1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Günlerin Getirdiği : Türkiye Manzaraları
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Günlerin Getirdiği : Türkiye Manzaraları

A+A-
Önce Konya’dan Başlayalım.
Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Konya’nın hafta sonunda Başbakan olarak misafiriydi. Bence Konyalı Başbakanımız Prof Dr. Mükemmele yakın bir ev sahipliği yaptı. Başbakanımız Davutoğlu’na kurum ve kuruluşlar dosyalarını sundular. Konya’nın isteklerini ilettiler. Başbakanımız Davutoğlu’da onları hem kafasına, hem de çantasına koydu. Bekleyip göreceğiz.
Açılışlar yaptı. Temeller attı. Bunları da gelecekte ömrümüz olursa görürüz.
Sonra dönelim Türkiye’ye…
Hatırlarsanız bunden bir süre önce Diyarbakır’da PKK’lı birisinin heykeli dikilmiş, sonra bu heykel yine bir süre önce kaldırtılmıştı. Birçok olaylar, kargaşa…
Bakın şu densize demek bile hafif gelir. Ağrı Belediye başkanlığını son yerel seçimlerde kazanan, bildiğimiz o kimse Sırrı Sakık’ denen densiz basında çıkan haberlere bakarsanız adeta Türkiye Cumhuriyeti’ne meydan okurcasına beyanatlar veriyor.
Neymiş efendim ?
Ağrı’da bul Sırrı Sakık bu sözleri Ağrı Gazeteciler Cemiyetine ziyaretinde söylemiştirunan Hava Şehitleri Anıtı’nın yıkılması gerektiğini belirtti, Tankla de gelseler yıkarım!
Türk halkının hassasiyetleri var da Kürt halkının hassasiyeti yok mudur? Aynı anıtı getirip oraya dikip, aynı pervaneyi getirip oraya diktiğinde vallahi bu sizin bugünkü sürdürdüğünüz barış projesiyle örtüşmeyen şeydir. Ben onun için yani bu yakın tarihte inşallah merkezi hükümet de bu konuda üzerine düşen görevleri yapar. Çatışarak değil, uzlaşarak bu sorunları çözmek istiyoruz. Yani halkı tahrik eden; oraya bakan genç, ’Ya bu benim atalarımı bombalayan uçağın pervanesidir. Ben de isyanın adresi dağlar’ diyerek dağlara gidiyorsa merkezi hükümet de bunlara bir çözüm bulmalıdır. Bu anıtla ilgili biraz vicdan sahibi olan herkes, bu kentte yaşayan, bu kentin dışında olanlar merkezi hükümet, buradaki yerel temsilcileri bir bütün olarak benim söylediklerimin altına imza atarlar. Eğer Dersim’de samimilerse burada da aynı şeyin altına imza atmaları lazım” şeklinde konuştu.
Hoşşş, oş, oş diyorum ama, benim demem her halde bir anlam taşır mı bilemem. Ama karıncanın Nemrut’un Hz. İbrahim’i yakmak için yaktırdığı ateşe su götürmesine benzer diye düşünüyorum.
Gelelim CHP’nin Olağanüstü Kurultayına…
CHP’de olağanüstü kurultay yapıldı. Mevcut Başkan Kemal Kılıçdaroğlu muhalifi ve rakibi Muharrem İnceyi bence ikiye katladı ve yeniden başkan seçildi. Buraya kadar diyeceğim yok. Yalnız Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarında iyi işaretler gördüm.
Ne diyordu Kılıçdaroğlu “ Rakı masalarında konuşarak ülke kurtulmaz, hükümet kurulmaz” İşte bu doğru. Çalışacaksın. Ülkenin gerçeklerini göreceksin.
Yalnız yine CHP’nin içinde bazılarını istisna sayıyorum ama, o kronik din düşmanlığı, namaz düşmanlığı hastalığı var. Neden derseniz. Divanda Cuma olması nedeniyle “ara verelim” ifadesine bir kısım insanlar “hayır” diyor.
Korkmayın CHP’liler. O kurultayı yine yapardınız. Ancak Cuma namazı geçerse bunun kazası yok ki. Bunları da bilmeyenler herhalde öğrenecekler. Yine de CHP kurultayında rakıya karşı olmak, Cuma namazı kılınmak iyiye işaret olarak gösterilebilir.
Yazımı yazar CAN YÜCEL’in bir sözü ile bitireyim:
Can Yücel diyor ki:
Ben, Benden olgun isterim karşımda !
Benden dürüst, en ufak dalgada arkasını dönmeyecek kadar olgun.
Arkamı döndüğümde, sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir, bir o kadar da cesaretli olmalı.
Yağmurdan ıslanıp, fırtınadan kaçmamalı.
İşine gelince sevip, zoru görünce bırakmamalı. 
Bu yazı toplam 57 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.