BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

İşte Başbakan'ın gizli kabinesi

Başbakan Erdoğan, onlara danışmadan adım atmıyor. İşte Başbakanın gizli beyinleri, işte A takımı... Başbakan Erdoğan'ın etrafında parti kurmayları ve kabine üyeleri dışında değer verdiği isimler de var.. Öyle ki Başbakan, bu gizli beyinlere danışmadan adım bile atmıyor. Peki kim bunlar? İşte Başbakan'ın A takımı...29.06.2009 03:55:17
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt
Yakın takip ekibi, Başbakanlık Basın Merkezi üyelerinden oluşuyor ve tüm basın toplantılarında hazır bulunuyor. Üye sayısı dört. Bir de Başbakan'ın yurt içi ve yurt dışı temaslarında yanından ayırmadığı beş isim var. Danışmanlar arasında aktif olmayan dört kişi ise Başbakanlık Basın Merkezi'nde Başbakan'ın verdiği idari işleri yürütüyor.

19 kişilik danışman ekibinde 'A takımı'na dikkat çekiliyor. A takımı, Başbakan'ı etkileyebilen isimlerden oluşuyor.

1 NUMARA KEMAL ÖZTÜRK

1. Bu ekipte '1 Numara' Başbakanlık Basın Sözcüsü Akif Beki'nin yerine atanan eski Başdanışman Kemal Öztürk. 2003'te TBMM Başkanlığı döneminde Bülent Arınç'ın iletişim danışmanıydı. Gazeteciliğe Kanal 7de başladı. Iran islam Devrimi'ni savunan Girişim dergisinde laiklik karşıtı ve Atatürk'e hakaret eden yazılar kaleme almakla suçlandı.

1994'te, Mir Mahmut Rıza mahlasıyla 'Bir Garip Oğlanın Hikâyesi' adlı kitapta eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e hakaret ettiği gerekçesiyle bir yıl hapis cezası aldı; kitabı toplatıldı. Mahkûmiyeti ertelendi, ama bu nedenle sarı basın kartı alamadı.

1999da 'İlk Meclis' adlı bir belgesel hazırladı. Gösterimi RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) tarafından yasaklandı. Öztürk, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Özenle hazırladığımız belgesel, Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğrettiği tarih tezine aykırıymış. Bu yüzden de 'Türk milli eğitiminin genel amaçlarına, temel ilkelerine ve milli kültütün geliştirilmesi ilkesine uygun olmak' maddesini ihlal etmişiz" dedi. Belgeseli, aynı adla kitap olarak yayımladı. Marmara Üniversitesi iletişim Fakültesi mezunu Kemal Öztürk, 1998'de Sarıkamış belgeseli de yaptı.

Öztürk, toplatılan kitabı ile ilgili yaptığı açıklamada, -popüler biçimde olmasa da- değiştiğini ileri sürdü. Ayrıca, memnu haklarının iadesi kararını aldırarak, basın kartı taşımaya hak kazandığının altını çizdi.

TAKMA İSİM KULLANAN DANIŞMANLARI KİMLER?

2. Kemal Öztürk'ten sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'A takımı'nda yer alan diğer isim Mücahit Arslan. Mali işlere bakıyor. Gerçek adının İhsan olduğu ileri sürülüyor. Babası, AKP Diyarbakır Milletvekili M. İhsan Arslan. Baba-oğul müteahhitlik yapıyor. Mücahit (İhsan) Arslan için, Erdoğan'ın sessiz, derinden çalışan danışmanı tanımı yapılıyor. AKP'nin kurucularından. Başbakan'ın makam aracına binen ender isimlerden.

10 Aralık 2002'de Erdoğan, henüz başbakan değilken, ABD Başkanı George Bush ile görüşmeyi ayarlayanlardan biri. Baba Arslan'm 1996'da PKK kampını ziyaret ettiği, Hizbullah'ın iki kanadı arasında arabuluculuk yaptığı basında yer almıştı. Mücahit Arslan hakkında, CHP Milletvekili Atilla Kart, Başbakan'ın yanıtlaması istemiyle Ocak 2007'de TBMM'ye soru önergesi verdi. Arslan ile Erdoğan'ın aynı cezaevinde kalıp kalmadıklarını ve Mücahit Arslan'ın hangi suçtan hüküm giydiğini sorarak şu noktalara da dikkat çekti: "Mücahit Arslan'ın gerçek adı Ali ihsan Arslan mıdır? İhsan Arslan ve Mücahit Arslan'ın ortak olduğu şirketler hangileridir?"


3. Müstear isim kullanan diğer danışman ise Yeni Şafak Gazetesi'nin fotoğrafsız yazarı Yasin Doğan, yani Yalçın Akdoğan. AKP'nin fikri kurucularının başında geliyor. Partiyi 'muhafazakâr demokrat' söylemiyle tanımlıyor. Başbakan Erdoğan'ın topluluk karşısında 'prompter' denen cihazdan okuduğu konuşma metinlerini yazdığı ileri sürülüyor.

Akdoğan, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adayı olduğu dönemde çok tartışılmıştı. Köşesinde Gül'ün neden aday olmaması gerektiğini kaleme almış, yazısı Hürriyet ve Milliyet gazetelerine manşet olmuştu.

O yazı, 'Erdoğan, Gül'ün cumhurbaşkanı olmasını istemiyor' şeklinde yorumlanmıştı. Son Bakanlar Kurulu değişikliğini değerlendirdiği yazısı da ilgi gördü.

Yazısında, tek tek yeni bakanları değerlendiren Doğan'a göre Milli Görüşçü tek bakan Bülent Arınç. Diğerlerini muhafazakâr demokrat diye niteledi.

DAVUTOĞLU'NUN YERİNE ÖĞRENCİSİ...

5. Başbakan'ın dış politikada danıştığı isim sayısı dört. Baş danışman İbrahim Kalın ve Dr. Savaş Barkçin 'A takımı'nda. Ali Yakıtal ve Prof. Dr. Emrullah İşler, Başbakanlık Basın Merkezi'nin idari işlerinde.

Ahmet Davutoğlu'nun Dışişleri Bakanlığı'na atanmasının ardından yerine bir zamanlar üniversitede kendi öğrencisi olan, Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Koordinatörü, Ortadoğu Uzmanı Stratejist Dr. İbrahim Kalın getirildi.

Sabah gazetesinde dış politikaya ilişkin köşe yazmaya başlayan Dr. Kalın, daha önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün strateji kurumları yöneticileri ile birlikte Çankaya Köşkü'ne davet edilmişti.

Hazırladığı raporlarla AKP hükümetinin dış politikasına destek verdiği ileri sürülüyordu. Başbakan Erdoğan'ın bazı yurt dışı gezilerine katılmasıyla da dikkat çekmişti. Dr. Kalın, Ortadoğu, İslam dünyası hakkındaki çalışmalarının yanı sıra Batı paradigmalarına da hâkim bir isim olarak biliniyor.

6. Dr. Savaş Barkçin, Başbakan'ın özellikle Kafkaslar konusunda danıştığı isim. Daha önce TİKA (Türk işbirliği ve Kalkınma idaresi Başkanlığı) ve TÜBİTAK'ta görev yapan Barkçin, Devlet Planlama Teşkilatı'nda Müsteşar Danışmanı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkan Danışmanlığı görevlerinde bulundu.

İstanbul'da faaliyet gösteren Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Derneği'nin internet sitesinde, ekonomik ve politik analizlerin yanı sıra dünya basınından tercümeler yaptı. 'Gelenekçilik'i savunan bir isim olarak biliniyor. Çeşitli platformlarda yaptığı konuşmalarda, gelenek kelimesinin 'gelene ek' kökeninden geldiğini, dolayısıyla statik olmadığını, medeniyetin mihverinin sabit ama çevresinin değişime tabi olduğunu anlattı.

Ayrıca, medeniyetlerin bir kurucu akla sahip olduğunu ileri sürerek, Osmanlı'nın aşk, şevk ve meşk mihveri üzerinde yükselmiş bir medeniyet olduğunu savundu.

VE DİĞER DANIŞMANLARI...

İşte Başbakan'ın gizli kabinesi
İşte Başbakan'ın gizli kabinesi
29 Haziran 2009 Pazartesi 12:28
Başbakan Erdoğan, onlara danışmadan adım atmıyor. İşte Başbakanın gizli beyinleri, işte A takımı...

  

7. Başbakan, Prof. Dr. Emrullah İşler'e de özellikle Ortadoğu konusunda danışıyor. Ama işler, Erdoğan'a asıl Arapça ve ingilizce'den tercümanlık konusunda yardım ediyor.
8. Ali Yakıtal ise eski büyükelçi. Bir dönem Fenerbahçe'de lisanslı basketbol oynayan Yakıtal, Hartum Büyükelçiliği'nde Türkiye-Sudan ekonomik ilişkilerine katkısı ile dikkat çekmiş; bu süreçte Türk yatırımcılar. Sudan'da önemli miktarlarda yatırım gerçekleştirmişti.

BAŞBAKAN ADINA AÇIKLAMA YAPIYOR

9. A takımının en önemli isimlerinden biri, koordinatör gözüyle bakılan Prof. Nabi Avcı. Basın danışmanı Kemal Öztürk'ün de bağlı olduğu iletişim danışmanı Prof. Avcı, Başbakan adına açıklama yapma yetisine sahip.

Erdoğan'ın saygı gösterdiği stratejistlerden. Kimi çevrelere göre, bir iki yıl önce Başbakan'ı en çok etkileyen isimlerden biriydi. Başbakan'ın hemen tüm temaslarında bulunuyor. İletişim profesörü Avcı, Anadolu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde iletişim felsefesi ve iletişim sosyolojisi üzerine dersler verdi. Aynı zamanda Zaman gazetesinin kurucularından. 1987- 1988'de gazetenin yayın danışmanlığını ve yazarlığını yaptı.

Geçici görevle Başbakanlık Müşavirliği'nde çalıştı. Uzaktan Eğitimde Yazılı Malzeme, Düşünce ve Uygarlık Tarihi (S.Hayri Bolay ile birlikte), iletişim Düşüncesinin Gelişimi, Bombacı Parmanides, Enformatik Cehalet adlı kitapları var. Başbakan ile tanışması, 1990'lara uzanıyor.

1994 yerel yönetim seçimlerinde Erdoğan'ın seçim kampanyasını yürüten ekipten. ODTÜ mezunu. Kimilerine göre İslamcı dünyanın sosyetik kesiminden.

10. A takımındaki son isim Müsteşar Yardımcısı Hakan Fidan. Eski Türk İşbirliği ve Kalkınma Dairesi (TİKA) Başkanı. Başbakanlık'ta özellikle 'uluslararası yardım ve kalkınma yardımı' konularında çalışıyor. TİKA'daki çalışmaları sonucu Türkiye'nin Türk dünyası ve Afrika'ya açılım yaptığı ileri sürülüyor.

'Dış Politikada istihbaratın Rolü' başlıklı teziyle yüksek lisansını, 'Bilgi Çağında Diplomasi: Enformasyon Teknolojilerinin Uluslararası Antlaşmaların Doğrulanmasında Rolü' teziyle doktorasını tamamladı. Hacettepe Üniversitesi'nde 2002-2004 yılları arasında uluslararası ilişkiler dersi verdi. O


YAKIN TAKİP EKİBİ

Hacı Ünal (Basın Danışmanı)
Süha Bacanakgil (Basın Danışmanı)
Zafer Demez (Basın Danışmanı)

Tüm basın toplantılarında Başbakan'ın yanında
olurlar.

SÜREKLİ BAŞBAKAN'IN YANINDA OLANLAR

Mücahit (İhsan) Arslan, Nabi Avcı , Yalçın Akdoğan, Kemal Öztürk , İbrahim Kalın (Yurt dışı seyahatlerinde)

AKTİF OLMAYANLAR

Dr. Ömer Fatih Sayan
Dr. Ali Berat Cankar (Prof. Dr. Abdullah Canberk)
Mehmet Atalay
Başbakanlık Basın Merkezi'nde Başbakan'ın
verdiği idari isleri yürütüyorlar. (Tempo)

Bu haber toplam 2998 kez okunmuş.

Yorumlar

  • nucahit aslan ve hamza yoldaş

    artkadaşlar bunları bu kadar gözünüzde büyütmeyın bunlar da ınsan nee bu sankı başbakan gıbı anlatıyosunuz çakal bunlar cakall dolandırıcı sahtekarlar bunlar

    canap ekşioglu 15.05.2010 23:47:50

  • tabii yokkk :)))

    koskocaa mejlis başkanı aynen şu açıklamayı yapmıştııı mucahit aslan cuneyt zapsu ve hamza yoldaş adında başbakanlık danışmanı yokturr komıkk olmuyooo eyy halkımmm ama şuda var kii söylemeen edemıyecemm haksızlık olur
    Şu siyaset denilen lanet işe girenler, kamunun menfaati sözkonusu olunca, 'arkadaşlık' hukuku falan gözetilemeyeceğini baştan bilmeli..
    Bilmeli ki, sonradan kimse, görevini yapan-susarak suç ortağı olmayan- gazetecileri suçlamasın..
    Biz, yiğidi öldürüp hakkını verenlerdeniz...
    Madem yazılan her şey kayıtlara giriyor; Mücahit Arslan ve hamza yoldaş hakkındaki kişisel düşüncelerimi de belirtmek isterim..
    Mücahit Arslan ve yakın cevresı hamza yoldaş kişisel ilişkilerinde sakin, merhametli ve samimi bir adamdır. Ölçülü ve medeni, buna karşılık alçakgönüllüdür. Bir Akif Beki gibi kaba ve hissiz, bir Yalçın Akdoğan gibi ruhsuz, bir Ömer Çelik gibi 'ne oldum delisi' değildir.
    Dedikodu yapmaz, kin gütmez, insanları olabildiğince "oldukları gibi" kabul eder.
    Kendisine getirilen sorunlarla da samimiyetle ilgilenir...
    Hayatta her şey insanlar içindir.
    Bugün, "semt pazarında limon satan" gazetecilerden olabiliriz, ama yarın kimin kiminle hangi koşullarda karşı karşıya geleceği bilinemez.
    O bakımdan, ben diyorum ki:
    Mücahit Arslan'ın ve hamza yoldaş pozitif kişiliğine ve "arkadaşlığına" kefilim..Ama, 'misyonuna' ve yaptığı işlere asla! Herkes kendi inandığı yolda gidecek ve o gidilen yollarda bedeller de ödeyecek.

    Hayatın kuralı bu... Ayrıca en kötü 'omurganın' bile 'omurgasızlıktan' iyi olduğunu bilmekte fayda var...

    filiz şahin 21.04.2010 16:10:28

  • hamza yoldaş

    sen sahtekarsın hamza yoldaş adında başbakanın bir danışmanı yok kendini yanlış tanıtıp insanları kandırma

    nükhet 20.04.2010 00:27:28

  • yanlış ve eksik bilgiii

    1) MÜCAHİT ASLAN

    Tarih 28 Mart 1994.
    İstanbul Aksaray’da oto galerisi, yeleklerinin üzerinde “polis” yazan, 8 kişi tarafından basıldı. 42 yaşındaki galeri sahibi ve 32 yaşındaki yeğeni, dükkanda bulunan müşteriler ve konukların gözleri önünde, “karakola gitmemiz gerekiyor” diye alınıp götürüldü.
    Galeri sahibi daha önce de uyuşturucu kaçırdığı, PKK’ya para yardımı yaptığı iddialarıyla gözaltına alınmıştı. Bu sbeple karakola götürülmesini hiç yadırgamadı.
    Ertesi gün.
    Kınalı – Sakarya TEM otoyolunda, Hendek gişelerine bir kilometre kala, şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen galeri sahibi ile kalbine üç kurşun sıkılmış, gözleri bağlı yeğeninin cesedi bulundu…
    O günler, PKK’ya yardım eden Kürt işadamlarının öldürüldüğü günlerdi…

    Aradan yıllar geçti. Öldürülen Kürt işadamının bir başka yeğeni bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanı. Öyle sıradan bir danışman değil ama;
    10 Aralık 2002 tarihinde, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Bush ile AKP Genel Başkanı R.T.Erdoğan’ın yaptığı toplantıya katılan birkaç isimden biri.
    Babası milletvekili. Babası bir dönem insan hakları meseleriyle çok yakından ilgiliydi; dernek başkanıydı; fırsat buldukça da İstanbul-Ankara belediyelerinin köprü, yol ihalelerini alırdı. Ailece S-300 Mercedese biniyorlar…

    Danışmanın üniversite mezunu bile olmadığı söyleniyor. Başbakan Erdoğan’ın bu danışmana özel bir sevgisi olduğu biliniyor. ve 30 fazla sabıkası olan bir danişman.hamza yoldaş geliyor hemen akabinde sır kapısı dr hamza yoldaş mı istihbaratçımı kimse bilmiyor ve hemen akabinde cünety zapsu kimm bilebilirkii bu adamıııı.hemen akabinde ömer çelik çok etkili olmamakla beraber görüntüdee danışman.peki ya egemen bagışa ne demeliii hem millet vekili hem danışman acebaa ne sırlarına ortakk kii bu kadar degerliiii

    * * *

    2) CÜNEYD ZAPSU

    Bu danışman Güneydoğu’nun en büyük Kürt aşiretinin üyesi.
    Dedesi ilk Kürtçe tiyatro eseri yazan bir edebiyatçı. Ehl-i Sünnet dergisinin sahibi. Türkçe-Kürtçe yayınlanan “Jin” dergisinin önde gelen isimlerinden. Danışmanın halası, faili meçhul bir cinayete kurban giden Kürt hareketinin önde gelen isimlerinden Musa Anter’in eşi. Danışmanın eniştesi öldürüldüğünde Abdullah Öcalan başsağlığı mesajı yayınladı.

    Öldürülen bu Anter’in yeğeni milletvekili de yine faili meçhul bir cinayete kurban gitti. Danışman yakın akrabaları gibi Doğu ve Güneydoğu’da gezmiyor.
    O’nun bir ayağı hep Amerika’da. Orada da sıradan yerlere gitmiyor. Örneğin bugünlerde, Florida TAMPA’da ABD Askeri Komuta Merkezi’nin bulunduğu Mac Dill Hava Üssü’ne sık sık uğradığı söyleniyor. Biliyorsunuz, ABD’nin Irak işgalini komuta ettiği 9 merkezden biri burası. TÜSİAD üyesi bu danışman, Başbakan Erdoğan’ ın özellikle yurt dışındaki tüm resmi-özel görüşmelerinde bulunuyor.

    Erdoğan’ın “aklının yarısı” olduğu iddia edilen bu danışman, işin tuhaf yanı, daha çok Korkut Özal’a yakın.

    * * *

    3) ÖMER ÇELİK

    Bu danışman aslen Diyarbakırlı. Ama doğum yeri başka. Fakat Kürt olduğunu saklamıyor. Gazi Üniversitesi Kamu yönetimi mezunu. Dil bilmiyor sayılır.
    Bir dönem radikal ıslamcıydı. Yaşar Kaplan’ın aylık Düşünce Edebiyat dergisinde editörlük yaptı. Buradan daha ılımlı, Ali Bulaç’ın Bilgi ve Hikmet Dergisi’ne geçti. Ali Bulaç sayesinde R.T. Erdoğan ile tanıştı.
    Sonra Yeni şafak gazetesine geçti, köşe yazarı oldu. Bir ara Dinç Bilgin grubunda, sonra Aydın Doğan grubunda ve son olarak da Uzan grubunda çalıştı… Yoksuldu; üniversitede yurtta kalıyordu; şimdi lüks otellerden çıkmıyor, 100 bin dolarlık jeeplere biniyor. Bekar. Kırık bir aşk hikayesi var.
    Yazmam ama…
    Meclis kulisinde dedikodu yapmayı seviyor: ki yıl önce Lale Mansur ile flört ettiğini söylüyordu, şimdi de Deniz Akkaya ile 6 ay birlikte olduğunu…
    Sohbetleri renkli olsa da, AKP Grubu bu danışmanı hiç sevmiyor. Öyle ki, “Grupta ikinci tezkereyi geçirmek için, Amerikayı göklere çıkaran konuşmaya kızıp hayır oyu verdim” diyen AKP milletvekilleri var!

    Bu danışman-milletvekili Başbakan Erdoğan’a özellikle Ortadoğu konusunda danışmanlık yapıyor.

    * * *

    4) HAMZA YOLDAŞ (GERÇEK ADI BİLEN YOK)

    Babası Güneydoğu’da bir şehit olmuş . O ise Beyaz Saray’ın yeminli müşaviriydi. Nerden nereye…
    * * * Önceki yazımızda, kendisi için “anlayan beri gelsin danışmanı” demiştik…

    Ne iş yapar Mücahit Arslan?
    Kimdir, necidir?

    Tayyip Erdoğan’ın bu kadar yakınında saf tutmuş olan bu ’sır küpünün’ işlevi nedir?

    Çeşitli araştırmalar yapıldı. Diyarbakır milletvekili İhsan Arslan’ın oğlu ile olduğu,
    gerçek adının ne olduğu bulunamadı belkide hamza dır ,
    Azerbaycan ve güneydoğudaki bazı bağlantıları vs. yazıldı, çizildi..

    Mücahit Arslan cüneyd zapsu hamza yoldaş ile ilgili verilmiş soru önergeleri de var..
    CHP’li milletvekillerinin biraz da ‘yasak savma’ amaçlı, oradan buradan gelen bir takım bölük pörçük bilgilerle, fikri takip falan yapmadan verdikleri soru önergeleri bunlar..
    Ancak, bunlara ya hiç yanıt verilmiyor, ya da doyurucu yanıtlar verilmiyor başbakanlık personeli bu isimler arasında yokturr ) komık olmuyomuu eyy başbakanlık…

    Mücahit aslan ve ekibi gününün önemli bir bölümünü Başbakanlık’ta geçirir..
    Kendisine, son derece konforlu bir çalışma odası
    (Erdoğan’ın makamının hemen yanındaki bu odayı, Mesut Yılmaz hükümetinin Başbakan yardımcısı Cumhur Ersümer de kullanmıştı ),güzelinden bir makam arabası ve şoför verilmiştir…

    Bir gün Mücahit Arslan,hamza yoldaş Başbakanlığın önünde arabasından indi..
    Baktım, Başbakanlık korumalarında ve binanın dış güvenliğinden sorumlu resmi elbiseli polislerde bir telaş..
    Başbakanlık İdari ve Mali İşler Başkanlığı yetkilileri bile geldiğini görünce, ceketleri ilikleyip hazırola geçtiler…

    Mücahit Bey ve hamza bey geçip gittikten sonra sordum:

    -Niye hazırola geçtin şimdi sen?

    -Eee, …”hamza bey içinmi dese anlarım ne içinnn ????eeeeee

    -N’olmuş Bakanlığa falan mı atandı bunlar ?

    -Yooo!

    -”Yoo!”ysa niye hazırola geçtin? Arkadaşın hiç bir resmi sıfatı yok ki..Düz vatandaş Mücahit Arslan!hamza yoldaş hadi neyse Sen devlet memuru değil misin? Sadece amirlerine karşı sorumlu olduğunu bilmiyor musun?

    -Kem ve de küm…

    Böyle bir forsu vardır Mücahit’in Başbakanlık’ta..

    Hazırola geçilmeyecek gibi de değildir hani..
    Bir kaş işaretiyle kendinizi Şırnak’ta, bir göz işaretiyle de Behiçbey’deki envanter deposunun ambar memurluğunda bulursunuz…

    Gazeteciyseniz de…

    Kendinizi semt pazarında limon satarken bulursunuz…

    Mücahit kardeşimizin Başbakan’ın makamına en stratejik noktada bulunan ve şimdiye kadar sadece “Başbakan yardımcılarına” tahsis edilmiş olan bir odada ‘mesai yapması’ raslantı değildir..

    Bu kadar ‘kritik bir köşeyi’ tutmuş olan bir kişiye, neden sırf görüntü kurtulsun diye hiç değilse bir ‘müşavirlik kadrosu’ verilmediği de bizim basınımızın kafasını kurcalayan bir soru değildir…

    hamza …Sen önemli bir adamsın..O kadar önemli bir adamsın ki gelmişine, geçmişine, ilişkilerine, bağlantılarına bakılmaksızın…

    Şöyle:

    Misal, şimdi ben hamza yolaş olayım;siz de ‘girişimci vatandaş’ olun ve bana gelin..

    -hamza Bey, biz saydık Başbakanlık merkez teşkilatlarındaki 5 bin 600 adet ampul eskimiş vaziyette..(Bildiğiniz ampul..) Çoğu patlamış, içi geçmiş..aydınlatmıyor…

    -Eee?

    -Eee’si hamza Bey, biz bunları yenileyelim diyoruz…Güzel de bir fiyat yaparız, kar amacımız varsa gözümüz aksın!Önemli olan devletimizin menfaati…

    İşi hamza bey ‘den alıyorsunuz; sonra gidiyorsunuz Ulus’taki Moda Çarşısı’na…

    “Bana 5 bin 600 adet ampul lazım kardeşim..”

    diyorsunuz..İleride çatlayan-patlayan olur diye 3 bin 500 kadar de ‘yedek ampul’ siparişi veriyorsunuz…

    Diyelim, tanesi 50 kuruştan anlaştınız..Başbakanlığa 1 liradan satıyorsunuz. Esnaf da ihya oluyor, siz de yolunuzu buluyorsunuz…

    Aldığınız ampullerin parasını da Başbakanlık size ödeme yaptıktan sonra veriyorsunuz…
    (Buradaki ampul sayısı, ampul fiyatları ve ‘Moda Çarşısı’ tamamen hayalidir, örnek olsun diye söylenmiştir..)

    Nasıl ama?!

    Şimdi sizin bir sürü sorunuz olacak…Mesela,

    “hamza bey’e her ulaşan ‘girişimci vatandaş’ böyle bir ihale alabilir mi?”

    diyeceksiniz…

    Alamaz.

    Bir kere onlar sizi araştıracak, kim olduğunuza bakacaklar…
    Ayrıca, zaten siz onları değil, onlar sizi bulmuş olacak..

    İkinci sorunuz: “Şirket kurmaya gerek var mı?”

    Şirket kurmaya gerek yok..

    Boş yere masrafa girmeyin.Bir arkadaşınızın kağıt üzerindeki herhangi bir şirketi yeter..

    Veya sırf bu amaçla kurdurulmuş olan şirketler zaten var..
    (Ticari sicilleri kimin verdirdiğini bilseniz, dudağınız uçuklar!) Onlar üzerinden gideceksiniz…

    Ve en önemli soru:

    Ödemeler hangi kaynaktan yapılıyor?

    İşte, her şeyi bilirim de bir tek bunu bilmem…

    Ödemeler Sayın Başbakan’ımızın maaşından mı? ,
    yoksa örtülü ödenekten mi yapılıyor, işte onu bilemem…

    Kendilerine sorarsanız; ödemeleri Vakıfbank yapıyor..

    Niye? Nasıl? Hangi prosedüre dayanarak?
    Vakıfbank, Başbakanlığın tuvalet musluklarını neden kendisine bu kadar dert ediyor?

    Bilen yok…

    (Vakıfbank’ın Sayın yetkilileri herhalde ileride mahkemelere makul açıklamalar yapacaklardır…)

    Pekiiii…

    Bu işleri üstlenen şirketler kim?

    Bu yoldan, yani devletin kaynaklarından kazanılan paralar hangi ceplere gidiyor?
    Bir yerlere ‘ulusal sermaye’ falan mı yaratılıyor?..

    Cumhuriyet mitinglerini takibe alıp Başbakan’a rapor sunan istihbarat birimlerimiz, bu işlere de bakıyorlar mı?

    Her şeyin cevabını da biz mi vereceğiz kardeşim…

    “Cumhuriyetin temelleri yok ediliyor” diyoruz…

    Daha ne diyelim?

    NOT:

    Şu siyaset denilen lanet işe girenler, kamunun menfaati sözkonusu olunca, ‘arkadaşlık’ hukuku falan gözetilemeyeceğini baştan bilmeli..

    Bilmeli ki, sonradan kimse, görevini yapan-susarak suç ortağı olmayan- gazetecileri suçlamasın…

    Uzatmayalım. Başbakan Erdoğan’ın tüm danışmanlarının Kürt olmaları tesadüf mü?

    Öyle kabul edelim!

    Peki hepsinin bir şekilde ABD ile yakın temas içinde olmalarını nasıl açıklayacağız?

    Bilmem.

    Ama bildiğim şudur: Ağrı Diyadin DEHAP ilçe Başkanı Mehmet Nuri Sarı’nın, Abdullah Öcalan’a, “Sayın” dediği için 2 yıl 1 ay hapse mahkum edilmesinin bugün hiçbir anlamı yoktur. Türkiye, içindeki düşmanını yanlış yerlerde arıyor; biraz kafasını kaldırıp yukarıya bakması gerekiyor…

    * * *

    Cüneyt ZAPSU – Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın Danışmanı (BİM marketlerin sahibi)
    Kürt Teali Cemiyeti’nin Kurucu Üyesi, Kürt Hevi Cemiyeti’nin Kurucusu ‘Kürdistan’da Kürtten başka hiçbir millet yoktur’ diyen Abdurrahim ZAPSU’nun torunudur.

    Alman vatandaşı olduğu için milletvekilli adayı olmadığı belirtilen Cüneyt ZAPSU, AKP’nin kurucu üyesi ve ‘Türkiye yalnızca Türklerin değildir.. Bu düzenin koruyucusu olmamız mümkün değil.. Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok.. Bu hukuku hazırlayanlar bu düzenin kaldırılmasının maşası olacak…’ diyen Tayyip’in danışmanıdır.

    Yaşadığı sürede Türklere her fırsatta kin kusan babaannesi Hidayet Zapsu, Kürt isyanlarının baş aktörü olan Bedirhan aşiretine mensuptu. BİM’in de sahibi olan Cüneyt ZAPSU’ nun halası PKK’nın ve Apo’nun akıl hocası Musa ANTER’in karısıdır.

    ZAPSU’nun şirketlerinde , Kürt Teali Cemiyeti’nin başkan ve mensuplarının torunları yönetici olarak görev yapıyorlar.

    ‘… Şeyh Sait’in öcünü alıyorum, aldım… Şeyh Sait ve taraftarları gerçek şehittirler’ diyen, Şeyh Sait’in dava arkadaşı Abdurrahim ZAPSU’nun torunu Cüneyt ZAPSU icraatlarıyla da görülüyor ki, dedesinin kin ve intikam duygularını başarıyla devam ettiriyor.

    AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ise Şeyh Sait’in torunudur.

    İlginç değil mi?

    sedat akbil 20.08.2009 16:07:35

Sizde bu habere yorum ekleyebilirsiniz!
KULLANICI GİRİŞİ
ARAMA

Detaylı arama >>

Şu an sitemizde 5 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.