BAÄžLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Cep telefonu kanser eder mi?

Az bilenen gerçekler... stanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Biofizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunaya Kalkan, yeni teknolojilerin insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda yanlış bilgilendirmeyle, toplumda teknolojik gelişmelere ilişkin korku yaratıldığını ve bunun ''elektrofobi''ye dönüştüğünü söyledi.04.02.2010 01:06:29
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Prof. Dr. Kalkan, elektromanyetik alanların insan saÄŸlığına etkisi konusunda AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, elektromanyetik dalga spekturumunun kozmik ışımalardan nükleer radyasyona, ultraviyoleden kızılötesi ışımaya karar geniÅŸ alanda bulunduÄŸunu ve mikrodalga fırın, cep telefonu, baz istasyonu, telsiz yayınları, yüksek gerilim hatları, tıbbi cihazlardaki sistemlerin hepsinin elektromanyetik dalga yaydığını anlattı.

Radyasyon, kozmik ışıma gibi görünür ışığın daha yüksek frekansta bulunduÄŸundan, enerjilerinin de çok yüksek olduÄŸunu kaydeden Kalkan, ''Bu yüksek enerji, bir atomun elektronuna çarpıp, onu oradan koparabiliyor. Elektron koparsa, yenisi gelir ancak, canlı organizmada bir elektron kopartıldığında oradaki iÅŸlev, fonksiyon bozulur. Fonksiyonun bozulması hücreyi öldürebilir veya deÄŸiÅŸtirebilir. Bu deÄŸiÅŸiklik, canlı organizmanın ölümüne, kanserine gidebilir'' diye konuÅŸtu.

Kalkan, 1930'lardan bu yana yüksek frekanslı görünür ışığın öldürücü olabileceÄŸinin bilindiÄŸini ve buna yönelik olarak alınan tedbirlerin bazılarını, ''tedavi amaçlı kullanılıyorsa doz belirlenmesi'', ''ultraviyoleden korunmak için fazla güneÅŸe çıkmama uyarısı'', ''hamilelerin röntgen çektirmemesi'' ÅŸeklinde sıraladı.

Görünür ışıktan düÅŸük frekanslı olan ışımaların, enerjisinin düÅŸük olması dolayısıyla atomdan elektron kopartabilecek etkiye sahip olmadığını ancak yapılan çalışmalarda, gerilim hatları altında yaÅŸayanlarda beyin tümörü, lösemi vakaları görüldüÄŸüne deÄŸinen Kalkan, ÅŸöyle devam etti:

''1980'lerde Türkiye'de biz de bu alanda çalışmaya baÅŸladık. Bazı etkileri gördük. EÄŸer, ÅŸiddeti çok yüksekse ve insan uzun süre bunlara maruz kalıyorsa, bazı etkileri görebiliyoruz. Bu etkileri ortaya çıkarabilmek için çok uzun bilimsel çalışmalar yapılıyor. Modelleme, hesaplama, hayvan deneyi yapıyoruz ama insan deneyi yapamıyoruz. Bu konuda uzun süreli saÄŸlık taramaları yapılabilir.''

-''BİLİMSEL OLARAK SAÄžLIÄžI ÖN PLANDA TUTAN STANDARTLAR OTURTULMUÅž DURUMDA''-

Tunaya Kalkan, düÅŸük frekanslı ışımaların, ısıl (termik) ve ısıl olmayan etki olmak üzere iki tür etkisi bulunduÄŸuna iÅŸaret ederek, ÅŸu bilgileri verdi:

''Elektromanyetik alan insan vücudunun içinden geçiyorsa, enerjiyi bir miktar vücutta bırakır ve orada sıcaklık artışı olur. Vücut biraz ısınır ve o ısıyı dışarıya vermeye çalışırız. Veremezsek, vücut iç sıcaklığı artar. Bunun artığı anda vücut içerden koruma mekanizması çıkartıyor. Ter bezlerinin aktive olması gibi... Bu bir savunma mekanizmasıdır. Vücut sıcaklığı 1 derece artarsa, bu savunma mekanizması devreye giriyor. O zaman vücut sıcaklığını 1 derece artıracak elektromanyetik alanın ne kadar olduÄŸuna bakıyoruz ve bunun altında bir alanda durulması gerektiÄŸini söylüyoruz.''

Bu konuda uluslararası standartlar bulunduÄŸuna ve Türkiye'de bu standartların tek baz istasyonu için, deÄŸerin dörtte biri alınarak, 10 volt/metreye indirildiÄŸine iÅŸaret eden Kalkan, herhangi bir yere elektromanyetik alan üreten sistem konmadan önce, bunun standartların altında olup olmadığını denetlendiÄŸini belirtti.

Cep telefonu ve baz istasyonu için vücudun sıcaklığını 1 derece artıran alanın 50'de biri kadarlık alanda durulmaması gerektiÄŸinin söylendiÄŸini vurgulayan Kalkan, bu deÄŸerin, birinci nesil cep telefonları için 42 volt/metre olduÄŸunu söyledi ve ''EÄŸer 42 volt/metrelik bir alandaysanız, bu sizin tüm vücudunuzu da etkiliyorsa, vücudunuzun sıcaklığını artırır ve vücut bir çeÅŸit savunma mekanizması üretir. Ancak, bunun 50'de 1'i vücudu ısıtmaz'' dedi.

Kalkan, ısıl olmayan etki konusunda ise dışarıdan gelen elektromanyetik alanın vücuttaki elektrik yüklerini hareketlendirerek, moleküler yapıda, hücre yapısında bozulma yaratıp, beklenmedik saÄŸlık problemleri ortaya çıkarıp çıkarmayacağına iliÅŸkin pek çok deney yapıldığına deÄŸinerek, ''Åžu anki verilerle bunları ortaya koyabilecek, yani insana ısıl olmayan bir etkiyle saÄŸlık problemi yaratacak bir ÅŸey görülmedi'' dedi.

Bu konuda, bazı iddialar ortaya konduÄŸuna ancak asıl sonuç için 20-25 senelik saÄŸlık taramaları gerektiÄŸine dikkati çeken Kalkan, ÅŸunları söyledi:

''Ön saÄŸlık taramalarıyla ilgili Almanya'da yapılan ilk çalışma sonuçları çıktı, 'biz bir ÅŸey görmedik' diyorlar. Bunlar daha ön çalışma. 20-25 sene sonra ortaya bir ÅŸey çıkacaksa, bizim hesaplayamadığımız, bizim hayvanlarda gözleyemediÄŸimiz, bizim modellerde ortaya çıkaramadığımız, hemen bunların tedbirlerini alırız. Åžu ana kadar görünen, bilimsel olarak insan saÄŸlığını ön planda tutan standartlar oturtulmuÅŸ durumda.''

-ELEKTROFOBİ-

Prof. Dr. Kalkan, yeni teknolojiler insan saÄŸlığı üzerindeki etkileri konusunda yanlış bilgilendirmeyle, toplumda teknolojik geliÅŸmelere iliÅŸkin korku yaratıldığını ve bunun ''elektrofobi''ye dönüÅŸtüÄŸünü belirterek, ÅŸunları anlattı:

''Koruyucu hekimli tedaviden önce gelmeli. Elektrofobinin oluÅŸmaması için ne doÄŸru bilgilendirmek lazım. Hangi cihazı kullanıyorsun?, Ne kadar enerji yayıyor? Bunun zararlı sınırı ne kadardır? Zararlı sınır aşılmış mı, aşılmamış mı? EÄŸer bu bilgiyi verirsek, elektrofobinin olmasını önleriz. BaÅŸka bir deyiÅŸle, koruyucu hekimlikle, hastalığı daha olmadan ortadan kaldırırız.''

Asıl tehlikeli olan nükleer radyasyon iken, bunun tıpta, enerji üretiminde kullanıldığına dikkati çeken Kalkan, ''Doz hesaplarıyla ölçüyle veriyoruz. Elektromanyetik alanlarda da ölçüyle veriyoruz. Önemli olan dozdur, ölçüdür. Su, son derece faydalı bir ÅŸeydir. Günde 2-3 litre su içilmesi önerilir. 15 litre su içerseniz ne olur? Su zehirlenmesinden ölürsünüz. Bu kadar faydalı bir ÅŸey bile dozunun üstüne çıktığınızda öldürücü olur. Elektromanyetik alanın da belli bir dozu var. O dozun üstüne çıkarsanız zararlı olur.''

Cep telefonu ve baz istasyonunda birinci nesil, 900 megahertz için 42 volt/metre, 1.800 megahertz için 57 volt/metre sınırları bulunduÄŸunun altını çizen Kalkan, Türkiye'de bu oranların dörtte birinin alındığını ve hastaneler ve civarındaki aletlerin de etkileÅŸmemesi için 3 volt/metre sınırı bulunduÄŸunu söyledi.

-''RADYOAKTİVİTE İNSANI ÖLDÜRMEZ, AMA DOZ AÅžILMADIÄžI SÜRECE''-

Kalkan, standartların devlet aracılığıyla korunması, kontrol edilmesi gerektiğine işaret ederek, cep telefonunu kullanımına ilişkin olarak şu bilgileri verdi:

''Cep telefonunu kalp üzerinde ve belimizde taşımamalıyız. Vücuda yapışık taşımak çok akılcı deÄŸil. Belde, genital bölgeyi ışınlıyor ve her ne kadar zayıf da olsa sürekli olarak vücuda yakın. Tabii genital hücreler son derece hassas hücreler, onlarda deÄŸiÅŸiklik çok daha kolay olabilir.

Birini arıyorsunuz, açıldığını görünce kulağınıza dayayın ve biri sizi aradığında, önce telefonu açın, daha sonra kulağınıza dayayın. Kulağınıza hemen dayamayın, çünkü o arada ÅŸiddeti çok yüksek, baz istasyonuyla iletiÅŸim kurmaya çalışıyor sinyal yükselterek. Radyoaktivite insanı öldürmez, ama doz aşılmadığı sürece. Teknoloji ilerledikçe bunların dozları da düÅŸüyor. ''

Prof. Dr. Tunaya Kalkan, hastane, okul, cami gibi insanların toplu bulundukları yerlerde alan ÅŸiddetleri ''daha'' sıkı denetlenmesi gerektiÄŸine dikkati çekti.

-''PSİKOLOJİK OLARAK ETKİLENİYORUZ''-

Tunaya Kalkan, toplumda oluÅŸan elektrofobiye iliÅŸkin olarak, dava konusu olan durumlardan örnek olarak verirken, mahkemede, bilirkiÅŸi raporu, ölçüm deÄŸerleri ve izin verilen sınırlara uyulduÄŸu görülse bile, bazen kiÅŸilerin ''biz psikolojik olarak etkileniyoruz'' dediklerini anlattı. Kalkan, baz istasyonunun dışarıya doÄŸru ışıma verdiÄŸini, aÅŸağıya ışıma vermediÄŸini söyledi.

Teknoloji Bilgilendirme Platformu olarak elektrofobiyi doÄŸru bilgiyle ortadan kaldırmayı, doÄŸru bilgilendirmeyle toplumun ve insanların korunmasını amaçladıklarını vurgulayan Kalkan, bu kapsamda toplantı, konferans ve çalıştay düzenleneceÄŸini söyledi.

Bu haber toplam 147 kez okunmuÅŸ.

Yorumlar

Bu haber için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

KULLANICI GİRİŞİ
ARAMA

Detaylı arama >>

KÖŞE YAZILARI

Şu an sitemizde 2 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.