1. YAZARLAR

  2. Halil Yılmazer

  3. ‘Güneş’ doğdu, kâbus bitti
Halil Yılmazer

Halil Yılmazer

Yazarın Tüm Yazıları >

‘Güneş’ doğdu, kâbus bitti

A+A-

*Türkiye A Milli Takımı son 3 yıldır futbol hariç tüm konularla gündemde fazlaca yer aldı. Avrupa Şampiyonası’nın ardından takımın gençleştirilmesi, teknik direktör değişimi, Uluslar Kupası maçları derken 3 yılı dedikodularla, kulislere geçirmiş bir milli takımı geride bıraktık. Lucescu’nun ardından göreve kimin geleceği ise gayet açık ve ortaydı. Beşiktaş- Şenol Güneş ve TFF üçgeninden herkes ilk adımı atmaktan oldukça çekindi. Resmi açıklamanın da gelmesiyle Şenol Güneş Milli Takımın yeni teknik direktörü olmuştu. Hatırlatma yapacak olursak; Türkiye, son olarak EURO 2016’ya gruplardaki en iyi üçüncü takım unvanı ile katılmış, Rusya’da düzenlenen 2018 Dünya Kupasını ise evinden izlemişti. 
*Şenol Güneş’in Bursa’da, Trabzon’da ve Beşiktaş’ta oynattığı futbol taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanmıştı. Milli Takım’da 2. Şenol Güneş dönemi başlayabilecek en mükemmel senaryo ile başladı ve grupta 2’de 2 yaptık. Şenol Hoca kendisinden önceki dönemi unuttuğunu formayı hak eden kim varsa kadroya çağıracağını ifade etmişti. Milli Takım’ın omurgasına baktığımız zamanda bunu net şekilde görüyorduk. Ligin en az gol yiyen kalecisi Mert 2 maçta da kaleydi. Defansın ortasında oynayan genç Merih sanki 10 yıllık Milli Takım oyuncu gibi oynuyordu. Merih’in Moldova maçında yüzde 96’nın üzerinde pas ortalamasıyla oynaması neden o formayı giydiğini bizlere gösteriyordu. Abdullah Avcı’dan önce sıradan bir futbolcu iken Avcı yönetiminde Türkiye’nin en iyi orta saha oyuncusu haline dönüşen Mahmut Tekdemir yaptığı pres, kazandığı toplar ve sakinliği ile dinamo tabirinin açıklamasını bizlere yapar gibi futbol oynuyordu. Hakan Çalhanoğlu ise takımı yönetiyor ve 3. bölgedeki verimliliğin mimarlığına soyunarak Milli Takıma adeta seviye atlatıyordu. İleride Burak- Cenk Türkiye’nin en iyi iki forveti olarak formda ve birlikte oynadıkları zaman neler yaptıklarını gösterdiler ve Milli takım 2 maçta 6 gol atarak 6 puanın sahibi oldu. Daha bu takıma Cengiz Ünder, Emre Akbaba, Enes Ünal, Ozan Tufan, Abdülkadir Ömür, İrfan Can Kahveci gibi birçok değerin de eklenmesiyle çok farklı bir Milli Takım oluşacaktır. Şenol Güneş bir haftada mükemmel bir ruh, hava ve coşku yakaladı. Adeta ‘Güneş’ gibi doğu ileriye umutla bakmamızı sağladı.
*Grupta; Moldova, Arnavutluk ve Andorra’nın bizlere ayak bağı olamayacağını gösterdik. Haziran ayında Konya’da Fransa ve deplasmanda İzlanda ile oynayacağımız 2 maçta alacağımız 2 puan ile grubu ikincisi bitirmemiz oldukça önemli. Benim düşüncelerim; A Milli Takım kalan 8 maçta 17 puan toplar ve grubu 23 puan ile 2. sırada tamamlar. Elini kolunu sallayarak, hesap kitap yapmadan EURO 2020 Turnuvasına katılır. 
*Son olarak da seyirci ve stadyum konusuna değinmek istiyorum. Türkiye’de artık her şehide modern stadyumlar yerini aldı. Konya, Şanlıurfa, Bursa, Eskişehir ve Trabzon bunlar arasında ön plana çıkan stadyumlar. Eskişehir halkı Milli Takımımıza yürekten sahip çıktı. Milli Takım’ın İstanbul ve 3 büyük furyasından kurtulup maçlarını Anadolu’da oynamaya devam etmesi kaçınılamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Anadolu, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgeleri Milli Takım sevgisine aç durumdalar. Bu coşku ve birlikteliğin sürmesi gerekiyor. Fransa maçı Konya’da oynanacak. Kalan 3 iç saha maçının da İstanbul dışında oynanması bir kural niteliği taşımalıdır. 

Bu yazı toplam 22287 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar