1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Günlerin Getirdiği : Mhp'de "Değişim" Meselesi
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Günlerin Getirdiği : Mhp'de "Değişim" Meselesi

A+A-
Bugün yine sütunumuzda MHP’den bahsetmek istiyorum.
Olaganüstü genel kurul günü yaklaşmakta ve özellikle de başkan adaylarından Meral Akşehir’in Türkiye turu devam ediyor ve büyük ilgi görüyor. Ancak olağanüstü genel kurulda seçimin yapılıp, yapılmayacağı da henüz netlik kazanmadı görülmektedir.
MHP’de belirginleşen tartışmalar ve kutuplaşmalar ülkenin genel siyasetindeki çatışmanın parti içerisine yansıtılmaya çalışıldığı bir düzlemde ve kimileri için "biz" yerine "ben" merkezli bir yönelimle şekilleniyor. Yıllarca "biz" olmak için "şu yapılmalı" denildiğinde herkese "hain" yaftası vurmak isteyenlerin bugün kitlelerin hassasiyetleri üzerinden "ben"merkezciliği işin özü gibi sunmaya çalışması ülkücüler tarafından dikkatle takip ediliyor.
Her ne pahasına olursa olsun mevcudu korumak refleksiyle, mevcut olanı geliştirmek ve geleceğe taşımak arasındaki farklılık sanırım gelinen aşamanın en önemli dayanağı... Bu sebepledir ki belirli bir dönem gelişme dinamiğiyle atlatılabilecek sorunlar yumağı şimdi değişimle yüzleşme zorunda.Ancak bu aşamada meseleyi salt kişilerin değişimine odaklamak "değişim" kavramından beklenen sıçramanın gölgelenmesi anlamına gelecektir. Çünkü fikri ve projesi olmayan, halka dayanmayan bir değişim iddiası vizyon ve yenileşmeyi uyumlaştıramaz. Sürdürülebilir başarı yakalayamaz. Hele ki MHP gibi ideolojisini tarihsel, zihinsel ve duygusal bir kesişme noktasında buluşturabilen siyaset ağı için geçmişte asgari müşterek, gelecek için azami bir kaygı ortaklığının bulunması elzemdir.Seçmen algısıyla ilişkisi Bununla birlikte ülkenin zor koşulları ve yaklaşan tehlikeler, iç meselelerini halledebilmiş, Türkiye'nin beklediği ve özlem duyduğu siyasal fotoğrafı ortaya koyabilmiş bir MHP'yi gerekli kılıyor. Onun için MHP’li Konyalıların dediği gibi, “Değişmeden değişimin” nasıl olacağı da merak konusudur.
MHP'de yaşanan kıpırdanma ile olası bir seçimde oylarının %20'ler bandına çıkabileceğinin seslendirilmesi ve kamuoyu üzerinden sosyal medyaya yayılan gelecek umudu, söz konusu kesimlerin yüzünü MHP'ye çeviriyor. Dolayısıyla değişim, gelişim ve dönüşüm kavramlarının nuansları arasında kalarak nasıl bir zihinsel, yapısal ve ideolojik projeksiyonun ortaya konulması gerektiğinin izahı, meselenin odak noktasıdır.
Bu direnç, aslında GÜCÜN örgütlenme içerisindeki dağılımı ve gelecekteki paylaşımı konusunda yeni bir düzleme taşınmaktadır. Öyle ki yenileşmenin sağlanması sürecinde değişim dalgasına kendi penceresinden bakan ve rekabet eden kişiler, klikler ve gruplar söz konusu olduğu gibi "değişim" eskinin yok olacağı ve böylece kartların yeniden karılacağı dinamik bir güç alanı meydana getirir.
Birlik ve beraberliğin sağlanması adına önemli olan, değişimle ulaşılacak hedef ve süreçler arasındaki ilişkinin, direnç merkezlerinin algısında olabildiğince meşru hale getirilmesidir. O halde yüzeysel ve üzücü tartışmalar aslında ihtiyacın ne olduğuna çekilerek yenileşme süreci yönetilmeli ve büyük beklenti içerisindeki kesimler daha kalıcı bir desteğe yönlendirilebilmelidir. Mesele "değişimde ayrışma" yerine "birleşerek değişim" yaklaşımının ortaklaşma zemini haline getirilmesidir. Çünkü bu ülkede dün olduğu gibi bugün ve yarında MHP’nin güçlü zeminde, güçlü kadrolarla ve üle çıkarlarına göre hareket etmesi gerekir. Bu kadru kurulursa MHP ile ülke kazanacaktır.
Yazımı Süleyman Çelebi’nin Türkçeleştirilmiş bir sözü ile bitirmek istiyorum:
Kimin kamil insan, kimin noksan olduğunu kendisi kamil olanlar bilir. Kamil olanlar herkesi kamil görürler. 
Bu yazı toplam 89 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.