1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Günlerin Getirdiği : BABALAR GÜNÜ VE DEMİREL
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Günlerin Getirdiği : BABALAR GÜNÜ VE DEMİREL

A+A-

Yarın Babalar Günü.

Rahmetli babam hakkın rahmetine kavuşalı  yaklaşık 31 yıl oldu. Allah mübarek şu günlerde günahlarını affetsin, mekanı cennet olsun.

Sanatçı Fatih Kısaparmak’ın  söylediği :
“O adam benim babam” şarkısında her zaman rahmetli babam gözümün önüne gelir ve göz pınarlarımdan damlacıklar süzülür.

Kabul ederiz veya etmeyiz. Ama bir döneme imzasını koyan, bir dönem kendisini meydanlarda “BABAAAA” diye karşıladığımız Süleyman Demirel’inde bugün rahmete ulaşmasının 2.yıl dönümü.

Baba bizim toplumumuzda velinimettir, babalarımızın kıymetini bilmeliyiz. Onu kaybedince kıymeti daha da anlaşılıyor. Ancak babalarımızın sağlığında kıymetini bilmek ne güzel. Yavruları uğruna her türlü fedakarlığı seve seve yapan, karşılık beklemeyen, gecesini gündüzüne katan adamdır babalarımız. Merhum Demirel'i  kaybedeli de  tam iki yıl oldu. O'nun Türk siyasetindeki ağırlıklı yerini, devlet adamlığı kimliğinin değerini, zekasını, olumlu, yapıcı, birleştirici kişiliğini herhalde kimse inkar edemez. Merhum Demirel, 1960 askeri darbesinden sonra Türkiye’de sıkıntılı dönemde politikaya girmiştir.Yine Merhum Suat Hayri Ürgüplü'nün Başbakanlığındaki hükümette Başbakan Yardımcılığı yaptı. Sonra Hükümetin başında Başbakan oldu. Ben kendisini önce uzaktan tanıdım. Sonra çeşitli defalar karşılaştık. Diyalogumuz arttı. Hatta 12 Eylül dönemi sonrasında İstanbul’da 10 yıl aradan geçtiği halde Marmara Üniversitesi’nde bir konferansta karşılaştığımızda beni ismimle çağırınca zekasına bir kez daha hayran kalmıştım. Son derece sakin; bir insandı. Fevkalade denilmeye layık bir dikkatin sahibiydi.

Merhum Demirel’in Ankara Güniz Sokağındaki evine  birkaç kez gidip geldim. TV de çalıştığım dönemlerde beni hep sevgi ile karşıladı. Hatta bir seferinde korumaları ve Özel Kalem Müdürü kabul etmek istemediler. Kendisine benim geldiğimi iletiniz dedim ve ilettiler ve beni hemen kapıya kadar gelip içeri aldığını hiç unutamam.Merhum eşi

Merhum Demirel'de sanki  devletin röntgeni vardı . Onun döneminde karar gücü gerektiren bütün konular, fonlar DPT bünyesinde toplanmıştır.Planlamaya büyük önem verirdi. Merhum Demirel'in  ilk defa  döneminde %7 kalkınma hızına ulaşılan Başbakanlığı döneminde bu planlama modeli itici güç olmuştur.Tarım sektörüne büyük önem veren Demirel, kalkınmayı tarıma dayalı sanayi olarak düzenlemiştir. Türkiye’nin kalkınması tarımınn itici gücüyle olacağına inanmıştır.

Çalışmaları sırasında sakin, dikkatli davranırdı. Öyle ki, maksadımız düzgün çalışma ile ebedi bir mücadele sahsı açmaktır. Muvaffakiyet Allah’tandır” derdi.

Kendisinden önce Türkiye’de yaşanan olayları hatırlar ve hatırlatır ve bir kitabında da aynen şöyle derdi:
Bu ülke, bu insanlar  İslam’dır. Bu ülkede hiç kimse çekinmeden, korkmadan “Elhamdülillah herkes Müslüman’ım diyecektir” demektedir.

Taban fiyatlarının tespiti, alım bedellerinin T.C. Ziraat Bankası şubelerine ulaştırılması dikkatle takip ettiği konulardır. Merhum "  O dönemde kendi kendisine yeten 7 ülkeden biriyiz" diyerek övünç duyardı. Demirel'in kendi kendine yeten Türkiye'sinden, 126 ülkeden tarım ürünü ithal eden Türkiye'ye geldik! İnsanları sabırla dinlemek Demirel'in temel özelliğidir. Kimseyle sürtüşmeye, kavgaya girmezdi. Belden aşağı vurmazdı. Kendisine yapılan hakaret ve küfürlere bile güler geçerdi. Hatta bir defasında bir köylünün kendisine küfür ettiği gerekçesiyle  o yerin adliyesi tarafından tutuklanan vatandaşı bizzat emir verip kendisi kurtarmış ve  “Biz ne yaptık ki, o vatandaş canı yandığı için bize küfür etmiştir” demiştir.

T. Odalar Birliği, T. Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, Türk- İş, T. Ziraat Odaları Birliği kendi mensuplarının sorunlarını çözmek, siyasi iradeye bunları ulaştırmak, kamuoyu desteği sağlamak için çalışmalar yapmak gayretindeydi. Ancak zamanla buralar siyasetin içine girdi ve adeta  buralar terörün beslendiği bir yuva haline getirildi. Merhum Demirel, Atatürk'ün millet hayatındaki değerli yerini bilen bir insandı. Eğitim sisteminin kültür malzemesi millîdir. O'nun Millî Eğitime verdiği hedef; "Bizim insanımızı yetiştirmek" olmuştur. Bu yolda S. Demirel; cehaletin, köyleri kavuran susuzluğun üzerine yılmayan bir irade ve azimle gitti. Okula, elektriğe suya kavuşan köy sayısı artıkça O çok daha mutlu bir duygu iklimi içine giriyordu. Bir dönem DSİ Genel Müdürü olarak görev yaptığı ve Başbakanlığı döneminde yaptığı yatırımlarla köyde elektrik, su bulunur oldu ve adına yakışır şekilde de “Barajlar Kralı” unvanı verildi. Vefaya büyük önem verirdi. Kolay kolay insan harcamazdı.

Söylemlerinde :
Şehirde ne varsa, köyde de o olacaktır” sözünü her zaman hatırlarım ve bugün şehirde olanların tamamı köyde vardır ve onun attığı adımın devamıdır.
Merhum S. Demirel köyünün saf, temiz, özentisiz kimliğini hiç kaybetmedi. Yaradan'ın verdiği sağlık ve üstün zekayı, çalışma iradesini milletinin emrine, hizmetine cömertçe sundu.Elbette hataları da vardır. Çünkü insan olmanın gereğinde bu durum söz konusudur. Şimdi var ise hatası onun hesabını Yüce Yaratan’a vermektedir. Zaten inancımıza göre vefat edenin arkasındanda fazla konuşulmaması gerekir.

Merhum Demirel'i rahmetle anıyor, hepinizin Babalar Günü'nü kutluyorum

Bu yazı toplam 377 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.