1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Günlerin Getirdiği :Öfke ile Kalkan...
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Günlerin Getirdiği :Öfke ile Kalkan...

A+A-
Günümüzün hastalıkları üzerinde fikirlerimizi beyan ederken birileri, ya muhalefeti ya da iktidarı destekler mahiyette yazı yazıyorsun diye ithamda bulunuyor. Derdimiz bir siyasi partiyi desteklemek veya iktidara yalakalık etmek değildir. Derdimiz ülkemizin geri gitmesini sağlayan olaylar konusunda uyarmaktır.
Rahmetli Bülent Ecevit, sağlığı yerinde iken apar topar hasta haneye kaldırıp ağır hasta olmasını sağlayarak başbakanlıktan uzaklaştırma denemesini yaptılar. Rahşan hanımın ifadesi ile Bülent Ecevit’i hasta haneden çıkardıktan sonra Başbakan Bülent Ecevit sağlığına kavuştu. Bazı basın mensupları başbakanlık gençlere bırakılmalıdır. Geriden çok temiz ve akıllı bir nesil geliyor, gençlik uyanıyor diyerek Bülent Ecevit’e reva görülen davranışı uygun görüyordu. Yani o basın mensupları o günün hükümetine yapılan darbeye çanak tutmuş ama sıcak para bir akşamda gitmiş dolar iki katına çıkmış…
Ecevit’e hiçbir zaman oy vermedim ama hasta haneye kaldırılarak darbe veya hile ile al aşağı edilmesi yiğitlik değildir. Bugünkü düşüncelerimi o zaman da yazdım. Çünkü bir insanı göndermenin yeri hasta hane değildir. Bir insanı göndermenin yeri sokak değildir. Bir insanı göndermenin yeri tımar hane değildir veya Mısır’da olduğu gibi hapis hane değildir.
Bazılarının dediği gibi bir gençlik geliyor, özgürlüğü seven bir gençliktir. Bir gençlik geliyor, eleştiren ve düşünen bir gençliktir. Bir gençlik geliyor, düşünceleri ile halkı uyandıran bir gençliktir. Bunların hepsine katılıyorum ve gönülden destekliyorum. Bu şekilde düşünen arkadaşlarımla aramızda hiçbir fark yoktur.
İktidarı düşürmek, sokağa çıkmakla, otobüs yakmakla, barikatla veya talan ile olmaz. Eğer bu gibi eylemler ile hükümeti düşürmeğe kalkarsanız, ekonomi çöker, mevcut durumdan daha geriye gideriz. Demokrasi konusunda az da olsa elde ettiğimiz kazanımları kaybederiz. Avrupa’nın önümüze koyduğu Sevr antlaşması ile ülkemize 100 senelik bir ipotek daha koyarlar. Zayıf düştüğümüz için petrol arayamıyoruz, madenlerimiz işletemiyoruz. Bunun nedeni Osmanlıyı yok ederken batının ileri sürdüğü 100 senelik ipotek anlayışıdır.
İttihat ve Terakki mensupları gelmiş geçmiş en büyük milliyetçi fikir akımının öncüsü ve eylemleri ile Avrupa’yı dizginleyen bir güçtü. Uyanan gençliğin tercümanı idi. Yahudiler ve Ermeniler Abdülhamit’e karşı olduğu gibi İttihat ve Terakki mensupları da Abdülhamit’i istemiyordu.
İttihat ve Terakki mensupları hürriyet getireceğiz diye İstanbul’u işgal etmişler.” Özgürlük getireceğiz” diyerek İstanbul’un altını üstüne getirdiler. Daha sonra Yahudi Emanuel Karasu’nun içinde bulunduğu bir komisyon Abdülhamit’i tahtan indirdi. Abdülhamit’i Selanik’te bir konağa hapsettiler. Peşinden Balkanları kaybettik. Daha sonra Batı 100 senelik bir ipotek koydu ülkemize… Atatürk, milli olan bu ittihat terakkiyi maceraperest olduğu için devlet yönetiminden uzak tutmuştur.
Mısır, Suriye ve Irak örneklerinde hangisinin ekonomisi düzgündür? Hangisinde insan hakları söz konusudur? Hangisinde demokrasi adına bir şeyler yapılmıştır? Hangisinde olaylar özgürlüğü getirmiştir. Mısır, Suriye ve Irak olayları, disiplinsizlik, fakirlik, başkalarına muhtaç olmayı, ölümü ve işkenceyi getirmiştir. Demek ki isyan ederek, bağırarak, yakıp yıkarak, talan ederek ekonomi düzelmiyor, faizler aşağı çekilmiyor, sıcak para gelmiyor, yatırımlar yapılmıyor, demokrasi hiç gelmiyor.
Mısır’da özgür düşünen gençler ve bazı marjinal gurupların teşviki ile milli irade ile seçilen Cumhurbaşkanı, ordu tarafından, alaşağı edildi… Şimdi soralım; Mısır’a demokrasi geldi mi? Mısır’ın ekonomisi düzeldi mi? Mısır’da insan hakları ön plana çıktı mı? Herhalde bu sorulara olumlu cevap vermek mümkün değildir. Ama Mısır’da ekonomi bozuldu, insan hakları yok oldu, ölüm ve şiddet çoğaldı ve batı ülkelerine muhtaç hale geldi. Demokrasi kurallarına uyum sağlamadan istemediğin hükümeti sokak olayları ile gönderirsen Suriye, Irak ve Mısır gibi batının oyuncağı olursun.
Sevmediğim insanın oturduğu evi ateşe veremem. Ancak eve zarar vermeden sevmediğim insanın evden çıkmasını sağlarım ama düşmanlarımı da sevindiremem. Öfke ile kalkan zararla oturur…  
Bu yazı toplam 57 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.