1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Güncel Sorun! Gençliğin İmanla İmtihanı
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Güncel Sorun! Gençliğin İmanla İmtihanı

A+A-

Bu ülkede 80 milyon insan yaşıyoruz. Çok farklı fikirlere, düşüncelere, dinlere, doğru ve yanlışlara sahip bir toplumun neferleriyiz. Elbette herkes yaşadığı hayatın gereklerini yerine getirmeye çabalayacak. Herkes kendince doğruları savunacak. Bazen etrafıma baktığımda toplumsal dejenerasyonda oldukça önde koştuğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu karmaşıklığa giden yol, etrafımızda cepheleşen, oluşmaya başlayan çeşitli fikir akımlarının, düşünce tarzlarının doğruları yönlendirecek ehil insanların azlığından ve toplumumuzda kemikleşen sosyal medya ve iletişim imkânlarının kontrolsüz gelişmesinden ileri gittiğini anlamak için uzman ya da müneccim olmaya gerek yok. İnsanların tabii olduğu düşünce akımlarının nasıl oluştuğu ve nasıl lanse edildiğine dair bir türlü oluşturulamayan dağınık fikri yapımız sonrasında envai çeşit düşünce yapıları oluştuğunu ve birileri için tamamen doğruyu temsil ettiğini görüyoruz. Yani Müslümanlar olarak tabi olmamız gereken iki kaynak dışında yaratılan fikir akımlarıyla özellikle gençlerimiz üzerinde kinini ve pisliğini kusan bir yapı şeklinin oluşmaya başladığına şahit oluyoruz. Bu yanlışa götüren etkenlerin özünde de çevresel faktörlerin ön plana çıktığı malumunuzdur. Özendirmeye dayanan bir ahlaki yapı oluşumunda ciddi hasar alıyoruz. Gençlerimizin üzerinde inanılmaz masraflarla alınabilecek cep telefonları ve diğer tüm aletlerin artık sıradanlaştığını müşahede ediyoruz.

Allah korkusunun neredeyse yok hükmünde olduğu bu çarpık ve bozuk anlayış, dejenere olmuş gençlerimizi dilediği gibi çekip çevirmekte onları istediği yöne sevk edebilmektedir. Yaşadığı hayatı sonuna kadar özgürce yaşayıp, yok olup gitmeye şartlanmış milyonlarca gencimizin bu ülkenin bir gerçeği haline dönüştüğünü görmek açık ifade etmek gerekirse şahsımı oldukça kederlendiriyor. Ailelerin çocuklar üzerinde ki zayıflayan otoritesi ve kontrolsüz yaşam anlayışları sonrasında insanı insan yapan çok sayıda değerin yok olup gitmekle kalmayıp, yeni yetişen gencecik filizlerin de o darmadağın olmuş yapı içerisinde kontrolden çıkmış bir hızla yanlışa doğru inanılmaz bir seyirde koştuğunu görmekten açıkçası büyük üzüntü duyuyorum.

Durun şimdi! Sadece kötüyü göstererek sizleri üzüntüye sevk etmek istemem. Bunun yanında vatan için, millet için, mukaddesatımız için, Allah’ın rızasını, Resulünün sevgisini kazanma uğruna canını gözünü bile kırpmadan o yolda feda edebilecek çok güzel gençlerimizin olduğunu da buradan ifade edeyim.

Nitekim 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde vatanı için canını hiçe sayan yiğitlerin varlığını da görmekten büyük mutluluk duymadık mı? Çünkü onlar şehadete inanmış ve ebedi âlemi için geçici hayatını gözünü bile kırpmadan feda edebilecek gerçek yiğitlik destanı yazmış ölümsüz neferlerimizdi. Onlar yaptıklarıyla imanlarını teste soktular ve kazandılar. Merak etmeyin. Onları tahmin edemeyeceğiniz güzelliklerle karşıladılar. Onlar yaptıklarıyla ebedi hayatlarını garanti almanın bahtiyarlığına erdiler.

Biz bugüne dönerek gençliğimizin içinde bulunduğu kokuşmuş bir zihniyetin elinde oyuncak olup gitmeleri karşısında döküp düşünmek zorundayız. Ne olursa olsun diyemeyiz. Onlar bizim kızlarımız, oğullarımız, evlatlarımız…

Bu gençliğin imanını nasıl muhafaza etmeliyiz?

İmanın lezzetini onlara nasıl aşılamalıyız?

Allah korkusunu onların kalbine nasıl yerleştirmeliyiz?

Aklımızı yormamız gereken gerçekler işte bunlar… İman ile küfür arasında en doğru çizgiye gelebilmek…

İşte bütün mesele bu!

Âhir zamanda genç olmak… Özellikle de Müslüman bir genç… Böyleyseniz işiniz çok zor… Sahip olduğunuz imanı muhafaza etmek ise zorların zoru. Peygamberlerin Efendisi de bu zorluğa yüzyıllar öncesinden işaret ederek "Ahir zaman da imanı muhafaza etmek kor ateşi elde tutmak kadar zor olacak diyor" ve devam ediyor, "Kişi sabah evden imanlı çıkacak, akşam eve imansız gelecek, akşam imanlı yatacak sabah imansız kalkacak." Bu kadar zor durumda bulunan âhir zamanın bu muzdarip gençlerine elbette ki birçok müjdeler var. İlk olarak Allah'u Teâlâ, "Eğer kendisinden yasaklanmakta olduğunuz günahların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi çok hoş bir yere (cennete) koyarız" buyuruyor. Ve başka bir âyette ise, "Ey nefisleri aleyhine günah işlemekle ömürlerini israf eden kullarım! Günahlara bulaştık diye Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Şüphesiz ki bütün günahları bağışlar" müjdesi ile âhir zamanın günaha saplanan biçare gençleri bir nebze olsun rahatlatılıyor. Bununla beraber, Yüce Rabbimizin Gafûr (çok bağışlayan), Tevvâb (tövbeleri tekrar tekrar kabul eden), Rahîm (kullarına çok merhamet eden) ve Settâr (ayıpları ve günahları örten) isimleri biz gençliğin imdadına yetişiyor ve onlara yeni kapılar açıyor.

Allah aşkına! Çocuklarımızı göz göre göre ateşe atmayalım.

Bu yazı toplam 316 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.