1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. GÜNCEL TEHDİT: MİLLİ EKONOMİDE Kİ ÇATLAK!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

GÜNCEL TEHDİT: MİLLİ EKONOMİDE Kİ ÇATLAK!

A+A-

Gelin bir değerlendirme yapalım. Şu anki vaziyet nedir?
Dün nasıldık, bugün nasılız, yarın nasıl olacağız?   
Bu değerlendirmeyi çoktan yapmalıydık ama sefahate dalınca kontrolü kaybettik. Ben mevcut siyasi yapıyı başından beri desteklerim ama bunu kuru kuruya değil, övülecek yerde överek yerilecek yerde yererek yaparım. İşte bu yapımdan dolayı olsa gerek özeleştirel yaklaşımımın olması bana bir zamanlar içinde bulunduğum siyasi yapıda bir arpa boyu yol alamayıp, günün birinde kapı dışarı edilmeme sebep oldu.
Bundan rahatsız mıyım?
Niye rahatsız olayım ki! Doğru neyse odur. Kimsenin maşası ya da yalakası olmadım, olmaya gerek yok. Birilerine şirin görünerek ihale ya da makam kapma derdimizde olmadığına göre bana da olayları doğru tahlil ederek yiğidin hakkını yiğide verme ya da başarısızlık varsa onda da gerekli uyarılarda bulunarak sisteme bir nebze katkıda bulunmak amacıyla çabalamak düştü. 
Şu anda yaşanan ekonomik gerçeklerin milletçe içerisindeyiz.
Ucuz laf kalabalıklarıyla durumu geçiştirme dönemi geride kaldı.
Gerçeklerle yüz yüzeyiz.
Hükümet adımlarını atarken bu hesapları zamanında iyi yapamadı. Kredi musluklarının açılmasıyla ne oldum delisi olan milletimiz bir anda o ana kadar hayaliyle avunduğu lüks yaşama giden yolun önüne açıldığını görünce balıklamaya daldı. Bunu sindire sindire yaşadı. 
Eninde sonunda bunun ceremesi çekilecekti. 
İşte o gün de geldi çattı. Bugünkü durum ne? Kredi borçları ödenemez oldu. 
Bu da çatlağı büyülttü.
Eylül ayı sonunda sanayide ciddi krizler yaşanacağının sinyalleri acı acı uyarı vermeye başladı. 
Müslüman olarak mütevazı yaşamı kendisine şiar edinmek zorunda olan bir ümmetin fertleri olarak ölüm gerçeğinin her an ensemizde olduğunu bile bile yaşamlarımızda lüks odaklı, doyumsuz, bencil, empati kuramayan, yaptığı hayrı bile şova dönüştüren, ibadetten kopan, koptukça azan bir farklı insan türevine dönüştük.
Hırsızlığa kılıf uydurduk. Her alanda çalıp çırpmayı maharet gibi gördük.  
Haksız kazançtan korkup, hakkımıza razı olmadık. Kazandıkça daha hırslandık. 
Zinayı gelip geçici bir hevesle yapılan bir gönül eğlendirme gibi basit görmeye başladık. Ahlaksızlığı başarı gibi gördük.
İçkiyi, sosyal içicilik masalıyla sıradan kafa çekme olarak yorumlamaya başladık. 
Komşu komşunun külüne muhtaçtı ama biz komşularımızla itişip kakışmayı olağanlaştırdık. 
Market sahiplerini unutur muyum hiç? Dışarıyla hiç alakası olmadığı halde bazı ürünlerde fırsattan istifade yaklaşımla zam yaparak fiyatlara giydirme huyları yüzünden, halkın cebinde kalan üç kuruşa göz diktiler.
Sonuç; milletçe huzurumuz kalmadı.
Sonuç; güven ortamı kalmadı.
Sonuç; ticarette emniyet ve güvene dayalı akitleşme kalmadı.
Buyurun artık, hatta buyuralım artık!
Eserimizle övünebiliriz. 
Bundan sonrası sosyal patlamadır, Allah muhafaza!
Düzelir mi bilmem ama içimde ki ses zor diye haykırıyor.
Daha da kötüsü var. Dünyasını mamur etme derdine düşen insanımız, ahiretini heder etti.
Alın alın üç daire daha alın, beş daire daha alın. Milyarlarca liralık arabalarınızı her yıl yenilemeye devam edin. 
İşçinizin emeğinden çaldıklarınızla saltanat sürmeye devam edin. Hatta krizin kokusunu alır almaz kıyıma önce emekçilerinizden başlayın. 
Lüks yaşamınızdan taviz vermeyin.
Nasıl olsa ölmeyeceksiniz (!)

Bu yazı toplam 999 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.