1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Günümüz hastalıklarının başında suizan var!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Günümüz hastalıklarının başında suizan var!

A+A-

Size bir kıssa anlatarak yazıma başlamak istiyorum.

Ubudiyetin önündeki büyük engellerden bir tanesi olan suizan, herhangi bir kimse hakkında kesin bilgi olmadığı halde, kötü düşünmek ve olumsuz karar vermektir. O yüzden şu beyin okuma, düşünce okuma huylarımızdan bir vazgeçerek gerçekçi olmanın ilk adımlarını atalım.

Suizan, malumunuzdur sosyal hayatı altüst eden, insanların arasını açan, fitne düzeyi oldukça revaçta olan çok dehşetli bir hastalıktır.

Bazı şüphelere dayanarak, kötü hükme varmanın vahim sonuçları nazara verilirken, şöyle bir hikâye anlatılır: Şehirden uzak bir yerde yaşayan genç bir çift varmış. Bunlar, yaralı olarak buldukları bir gelinciği eve almış ve tedavi etmişler. Zamanla gelinciği çok sevmişler ve evde beslemeye karar vermişler. Bir süre sonra, bu çiftin bir çocukları dünyaya gelmiş. Gelincik çok zararsız ve kendi halinde olduğu halde, her zaman çok dikkat ederlermiş. Zihinlerinde hep “Gelincik çocuğa zarar verebilir” düşüncesi varmış.

Bir defasında, eşi evde yokken, kadının kısa bir süreliğine evden ayrılması icap etmiş. Ancak evde çocukla gelinciği yalnız bırakmaktan korkuyormuş. Sonunda “Birkaç dakikaya gider gelirim. Bir şey olmaz” diye düşünmüş ve hızlıca evden ayrılmış. İşi biter bitmez koşarak eve dönmüş. Bir de ne görsün, gelinciğin ağzı kanlar içinde! Kadın adeta çıldırmış. Hemen gelinciğe saldırmış ve oracıkta öldürmüş. Hızlıca bebeğini bıraktığı odaya yürümüş. Bebeği sapasağlam görünce şaşırmış. Ama biraz sonra gördüğü manzara karşısında donup kalmış. Çünkü bebeğin beşiğinin yan tarafında, parçalanmış bir yılan duruyormuş.

Yılanı göremeyen veya düşünemeyen beyinler dünya hayatında ki bir kaç manevralarıyla kendilerini dahi olarak görebilirler. Herşeylerini çok prensipli ve hatta dikkatli olarak yapıyor olabilirler. Ama bu yapıları onları bazen öyle bir noktaya taşıyor ki her yaşanan gelişmeye, her yapılana şüpheyle bakarak günahlarına talip oldukları insan veya insanlar hakkında suizan besleyerek yaradanın rızasına hiç uygun olmayan bir adım atarak bir nevi kendi yaşam tarzlarıyla çelişebiliyorlar.

Lütfen yapmayın.

Siz aslında hiçbir şey değilsiniz. Ben de hiçbir şey değilim. Ta ki rabbin rızasını kazandıktan sonra gerçek kişiliğimizi bulabiliriz. O halde bırakın her konuda bilgiçlik taslamayı da azıcık haddinizi bilin.

Aslında bugüne kadar yaşanan bir çok gerçeğin tabanında kendi yaşantımızla sınırladığımız hayatta diğer insanlar hakkında bilinçli ya da bilinçsiz bir takım şeytani vesveselerin kurbanı olmamız hayata bakış açımızda ciddi sapmalar meydana getiriyor.

Hem Buharî hem de Müslim’de yer alan “Suizan etmeyin! Suizan, yanlış karar vermeye sebep olur.” Hadis-i şerifi, suizannın tehlikeli neticelerini çok net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Müminler birbirlerine hep hüsnizan beslemelidir. Eş-dost ve yakınlarını şüphe uyandıracak bir şekilde görseler bile, haklarında olumlu düşünmelidir. Bu, İslam ahlakının, Kur’an ahlakının bir gereğidir. Velev ki şüphe ettikleri şeyde haklı olduklarını görseler bile, bir kusurdan dolayı hemen o kimse hakkında kötü yargıda bulunmamalıdır.

Kardeşinde gördüğü bir iki kusurdan dolayı, hemen kötü hükme varıp soğuk tavır takınmak, sonuçta oluşan güvensizlik ortamı sayesinde, sosyal hayatı felce uğratır.

Rabbimiz Halim’dir, hemen ceza vermez. Hemen ceza verseydi, yeryüzünde tek kimse kalmazdı. Müminlerin de birbirlerine kaşı müsamahakâr yaklaşmaları gerekir.

Ayet-i kerimede Rabbimiz: “Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurat, 12) buyurmaktadır.

Size en sağlam nas ile de ifade ettiğim gibi Allah aşkına herkes bıraksın etrafını kolaçan etmeyi de kendine baksın. Kendi davranışlarına, eksik veya fazlalıklarına baksın.

Günümüzün en büyük sorunu kendini düzeltemeyen insanların diğerlerine çekidüzen verme çabasından ötürü ortaya çıkan tezat kaynaklı adımlardır.

Herkes her ne olursa olsun eşittir. Bunu anlamak ya da ölçmek için maddi varlığına ya da diğer birikimlerine ihtiyaç yoktur. İnsanoğlu dünyaya geldiği andan itibaren bembeyaz bir sayfa olan sicilini yaşantısıyla kendi dizayn eder. Ama karartır, ama ağartır. Ecel sonrası muhatap olacağı tek kaynak işte o sayfadır. Hiç kimse diğerinden üstün değildir. Eğer mümin olarak üstünlük kriteri arıyorsanız o da yüce dinimizce ifade edildiği gibi ancak takva ile ortaya çıkar. Kıldığınız namazla, verdiğiniz zekatla ya da bir takım ibadetlerinize güvenip öte yandan daha yıkıcı çabalarınızın farkında olmaksızın kendinizi fani alemde kandırabilirsiniz. Ama ebedi alemde yaptıklarınızla yüzleşmekten asla kaçamazsınız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.