1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Günlerin Getirdiği : Konya’nın Önemli Günü
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Günlerin Getirdiği : Konya’nın Önemli Günü

A+A-
 Milletlerin, şehirlerin tarihinde önemli günler vardır.
Konya’nın birçok önemli günü olduğunu düşünmekteyim.
Bunlardan birisi Hz. Mevlana’nın Horasan’ın Belh şehrinden çıkıp, kilometrelerce yol kat ettikten sonra Konya’ya gelmesi ve burada yerleşme Konya için önemli bir gündür.
Bundan 786 yıl önce Mesnevisi, düşünceleri, felsefesi ile dünyaya barış ve kardeşlik mesajları veren, insanlığı kucaklayan, hala insanlık onu öğütlerini anlamaya çalışan Hz. Mevlana’nın Konya’ya teşrif etmesinin 3 mayıs günü yıldönümüdür .
Onu anlamak, onu anlatabilmek ve onun gösterdiği yolda yürümek, ne güzeldir. O bir peygamber değildir ama, onu kitabı vardır.
18 bin beyitli Mesnevisi bugünde tam olarak anlatılamamış, anlanamamıştır. Onu anlatmak ve anlamak sanırım bugünkü fani dünya’da yaşanan çekişmelerin, krizlerin, dökülen kanların önüne geçecektir.
Onun manevi ruhu Konya’yı her zaman sarıp, sarmalamakta, onun sayesinde belki bir çok sıkıntılardan korunmaktayız.
İşte bu günü Konya’lılar olarak, Büyükşehir Belediyesinin düzenleyeceği sembolik karşılaşma ile bugün yaşayacağız, yaşatacağız.
Bugünün anısına Hz. Mevlana’nın Mesnevisinden iki sözünü sizlere aktarmak istiyorum. Hz. Mevlana diyor ki:
Balıktan başka her şey suya kandı. Rızkı olmayana da günler uzadı.
Bir başka sözünde ise :
Herkes kendi zannınca benim dostum oldu ama, kimse içimdeki sırları araştırmadı.
Bu iki söz ne güzel değil mi?
İnsan bu iki sözünü düşünüp değerlendirse kendisi için çok ders çıkartı değil mi…

Bugünün benim ve Türklerin bir başka önemi daha var. Bugün yukarıda da belirttiğim gibi Türkçülük günüdür. Ben elhamdülillah Müslüman’ın ve çok şükür ki, Türk’üm ve bu iki değerimizle de her zaman övünç duymuş birisiyim. Bu iki değeri kabul edenlerin günlerini de kutluyorum. Bir siyasi açıklamasında :
Türk milletini ilimde, maneviyatta, teknikte en yükseğe çıkarma hamlesi olan, yabancı kültüre ve yabancı ideolojilere karşı başkaldırması olan Türkçülük günü kutlu olsun. 3 Mayıs 1944, milletimizin direncinin bayraklaştığı önemli ve anlamlı bir günü ifade etmektedir. 3 Mayıs, Türk Milliyetçilerinin bu kutlu mücadelesini anlamak başta olmak üzere, Türklüğü ve Türk ülküsünü doğru okumak, geçmişten ders alıp, Türk Milleti`nin onurlu geleceğini inşa etmek için daha çok çalışmanın önemini kavramak olarak kabul edilmelidir. Türk Milleti, ecdadını bildiği, anladığı ve unutmadığı sürece Türk-İslam âleminin liderliğini yapabilecek gücü, kudreti ve fikriyatı kendisinde bulacaktır. Türkçülük bayrağı şerefle dalgalandıkça bu gün ebediyen kutlanacaktır. Türk Milliyetçileri, onu kutsal bir emanet olarak nesilden nesile taşıyacaklardır. 3 Mayıs, 1944 Türk Milliyetçilerine reva görülen cefalı bir dönemin başlangıcı olmuştur. Fakat çekilen eziyetler asla boşa gitmemiş; Türk Milliyetçiliği fikriyatı, budanan bir çınar gibi daha yükseklere erişmiştir. Şimdi emin adımlarla yürüyen Türk milliyetçileri, ilerde mutlaka daha güçlenecek ve büyük milletimizin kaderini tayin edecektir. O mutlu günlere erişmek için, bütün Türk Milliyetçileri sağlam yürekle çalışmaya ve milli ülkü mücadelesini aksatmadan yürütmeye mecburdur.
Yapılan bütün fedakârlıklar ilerde meyvelerini fazlasıyla verecektir. Türk Milliyetçileri olarak bize düşen görev, hiçbir karşılık beklemeden, bütün varlığımızla gayret göstermektir. Ülkeyi karanlıklara doğru sürüklemek, kardeş kavgası çıkarmak isteyenlerin karşısında vatanımızı korumak için sıkılmış bir yumruk gibi duruyoruz.”
Evet aynen katılıyorum. Burada şunu da belirtmek lazımdır ki, çalışmak, çalışmak ve çalışmak gerekir. Sloganlarla da Türk Milliyetçiliği olmaz. Bunu da kafamıza iyi yerleştirmeliyiz.
Bu yazı toplam 40 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.