şöyle:

Özellikle ifade etmeliyim ki, buhrana davetiye çıkaran siyasi gelişmeleri, bunalıma adeta çağrı yapan bulanık görüşme ve temas trafiklerini ibretle, esefle ve endişeyle takip ediyorum. Türkiye’ye tuzak kuruluyor, Türk milleti tahrik ve taciz ediliyor. Hülasa kaosa oynanıyor.

24 Haziran 2018’de yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerine  iki ay kadar kalan zamanda  iç ve dış nifak ve yuvaları başlarını kaldırmış vaziyettedir. Siyasi ve toplumsal yapının mahvını kurgulayan ihanet lobisi oldukça aktif, son derece faaldir.

Demokrasiden umudunu kesen, millet iradesine sırtını dönen, Türkiye’nin milli ve beka davasına husumet duyan ne kadar aktör, zümre, kesim, mihrak, fail ve figüran varsa kıpır kıpırdır. Bunlar freni patlamış yük kamyonu gibi yokuş aşağı gitmektedir.

Cumhur İttifakı’nı hazmedemeyen çevreler ne yapacaklarını, nereye bulaşacaklarını şaşırmış durumdadırlar. Cümbüş İttifakı kurun demiştik, ne fayda; cürüm ve cehaletin koalisyonunda söz kesecek kadar İyi Parti ’den kazıktan boşanmışlardır.Türkiye düşmanları heyecanlıdır. CHP, SP, HDP, İP Sayın Gül’ün adaylığına hevesle taliptir.

Bakınız ne diyor Yusuf Has Hacib, gelin kulak verelim: “Bataklığa girenler dibini boyladı. Bir daha çıkamadı, sevinç bulamadı.” Sayın Gül, bataklığa girmenin, itibar ve prestijine bizzat ve kendi aymazlığıyla hançer vurmanın kıyısındadır. Yazıktır, ayıptır, hüsrandır, hezimettir.Kardeşliği çiğnemek, yaşanmış yıllara bir kalemde çizgi çekmek, vefaya menfaat gözeterek veda etmek inançlarımızın neresinde yazılıdır?  Gül Pensilvanya’nın tezgahına düşmeyi nasıl göze almıştır?

İşte Gül’ün FETO’cu olduğuna da bir vurgu daha yapılmaktadır.

Bende diyorum ki, acaba  İYİ Parti’nin önüne   seçime girmemesi yönünde set konulmasa idi, Devlet Bahçeli  İYP Parti ve Akşener’den korkmasaydı, AK Parti ılımlı görünüyordu. Bütün bu olanlar yaşanır mıydı ?

Türk’e ve Türkiye’ye ne kadar hasım varsa faaliyet halindedir. Abdullah Gül, bunların yüzünü güldürecekse, gül olup tepelerinden yağacaksa hem kendisine hem de geçmişine bilinsin ki ihanet eder.

Düşman emeller,her yerde sorun çıkarmak için uğraşıyorlar.İki güzide futbol kulübümüz olan Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın müsabakasını bile siyasallaştırıp karıştırmaya cüret ve cesaret ettiler.Netice olarak,çıkan-çıkartılan hadiseler sonucunda mezkur karşılaşmayı yarım bıraktırdılar. Federasyonun aldığı  karara ise kargalar bile gülmektedir.

Diyorum ki, Türkiye’de  bütün bu tartışmalar 24 Haziran sonrasında son bulur ve  kim hata yapmışsa faturasını öder. Türkiye demokratik ülkeyse herkesin hakkı ve temsil edilmesi mecliste olmalıdır. Bundan kaçmak kimseye bir şey kazandırmaz.

 Türkiye her zaman olduğu gibi yarınlarda da  FETÖ-PKK-PYD-YPG ve diğer Türk düşmanlarının eline düşemez, esaretine giremez.

Ne demişti Yusuf Has Hacib: “Sana herkesten daha yakın olan yine kendindir. Gönlüne sinmeyen işi bırak, işte o kadar.

Akıllı olun, adam olun, milli olun, ahlaklı olun; bunları olduktan sonra ne yapacaksınız öyle yapın…

 

Bu yazı toplam 282 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.