1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Günlerin Getirdiği: SANSÜR VAR MI?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Günlerin Getirdiği: SANSÜR VAR MI?

A+A-
Dün basında sansürün kaldırılışının ve basın özgürlüğünün yıldönümü imiş. Ben çok farkına varmadım. Hakikaten Türkiye’de basın özgürlüğü var mı?
Türkiye’de basına uygulanan sansür hangi ölçülerde?
Bu kişiden kişiye değişiyor.Basın özgürlüğü veya sansür birazda medyadaki kurumlara ve iktidara bakış açına göre değişmektedir. Her medya kuruluşunun bir yayın politikası, bir düşüncesi vardır. Eğer o çizdiden sapma yapmaz ise özgürlük sınırsızdır. Yok öyle değilse, sıkıntılar başlar. Yani basın özgürlüğünden çok, fikir özgürlüğü veya sansürü başlar.

Senin doğruların ile karşındakilerin doğruları çatışırsa, işte o zaman işin boyutu değişir.Yoksa basında sansür yok demekte yanlış olur, basında sansür var demekte somut bir değerlendirme olmaz.

Türkiye’de basın özgürlüğünün olup olmadığı, bazen de kısıtlanıp kısıtlanmadığı çoğu kez tartışılır. Basın özgürlüğü Meşrutiyetin ilanından bu yana hep tartışılmıştır. Bazı iktidarlar basını kontrol altına almaya çalışmış, bazıları da üzerine pek düşmemiştir. Oysa demokratik ülkelerde basının dördüncü kuvvet olduğu bilinen gerçeklerdendir. Başka bir deyişle demokrasilerin olmazsa olmazlarından birisi de basın ve basının özgürlüğüdür.… Kuşkusuz basın özgürlüğü bir takım kişilere, kurumlara hakaret etmek, insanları yanıltmak, yalan yanlış, haberler yazmak, olmayan şeyleri olmuş gibi göstermek, çıkar için haber, köşe yazısı yazmak, kişinin özel hayatını afeşe etmek de değildir. Nedense bu konuda orta yolu bir türlü bulamayanlardan biriyiz…

Türkiye’de basının iktidardan yana olanlar ve olmayanlar gibi iki ayrı kutupta toplanması son yıllarda büyük ivme kazanmıştır.Bunu iktidar da körüklemekte ve “Bizden, bizden değildir” ayrıştırmasıyla olayı kemikleştirmektedir. Halbuki basının asıl görevi halkı doğru aydınlatmaktır. Eğer ülke menfaati haberin yazılmasını engelliyorsa buna kısıtlama gibi de bakmamak gerekir.

Demokrasiye inanıyorsak, demokrasi ile yönetiliyorsak o zaman basının özgürlüğüne de sahip çıkılmalıdır.Bu özgürlüğü kısıtlamayı da o ülkelerin iktidarları pek düşünmezler. Basın özgürlüğünün hür düşünceyi ifade ettiği ve demokrasinin ana kurallarından olduğu bilinir. Adı demokrasi olan ve iktidar gücünün egemen olduğu ülkelerde basın özgürlüğü göstermelik olmaktan ileri gidememiştir.

O zaman Türkiye’de basın özgürlüğü var mı yok mu?

Bazılarına göre muhalif gazeteciler, her sabah korku veya endişe ile yataklarından kalktıklarında acaba bugün kapımızı çalarak bizi soruşturacak olanlar gelir mi diye düşünürlermiş!.. İktidardan yana basın mensuplarının ise bu yönde içleri ve işleri rahattır..

Esas itibariyle basın özgürlüğü ve şekli Anayasa’da kesin çizgilerle belirlenmeli ve kim ne yaptığını bilmelidir.

Türkiye, iktidarın görüşüne göre ileri düzeyde bir demokrasiye sahiptir.

Ülkemizde iktidarı eleştirdiği için gazetesinden ayrılmak zorunda kalan yazarlar yok mu?. El değiştiren gazeteler, televizyon kanalları da yok mu?…

Türkiye’nin basın özgürlüğü yönünden ABD’den daha özgür olduğu sözü basın tarihine geçecek bir söz… Bu da gösteriyor ki, hapiste gazeteci, hakkında tahkikat açılan gazeteciler sanki yok… Acaba ABD’de basın özgürlüğünü ihlal edip hapse düşmüş gazeteci var mı?

Her şey bir yana ben bu cici demokrasimizi, bazılarının deyişiyle ileri demokrasimizi beğeniyorum!

Yinede belirtelim ki, sansür, özgürlüklerin üzerinde en büyük tehlikedir.

Türkiye de kanundan kaynaklanan sansür vardır.

İşveren sansürü vardır,

Hatır gönül sansürü vardır.

Mahalle baskısı sansürü vardır.

En hafifi de işveren sansürüdür. Çünkü ona izah etme şansınız var. Diğerlerine yok gibi. Onun için yinede Türk basınındaki özgürlüklere sahip olduğumuz için mutlu olmalıyız.Halkın gerçekleri yalın haliyle öğrenmesinde, insanların düşüncelerini ifade etmesiyle medya en etkili araç olarak kalmalıdır. Çok seslilik esastır ama, çok seslilik gürültüye , yakıp, yıkmaya dönüştürülmemelidir.

Yoksa bu özgürlük değil, terör olur, anarşi olur. İkisini ayırt ettiğimiz gün özgürlükleri daha iyi yaşayabiliriz. Birde özgürlüklerin sınırsız olmadığını da bilmemiz gerekir.

Türk basınında sansür 100 yılı aşmıştır ama, hala tartışılıyor. Bu gidişle herhalde daha çok yıllar tartışma sürecektir.

Bu yazı toplam 41 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.