1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Günü Nasıl Kutlayacağız?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Günü Nasıl Kutlayacağız?

A+A-
Yarın çalışan gazeteciler günüymüş.
Güldürmeyin adamı…
Kağıt üzerinde bir gün.
Türkiye’de çalışan gazeteciler bölük, bölük bölündü.
Kimisi şu dernekçi, kimisi bu örgütcü…
Gazetecileri bu hale getirenlere ne diyeceğimi siz tahmin edin ama, bu arkadaşlarımızın da kendi aklı ve fikri ile hüreket etmeyip, bazı kimselerin egolarını tatmin etme adına, bölünüp parçalanmasını anlamış değilim.
Dahası var.
Havuz medyası,
Yandaş medya çalışanı.
Paralelci gazeteci,
Şucu gazeteci, bucu medya mensubu…
Yazık, hem de çok yazık…
Gazeteci olan kişi kimsenin adamı, kimsenin dalkavuğu olmamalı. Doğruyu ama, doğruyu yazmalı. Kamuoyunu kendi görüşü ile yönlendirmemeye gayret etmelidir.
Aslına bakarsanız, bu meslek kutsaldır. Kutsallığını ya biz bozuyoruz, ya da sulandırıyoruz. Yani haber doğru olmalı, yorum ise hür…
Kimse kalemini satmamalı, kalemini satacak kimseler bu meslekte yaşamamalı ve kırmalıdır.
Gazetecinin gelecek güvencesi korkusu olmamalı. Karnı doyurulmalı ve meslek onuru korunmalıdır. Gazetecilik yapacağım derken, devletin, milletin gizli sırları ifşa edilmemeli, insanların yatak odalarına girilmemelidir. Maalesef bugün hangi nedenle olursa olsun 40 kadar meslektaşımız cezaevindedir. Bunların tutuksuz yargılanmasını ve yargılama sonrasında hüküm giyerse cezaevine atılmalıdır. Yarın yargılama sonrasında “pardon” deyip çıkarlarsa ne olacak bu insanlar…
1961 Anayasasında gazeteciler lehine yer alan hükümlerden sonra “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak kabul edilen fakat 12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra bu hakların bir kısmının geri alınması üzerine 10 Ocak çalışan gazeteciler günü olarak değiştirilmiştir.
İnsanların çeşitli konulardaki gelişmelerden ve olaylardan haberdar olma arzusu çok eski çağlara uzarın. Gazeteciler bu arzuyu yazılı olarak herkese açık bir şekilde ulaştırır. Gazete matbaanın keşfi ile daha çok kitlelere ulaşmaya başlamıştır. Fransız ihtilalından sonrada ilk defa siyasi gazete çıkarılmıştır. Günümüzde meslek okulları oluşmuş olup ülkemizde de 1991 yılından itibaren iletişim birimleri fakültelerinde öğretim yaparak meslek dünya standartlarında gazetecileri de mezun etmişlerdir.
Gazetecinin en temel ilkesi; özel amaç ve çıkarlara alet edilemeyeceğini, halka ve kamu oyuna karşı mesleki sorumluluk iş verene ve kamu otoriterlerine karşı sorumluluktan önce geleceğini “Haberde dürüstlük – nesnellik, yorumlarda özgürlük-serbestlik” kurallarına titizlikle uygulanacağı, haber ve yorumlarda ırk, renk, cinsiyet, dil, dinsel inanç yada inançsızlık, sosyal statü, sınıf, bendensel yapı, düşünce ve eğilimleri nedeniyle ayrım olamayacağını, yanıt ve düzeltme haklarına ve kişilerin özel yaşamına saygıyı, kimsenin yargı kararı olmadıkça “Suçlu” ilan edilemeyeceğini ön plana çıkarmış, ayrıca meslek mensuplarının temel hak ve özgürlükleri korumaya ilke edilmesi gerekir.
Gazeteci; sürekli okuyan, araştıran, kendini devamlı eğiten ve yetiştiren, tazeleyen, yazdığı yazılarda kendisi değil okuyan haz alan, yazı yazarken asla adaletsizlik yapmayan, taraf tutmayan, toplumun huzuru için kendini adayan, dili temiz, kolay anlaşılır ve imla hatalarına fırsat vermeyendir.
Demokrasi ile yönetilen ülkelerde Basın olmazsa olmaz. Birçok yanlış, hatanın kamuoyuna çıkartılması basın yolu ile yapılmaktadır. Demokrasinin 4. Kuvveti basındır.
Gazetecilerin özgür olması, işin den edilen gazetecilerin işin başında olması, yazılarına özgürce yazabilmeleri, sosyal haklarının dünya normlarında olması dileklerimle “Çalışan gazetecilerin gününü” kutluyorum.

 
Bu yazı toplam 90 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.