1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Güneş Yoksa Göğe Yıldızlar Hakim Olur
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Güneş Yoksa Göğe Yıldızlar Hakim Olur

A+A-
Türkiye zor günlerden geçiyor(Her zaman olduğu gibi) Birlik ve beraberliğe en çok muhtaç olduğumuz bu günlerde (ne zaman olmadı ki) akil insanların aklına , devlet umuru görmüş büyüklerin görüşlerine, gün görmüş ak sakallı, ak saçlı rehberlerin önderliğine büyük ihtiyaç var. Eski Türk devletlerinde varolan Kengeşler, ak saçlılar meclisi, istişare kurulları bu gün maalesef yok. Toplumun aklı eren çoğunluğu tatrafından kabul gören böyle kişilere, böyle kurumlara ne kadar fazla ihtiyaç duyulduğu son olaylarda kendini bir kez daha gösterdi. Fertlerin bile bazen basit bir meselede, içinden çıkılmaz durumlara düştüklerinde bu halden kendilerini kurtaracak birine ihtiyaç duyduklarını hepimiz biliriz.
Günümüzde bu tip gün görmüş insanlara, akıllı önderlere, tecrübeli ak saçlılara niçin fazla rastlayamıyoruz? Bu sorunun bir çok cevabı vardır. Bir kere aldığımız eğitim, içinde bulunduğumuz sosyal iklim buna müsait değil. Eğitimimiz, “Fedakar, hoş görülü, diğer gam, gözü tok, hayalı , Cömert, Sabırlı, İyi geçinmli, Sır sahibi, az konuşan, Kanaat sahibi, israfı kötü, cömertliği iyi gören bir ahlaki temele dayanmıyor. Aile yapımızda uzun bir süredir bu anlayıştan uzak… Bu uzaklığın, bu eksikliğin de eminim bir çoksebebi vardır. Ben bu günkü yazımda bu durumun farklı bir nedenine vurgu yapacağım.
Gün görmüş olmak deyimindeki “GÜN” hepimizin bildiği gibi değişik anlamlara gelir. Bunlardan bazıları; Gün: İçinde bulunulan zaman, sıra, çağ, devir, güneş, güneş ışığı, gündüz, ortalığın aydınlık olduğu zaman aralığı… Gibi anlamlara gelir.
Günlük hayatımıza baktığımızda bu sonucu gayet tabi görmek gerek. Yıllar var ki Güneş günlük hayatımızdan epeyce uzaklaştı. En başta, Güneşin en taze olduğu an olan gün doğumu anında çoğumuz yatakta oluyoruz. Diyelim ki erken kalktık, işe gitmek için bindiğimiz araçlar Güneşle aramıza giriyor. Güneşten uzak geçen yolculuğumuzdan sonra kapalı alanlardaki okullara ve işyerlerine kapanarak, yine bu en büyük enerji ve ısı kaynağından uzaklaşıyoruz. Yediklerimize bakalım; Sebzelerin çoğu seralarda Güneş görmeden büyümüyorlar mı? Etlerini yediğimiz tavuklar, danalar; sütünü, ayranını içtiğimiz, peynirini, yağını, yoğurdunu, kaymağını yediğimiz inekler; bir kere bile Güneşi görmeden, onun sıcaklığını almadan hayatlarını tamamlamyorlar mı?
Günlük hayatımız Güneşten uzakta geçiyorsa , yediklerimiz ondan mahrum bir ortamda yetişiyorsa, giydiklerimizin çoğu onun ışığından, ısısından mahrum üretiliyorsa …Güngörmüş insanların yetişmemesi gayet normal değil mi? O Güneş ki; “ kötüleri bile aydınlatır. O, Güneş ki o batmadan küçük yıldızlar ortaya çıkamaz”
Çare; öze dönmek, tabi ve organik hayatı canlandırmak, Güneşle barışmak… Eğitimimizin, aile hayatımızın, ahlakımızın temellerini, yeniden fıtrata dayandırmak... Daha Güneşli günlerde, daha ahlaklı bir hayatta buluşmak dilek ve temennisi ile…


 
Bu yazı toplam 112 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.