1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Günlerin Getirdiği: Barış Mı ?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Günlerin Getirdiği: Barış Mı ?

A+A-
Çözüm süreci başlayalı yaklaşık 3 yıl sürdü. Gelinen nokta ortada. Bu süreç ülkemize ve insanımıza çok şey kaybettirdi ve yine görünen odur ki, PKK Türkiye’nin bir bölümünü nerede ise “kurtarılmış bölge “ ilan etti. Bu süreç sırasındaTürkiye gündemine efsunlu kelimeler yerleşti, yerleştirildi
Bu kelimelerin içinde öyleleri var ki gerek etimolojisi gerekse tedaileri itibariyle elinizdeki bütün itiraz haklarınızı elinizden alıyor. Gelinen nokta ve kaybedilenlerle ve terörün azmasıyla birlikte ben diyorum ki, olmaz olsun böyle açılım, böyle barış”. Barışa hayır.. "deme ihtimaliniz var mı? Varsayalım risk alıp dediniz, nasıl bir linç kampanyasına mâruz kalacağınızı tahayyül bile edemezsiniz, emin olun ki 40 yıldır dağlarda Mehmetçiklerimizi hain tuzakları ile katleden, ekin gibi biçen, şehirlerde masum insanları, polisimizi, öğretmenimizi ,bebeklerimizi bombalarla paramparça eden, genç kızlarımızı otobüslerde cayır cayır yakan PKK'lı teröristlerin görmediği bir linç kampanyası olur bu... Birden kan emici, kandan beslenen olursunuz. Bu efsunlu kelimelerin serdârı:'Barış'…
Kim barışıyor, kiminle barışıyor, neden barışması gerekiyor, barışın tarafları kimler? Doğrusunu söylerseniz ben bunu hala anlamış değilim.Birisi çıksın şunu bana bir anlatsın. Barış iki devlet arasında olur. Bir taraf Türkiye, diğer taraf kim ?
Bir kısım insanların kafamıza kafamıza çakmaya çalıştığından anladığımız kadarıyla sağlanmak istenen 'barış' Türklerle Kürtler arasında.Bu durumda, 'Türklerle Kürtler arasında bir savaşın varlığını' kabul etmemiz gerekiyor.
Var mı böyle bir savaş?
Türkler ve Kürtler savaşıyor mu? Bu savaş hangi cephede/hangi cephelerde sürüyor? Birlikler nerelerde konuşlanıyor, savaş güçleri nedir, kimler komuta ediyor bu savaşa?
Türkler ile Kürtler ayrı bir millet değil ki, 1071 de Malazgirt Ovasında Alpaslan komutasında yapılan savaşı Türkler ve Kürtler birlikte, aynı millet olarak Bizansa vermedik mi ? Dahası aynı vatanı birlikte yurt edinmedik mi? Balkan Savaşlarında, Kurtuluş Savaşında, Dumlupınar’da, Kocatepe’de, Çanakkale’de bir değimliydik ?
Yoksa Kürt- Türk savaşı var da bizim haberimiz mi yok.
Tabii ki böyle bir savaş yok.
Yalnızca Diyarbakır'da, Yüksekova'da, Şırnak'ta, Cizre'de, Silopi'de hendekler kazmış, pusuya yatmış üç-beş bin adetlik sırtlan sürüsü, ermeni uşakları var. Pusuyu kuruyor, yaklaşıyor ve öldürüyor, yaşına, cinsiyetine bakmaksızın.
Bunun adı savaş değil, terördür ve terörle, teröristle bırakınız barış yapmayı pazarlık dahi yapılmaz. Geçmişte Türk hükümetleri de bunların terörist olduğunu, bunlarla masaya oturulmayacağını ilan etmişti ama…
Bunun adı 'isyan... Nasıl bastırılacağı da bellidir...
Savaşın da kendi içinde bir ahlâkı vardır, barışın da tıpkı savaş gibi kendi ahlâkı vardır.
Ahlâksızca, şerefsizce, namussuzca , haince, kalleşce sürdürülen bir terörün karşısına ancak ve ancak kendi kurallarıyla çıkılır ve gereken yapılır. Zaman zaman bu yetkililerce telaffuz edilmesine rağmen yapılamamıştır.Daha doğrusu güvenliğini sağlamak gibi bir görevi olan ve aslında varlık sebebi bu olan devlet denen yapının yapması gereken budur.
Kendi dağlarını sırtlanlara, çakallara teslim eden, üstelik ona hayat hakkı tanıyan bir yapının, o terörün siyasi uzantılarıyla masalarda, TBMM’de oynaşan bir yapının barıştan, müzakereden, çözümden söz etmesi açıkça bir yanlıştır.
Yine soruyorum,Kiminle barışacağız?
Neden?
Türk milleti ne yaptı bunlara?
Dersim mi dediniz, yoksa 1915 mi dediniz?
Eğer tarihe dair bir intikam söz konusu olacaksa herkesin çok iyi bilmesi gerekir ki Türk milletinin intikam savaşı aralıksız bu hainlik bitinceye kadar sürecektir, sürmelidir.
Mesele toprak ise bu millet bu toprağın bedelini ödemiş bir millettir.
"Ama, ama siz o bedeli öderken biz de size üç kuruşluk yardım etmiştik" mi diyorsunuz?
Kan dâvâsı mı peki?
Bu meseleye hiç girmeyelim, çünkü bu millet kan dâvâsı görmeye kalkarsa barış, çözüm, müzakere gibi kelimeler lügatlerden de silinmek zorunda kalınır, o hendeklere dozerlerle topluca gömülürsünüz uzun bir süre.
Sonra efsunlu kelimeler ezberlettirirsiniz medyadaki papağanlarınıza, 'barış, çözüm, müzakere.'
Ortada yalnızca bir savaş olduğunu millete ezberletmek isteyen şimdilerde aralarına İslamcı Kürtçülerin de katıldığı eski tüfek Marksistlerden oluşmuş sivil/gönüllü PKK müfrezeleri vardır.
Türkler ve Kürtler bu savaşın da, barışın da, müzakerenin de ve çözümün de dışındadırlar.Bunu herkesin bilmesi gerekir.
Bu yazı toplam 50 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.