| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
27 Mayıs demokrasi tarihe kara bir leke olarak geçti. Halkın oylarıyla seçtiği Demokrat Parti, bir darbeyle iktidardan al aşağı edildi.13.09.2009 23:40:26
Başbakan
Menderes ve arkadaşları Yassıada'ya gönderildi. Demokrat Partililer
burada türlü işkencelere maruz kaldı. Davanın sonu başından belliydi,
Mahkeme Başkanı Başol, "Sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor" diyerek
kararı zaten açıklamıştı.
Sadece Demokrat Partililer değil,
onları savunan avukatlar da 27 Mayısçıların hışmına uğradı. Başbakan
Adnan Menderes'in avukatı Talat Asal ile 17 Eylül 1961'de idam edilen
Menderes'i ve Yassıada Mahkemeleri'ni konuştuk.
17 Eylül'de
idamının 48. yıl dönümünde rahmetle anacağımız Menderes, Yassıada
şartlarında dahi demokrasiye sadakatini avukatından son isteği ile
ortaya koymuş: Diktatör olmadığımı savunun...
Avukatı Talat Asal, 17 Eylül'de asılarak öldürülen Başbakan Adnan Menderes'in son isteğini açıkladı:
DİKTATÖR OLMADIĞIMI SONUNA DEK SAVUNUN
Başbakan
Menderes'in avukatı Talat Asal, o günleri anlatırken “Yassıada’daki 12
metrekarelik odasının üstünde sürekli çalıştırılan bir makine vardı.
Uyuması, dinlenmesi imkansız hale getirilmişti. Bu bir işkenceydi”
dedi...
Adnan Menderes ile avukatlığını yapmadan önce tanışıyor muydunuz?
Ben
DP mensubuydum. Binaenaleyh partiliydim. Rahmetli Adnan Menderes'in
yakınları ve özellikle bazı üniversite hocalarının tensibiyle
rahmetlinin vekaletini deruhte ettim. Rahmetli ile daha önceden
tanışıklığımız ve kendisiyle bazı konuları müzakere ettiğimiz doğrudur.
Yassıada'da ilk görüşmenizi nasıl yaptınız?
Bir
akşam üzeri Hava, Deniz, Kara Kuvvetleri mensubu üç asteğmen, kaldığım
otele geldiler. Önlü arkalı eskortlarla Dolmabahçe rıhtımına indik.
Oradan Lale adlı deniz motoruyla Yassıada'ya gittim. Yassıada'da
rahmetlinin 12 metrekarelik odasında meseleleri yarım saat içinde
konuşmaya çalıştık. Çünkü süre yarım saatti.
Uyutmadılar bile...
İlk görüşmenizde neler yaşadınız, Adnan Bey nasıldı?
Küçücük
bir oda. Odada bir siyah karyola, iki tane tahta iskemle, bir tahta
masa... İkinci iskemle kendisini 24 saat bekleyen subaylara aitti. Bu
şartlar altında, hiçbir şey konuşmadan bir insanın dünyadan habersiz
yaşadığı takdirde ne hale gelebileceğini tahmin ederseniz o haldeydi.
Bir manevi işkencenin tesirleri ayan beyan görünüyordu. Kaldı ki, bu
işkencenin daha şiddetli tarafları da vardı.
İşkence mi gördü?
Mesela,
odasının üstüne konulan bir aletin devamlı çalıştırılması suretiyle
Beyefendi'nin uyuması, dinlenmesi imkânsız hale getirilmiştir. Bundan
çok şikayet etmiştir. Fakat, Başol nasıl "Sizi buraya tıkan kuvvet
böyle istiyor" dediyse, işkence meselesi bu açıdan düşünülmelidir.
İlk görüşmenizde neler konuştunuz?
İlk görüşmemizde davalarla ilgili meseleleri konuştuk. Yarım saat içinde ne kadar konuşulabilirse o kadar konuştuk.
Dışarıda olup bitenlerden haberi var mıydı?
Dışarıdan haber vermemiz yasaktı. Ailesini anlattım.
Savunmanın esasları
İdam edileceğini hissediyor muydu?
Son
görüşmemizi ağustos ayında yaptık. Son görüşmemizde birbirimizden
ayrılırken, bir elimi eliyle tuttu ve sağ kolunu yukarı kaldırarak,
"Milletime ve Allah'a hesap veriyorum" dedi.
Bir isteği olmuş muydu?
Olmuştu.
"Benim diktatör olmadığımı, dikta rejimine gitmek istemediğimi savunun"
demişti. Bu suretle savunmamın esaslarını tespit etmiş oluyordu. Ben de
onu yaptım. Gerek iddia makamı gerekse mahkeme dedikleri heyet, o kadar
teferruat ve komik hadiselerle meşgul olmuştur ki, şaşırmamak elde
değildir. Bunların üç örneği.
Bebek Davası, Örtülü Ödenek
Davası, Köpek Davası'dır. Bu davaların komik tarafları da dahil olmak
üzere özelliklerini "Don Davası, Cımbız Davası, Köpek Davası" adlı
kitabımda yayınladım. Orada adaletin ne hale getirildiği ortadadır.
Siyasi vefanın örneği
Kendisi aleyhine tanıklık eden siyaset arkadaşlarıyla ilgili sizinle hiç konuştu mu?
Ethem
Menderes, Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Paşa'nın yazdığı mektubu
kendisine göstermemiş. Ama, yapacağımız savunmalarda hiçbir siyasi ve
gayri siyasi şahıslara atıfta bulunulmaması hususuna dikkat etmemizi
arzu etmişti. Bu, siyasi vefanın müstesna örneğidir. En büyük arzusu 10
yıllık iktidar dönemindeki sosyal ve ekonomik icraatın tüm
ayrıntılarıyla sergilenmesiydi.
Hukuku, siyasetin oltasına yem yaptılar
Başbakan, Yassıada'da anayasayı ihlal etmekle suçlanmıştı, özü neydi?
Anayasanın
ihlali filan söz konusu değildir. O zamanki Ceza Kanunu'nun 146.
maddesinin hiçbir unsuru oluşmamıştır. O mahkememahkûm etmek için
kurulmuş bir mürettep, sözüm ona mahkemedir.
Bir iftira kampanyasıydı
İstanbul ağırlıklı hukuk profesörlerinin 27 Mayıs ve sonrasında özellikle Yassıada Davası'ndaki rolleri neydi?
27
Mayıs darbesi bir iftira kampanyasıydı. Bu husus aydınlığa kavuşunca,
normal bir mahkemenin mahkumiyet kararı veremeyeceği gerçeğine ulaşan
birtakım fetvacı profesörler, Yassıada Mahkemesi'nin, Yüksek Adalet
Divanı gibi bir mahkemenin kurulmasını istemişler ve o mahkeme bu
suretle meydana getirilmiştir. Hukuk profesörleri, hukuku siyasetin
oltasına yem yapmışlardır.
Bu Türkiye'de hukukun ve yargının siyasallaşmasının başlangıç tarihi mi?
O mahkemede adalet yoktur. Adalet gece kulübünde dans eden oryantalistin ta kendisidir.
Naaşı teslim edildi mi?
Güneşli
bir sonbahar günü, 17 Eylül 1961'de 13.05'de kendi devletinin
darağacına çıkıp, kendi devletinin cellâdı tarafından asılarak
öldürüldü. Naaşı alınmadı. İmralı'da gömüldü. Avukat olarak benim
infazda bulunmam gerekiyordu, ama bulundurmadılar.
Berin Menderes'e mektup
Berinim,
Dün ... tarihli mektubunu aldım çok şükür. Asal'ı görüp teşekkür
edemedim, sen telefonla tarafımdan teşekkür et ve bana da bildir ki
müsterih olayım; çünkü kendisine çok müteşekkirim, elinden geleni yaptı
ve büyük külfetlere katlandı kaç aydır ve hepsinin üstünde candan ve
dostça çalıştı. Bütün ıstırabımın tesellisi mektupların ve görüşmemiz
müsaade olunur ümidi; ben minnet en derin hasret ve sevgiyle öperim.
İDAM FERMANI ERTESİ GÜN KAPISINA ASILDI
'Kendi
devletinin cellâdı tarafından asılarak öldürüldü. İdam edildikten bir
gün sonra, neden idam edildiğine dair belge ile celladın parasını
istedikleri yazı evlerinin kapısına asıldı...’
Menderes'in
idamından sonra ailesine gönderilen icralar var, cellâdın ve
darağacının parasını da ailesinden istemişler, siz gördünüz mü o
tebligatları?
İdamın ertesi günü, neden idam
edildiğine dair belge, Aydın Beyefendi'nin ifade ettiği darağacının ve
celladın parasını talep eden belge ile birlikte Tahran Caddesi Arman
Apartmanı'nda oturdukları dairenin kapısına asılmıştır.
Ne kadarlık bir icra söz konusuydu?
Örtülü Ödenek Davası'ndan 4 milyon 877 bin 719 lira civarı bir meblağ, cellada verilen para da 150 liradır.
Ne yaptınız, ödendi mi bunlar?
Maliye Bakanlığı Müsteşarı'na gittim, yüzüme bakmadı. Aile tarafından ödendi.
Berin Hanım nasıldı, bir gün Adnan Bey'in çıkacağını ve kavuşacaklarını ümit ediyor muydu?
Ümit ediyordu. Ümidin en az olduğu yerde ümit en fazladır.
Ailesiyle görüşmesine izin yoktu değil mi?
Beyefendi,
her görüşmemizde ailesini görmek için gayret sarf etmemiz direktifinde
bulunuyordu. Ama, çabalarımız sonuç vermedi. 10 Ağustos 1961 tarihli
mektuplarının sonunda da aynı isteği tekrarlamıştı, ama görüşemedi.
Bunun hiçbir kanuni ve insani dayanağı yoktur. Beyefendi'ye bu dünyaya,
sevgili eşinin ve sevgili evlatlarının özlemi içinde terk ettirilmiştir.
Uçaklar onun ismiyle iniyor
Sizce neden idam edildi?
Menderes'in
zihniyeti Türk siyasal sosyal, ekonomik hayata girmiş ve hâkim
olmuştur. Bu İnkılâbın ortadan kaldırılması mümkün olamayacağı için
sahibini ortadan kaldırmak istemişlerdir. Ama, Menderes'in çizdiği
zihni inkılâp yolu bütün gücüyle vardır. İzmir'e uçaklar Adnan Menderes
sesiyle inmektedir. Yüzlerce, binlerce defa Adnan Menderes ismi
telaffuz olunmaktadır. Şimdi 27 Mayısçılardan kimin ismi vardır?
Demokrasi, Menderes'in mezarında dahi onun ismi ile bayraklaşmaktadır.
MENDERES ZiHiN iNKILABININ ÖNDERi
Bugün geriye baktığınızda Adnan Menderes sevgisinin bitmemesinin sizce en önemli sebebi nedir?
14
Mayıs 1950 seçiminde yüzde 89 iştirak gerçekleşmiş, DP'nin oy oranı
yüzde 53.3 olmuştur.1954 seçimlerinde ise DP, oyunu yüzde 3.2 oranında
artırarak iktidar olmuştur. Bunun sebepleri vardır. Hayvan vergisi, yol
vergisi, yeşil ekin vergisi...
Hepsi zulüm vergisidir,
vatandaşı bezdirmiştir. Adnan Menderes Hükümeti bunların tamamını
kaldırmıştır. Vatandaş arasında ayrılıklara, hatta husumete sebep olan
"Türkçe Ezan Kanunu"nu DP kaldırmış ve Ezan-ı Muhammedi'ye tekrar
okunmaya başlanmıştır.
DP iktidarının Başbakanı merhum Adnan
Menderes, Türk siyasi tarihinde bir zihni inkılâbı meydana getirmiştir.
Adnan Menderes, zihniyet inkılâbının önderidir, DP iktidarının Harun
Reşidi'dir.
GÜNEŞ BATMADI
Menderes'in idamının 48. yıl dönümünde neler hissediyorsunuz?
Müvekkilim
rahmetli Adnan Menderes, bugün İstanbul'da, Vatan Caddesi'nde, vatanın
bağrında, ay yıldızlı al bayrağın süslediği anıt mezardadır. Akan
sular, uçan kuşlar, onun sevgisiyle ve hasretiyle yanan gönüller, günün
her saatinde "Menderes'im, aziz şehidim" diye kendisinin ruhuna
ulaşmaya gayret etmektedir.
Menderes'im, aziz şehidim, size
savunmamı yaparken, "güneş batarken, gölgeler büyük olur" demiştim.
Yanılmışım, beni lütfen bağışlayınız. Her günün seherinde yükselen ses
semada yansıyor. Güneş batmadı.
BASKI ALTINDA ADALET
Darbe ile görevine son verilen Başbakan'ın avukatlığını yaptığınız için baskıya uğradınız mı?
İstanbul'da
ilk baskı otel meselesinde çıktı. Çünkü, oteller beni ve Cindoruk'u
kabul etmiyorlardı. Ondan sonra hep baskı altında bulunduk. "Mezar"
denilen hücreye konuldum. Balmumcu Hapishanesi'ne tıkıldım, dövüldüm,
sövüldüm, baskıların içerisinde görev yapmaya çalıştım.
Yapabildiğimiz kadar
Avukatlık yapabildiniz mi?
Yapabildiğimiz kadar yapmaya çalıştık. Zaten Burhan Apaydın arkadaşımın tutukluluğu devam etti.
TALAT ASAL KİMDİR?
1922
yılında Çankırı'da doğdu. Ankara Hukuk Fakültesi'nden 1945 yılında
mezun oldu. 1950 yılında serbest avukatlığa başladı. 27 Mayıs 1960
İhtilali'nden sonra Yassıada'da kurulan Yüksek Adalet Divanı'nda,
Başbakan Adnan Menderes'in savunma avukatlığını yaptı. Dava nedeniyle
bir süre Harbiye'de hücrede, bir süre de Balmumcu Hapishanesi'nde
yattı.
Menderes hakkında verilen karardan sonra bir daha
avukatlık yapmadı. Süleyman Demirel'in genel başkan seçildiği Adalet
Partisi'nin 1964 Kongresi'nin Divan Başkanlığı'nı yaptı. 1961
seçimlerinde Edirne'den, 1965 seçimlerinde Zonguldak'tan, 1969
seçimlerinde Samsun'dan, 1973 ve 1974 seçimlerinde de İzmir'den
milletvekili seçildi. 12 Eylül 1980 tarihine kadar parlamentoda görev
aldı.
12 Eylül 1980 darbesiyle düşürülen hükümette Gençlik ve
Spor Bakanı olarak görev aldı. Aynı yıllarda Sıkıyönetim Komutanları
Koordinasyon Kurulu üyeliğinde de bulundu. "Yassıada Don Davası, Cımbız
Davası, Köpek Davası" ve "Güneş Batmadı" isimli iki eseri bulunmaktadır.
Bu haber için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
GÜNÜN ÖZETİ kategorisindeki bütün başlıklar için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 2 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.