1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Günlerin Getirdiği : Siyaset ve Erdoğan
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Günlerin Getirdiği : Siyaset ve Erdoğan

A+A-
Şöyle düşünüyorum.
1950 CHP ve İnönü devrinin bitmesi, arkasından Demokrat parti ve Adnan Menderes devri.
1960 darbesi…
Arkasından Adalet partisi, Ragıp Gümüşpala ve Demirel dönemleri…
12 Eylül 1980 darbesi…
Cumhurbaşkanı Kenan Evren…
Devam ediyorum.
1983 genel seçimleri ve Özal dönemi…
Hatırlayanlar bilirler…
Koalisyonlar…
AK parti ne zaman kuruldu ? 2001 de…
Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan…
Galiba;
Davutoğlu meselesine bir de şöyle bakmak gerekiyor.
Eğer ki;
Bundan 20 ay önce, Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı’na çıkarken, AK Parti’nin Genel Başkan adayı olarak Ahmet Davutoğlu’nun ismini vermeseydi?
Acaba;
Normal şartlar içinde hiç mümkün olabilir miydi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Başbakanlık koltuğuna oturabilmesi?
Hele ki;
20 ay öncesinde yapılan AK Parti içinde gizli gerçekleştirilen “Genel Başkan kim olsun” oylamasında, Davutoğlu’nun, Abdullah Gül ve Binali Yıldırım’ın ardından ancak 3. sırada çıktığı iddiasına göre.
Zaten Abdullah Gül’ün önünü Erdoğan Gül’ün görev süresinin bitmesine bir gün kala kesmişti.
Şu tespiti hemen herkes yapıyor.
Erdoğan;
2001’de kurduğu AK Parti’nin, şartlar ve görevler ne olursa olsun her daim başkanı. Kendisine öyle bir misyon, öyle bir imaj verdi ve verdirdi. Çünkü hep şunu yaptı :
“Dediğim dedik, çaldığım düdük !”
Türkiye’de eğer alternatifler olsaydı, eğer başka bir güçlü lider olsaydı sanırım böylesi bir tablo çıkmazdı.
Tayyip Erdoğan politikaları ve siyaseti, halkın nabzını iyi tuttu. Halkın ne istediğini, nasıl kendisine bağlayacağının hesaplarını iyi yaptı. Görev ile, yaptı, borçlandırma ile yaptı. Söylemleri ile yaptı. Çünkü Türk halkının en zayıf karnı “din” idi. Bunu iyi biliyordu.
Davutoğlu olayı da, bu sonucun bir başka göstergesi.
Erdoğan’ın;
Dediği gibi “Bu tür makamlar bir çeşit bayrak yarışı”
Eğer;
20 ay önce örneğin Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan yapılsaydı ve gelinen noktada birtakım pürüzler yaşanmış olsaydı, bugün Davutoğlu’nun başına gelenler, hiç kuşku yok ki Yıldırım’ın da başına gelecekti.
Keza;
Partinin lideri Davutoğlu olsa da, AK Parti’ye iki seçimde de gelen oyların en büyük sebebinin Erdoğan olduğunu da seçmenin bir kısmı kabul etmektedir. Erdoğan’da bu imajı vermiş durumdadır.
Başbakan Davutoğlu’nun; Veda açıklamasının ardından Erdoğan’ın bir gün sonra söyledikleri de dikkat çekiciydi.
“Yeni anayasa ve Başkanlık sistemi konusunda partisine ve partililerine adeta yön belirledi.
“Geldiğimiz noktadan geri dönüş yok” diyerek “Başkanlık sisteminin bir an önce milletin onayına sunulması gerektiğini söyleyen Erdoğan, aslında pek çok mesaj da veriyor.
Bana göre ve mesajdan anladığım kadarıyla bu mesajlardan biri, normal olarak 2019 yılında yapılacak olan seçimlerin öne çekilebileceği mesajı.
Hesap içinde hesap.
MHP sıkıntılı,
HDP ‘ye doğuda tepki var. Barajı aşamaz hesapları…
CHP zaten belli.,
Yani ABD gibi iki partili siyaset…
Sanırım ABD’de uzun zamandır böyle istiyor.Davutoğlu olayı sonrasında “Parlamenter sistemin fiilen sona ermeye başladığı” düşüncemiz gibi, Başbakanlık makamının artık çok da önemli olmadığı mesajı.
Bu nedenle olsa gerek ki, özellikle AK Parti içinde bile Olağanüstü genel kurulda Genel Başkan olacağı çok da önemsenmiyor.Buna göre ,Türk siyasi hayatı, üzerinde AK Parti yazan lokomotifle fiilen makas değiştirdi.Bakalım sonu nereye kadar gidecek ?
Bu yazı toplam 76 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.